Ekonomideki büyük tehlike! “Bir muza ve bir hıyar...”

Karar yazarı İbrahim Kahveci, ekonomideki kötü gidişe rağmen garip bir sessizliğin hâkim oluşuna dikkat çektiği bugünki yazısında Venezüella örneğini hatırlattı.

Ekonomideki büyük tehlike! “Bir muza ve bir hıyar...”

Kendini yakan, köprüden atlayan vatandaşlara rağmen sessizliğin devam ettiğini ifade eden Kahveci, sessizce battığımızı vurguladı.

Venezüella’da darbecileri püskürtüp beka sorununu sahiplenen halkın, şu anda demokrasiden uzaklaşan yönetim yüzünden resmen açlık çektiğine işaret eden Kahveci, ülkede para biriminin kalktığına, ilkçağlardaki gibi, "bir muza bir hıyar" alındığını kaydetti.

Kahvecinin konuyla ilgili yazısının tamamı şöyle:

“AÇ KALSAK DA!

Ortada acayip bir sessizlik hakim.

2001’de krizi açığa çıkaran bir yazar kasa hareketiydi. Oysa şimdi kendini yakan mı; köprülerden atlayanlar mı olmuyor...

Ama ses yok.

Dolar her gün yükseliyormuş. Reel sektörde iflaslar başlamış. İşten çıkarmalar yaşanıyormuş...

Ama sessizce.

Faizler almış başını gitmiş. Kredi kullanmak artık yüzde 25,0’den başlıyormuş. Oysa brüt kar marjı bile yüzde 20’nin atındayken resmen batağa ilerliyoruz.

Ama hiç ses çıkarmadan...

***

Defalarca Venezuela örneğini verdim. Yan gelip yatarak ulufe dağıtılan 20 milyondan fazla insan vardı. O ülkede de askerler darbe yaptı. Halk kahramanca askerleri püskürttü ve darbeciler mahkum edildi. Ama aynı süreçte sürekli referandumlarla başkan koltuğunu sağlamlaştırdı.

Burada kritik konu şu: Venezuela’da orta sınıf dediğimiz aydın kesim, ülkelerinde ki tehlikeli gidişatı millete anlatmaya çalıştı. Bir tarafta askeri darbe, diğer tarafta demokrasiden kopan bir yönetim.

Ve ne oldu?

Halk beka sorununu sahiplendi

Aydınların önemli bir kısmı ülkeyi terk etti. Geride kalan nüfus resmen açlık çekiyor. Dünya’nın en zengin petrol ülkesinde kişi başına 11 kilo zayıflamış durumda.

Olsun beka sorunu var...

***

Venezuela para birimini de kaldırdı. Artık ülkede ilk çağ ekonomik modeli uygulanıyor. 1 muz veriyorsun, karşılığında 1 hıyar alıyorsun.

Yani arada para yok; mala karşı mal....

Gerçi biz de seçimlerden sonra yerli ve milli paradan bahsediyoruz. Değeri altınla ilişkili olacak bir para birimi...

Bu sayede ne dolar derdi olacak, ne de faiz derdi. Hepsi bitecek...Zaten BDDK Başkanı da açıkladı ya; ‘kim diyormuş bankalardaki döviz hesaplarına el konulacağını’. Karşılığında yerli ve milli para verilse de olmazmış bu deli saçması şeyler.

Aslında yeni bir dönem bizi bekliyor: Her şeye karar verecek tek birinin olduğu yer. Kurumlar da o emri yerine getirecek.

O kadar...”

Güncelleme Tarihi: 22 Mayıs 2018, 13:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa sagdıc
Mustafa sagdıc - 1 yıl Önce

Bankalar işçiyi memuru serbest çalışanı kredilendirip gararnti parayı ablukaya alıp kurumsallaşmış firmaların kredi taleplerine red cevabı vererek ekonomiyi batırmaya çalıştıklarını söyledik

SIRADAKİ HABER