Erdoğan ilk yerli güneş paneli açılışında canlı yayında konuşuyor

Erdoğan ilk yerli güneş paneli açılışında Ankara'da canlı yayında konuşuyor.

banner311
Erdoğan ilk yerli güneş paneli açılışında canlı yayında konuşuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası Açılış Töreni'nde konuşuyor.

Erdoğan Cuma günü vereceği bir müjdeyle 'yeni bir döneme geçileceğini' söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Kalyon Holding tarafından inşa edilen fabrikanın açılışında sizlerle olmaktan büyük bahtiyarlık duyuyorum. Milletimize ve enerji sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Kalyon Holding ve yöneticilerini tebrik ediyorum.

Bu bölgenin bende farklı bir yeri var. OSB'nin temelini ben atmıştım. Şimdi 13'üncü OSB. Ankara'da nereden nereye... Bunlar durarak, yan gelip yatarak olmadı, çalışarak oldu.

13.'üncü OSB'de çok önemli bir yatırımın adımını atıyoruz. Bakanlarımızın tesis ile ilgili önemli bilgilerini aldık. Kalyon Holding'in teknoloji altyapısı ve vizyonu itibarıyla çok önemli bir yatırımı ülkemize kazandırdığını görüyoruz. Ülkemizi güneş paneli sisteminde liderliğe taşıyacağına inanıyorum. 1400 kişiye istihdam sağlayacak.

Firmaların dünyaya açılımında, üretimin ve yenilikçiliğin öne çıktığı bir dönem yaşıyoruz. Ürettiğini artık iç piyasaya satmak yetmiyor. Şirketlerimizin inovasyon ve araştırmalara da önem vermesi gerekiyor.

Şirketimizin araştırma faaliyetleri ile geliştirilmiş olması taktire şayandır. Ülkemiz muhteşem bir tesise kavuşacak. Yıllık 2 milyon ton fosil salınımını engellemiş olacağız.

Her açıdan modern ve sektörün öncüsü olacak bir tesisi ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşayacağız.

Dünyanın birçok ülkesinde salgın nedeniyle yatırımlar durmuşken, Türkiye özgün bir yol izliyor. Ne kamuyu aksattık, ne de başkaları gibi yatırımları askıya aldık. Dünya genelinde 800 bin insanın canına mal olan bir salgının üstesinden gelmek elbette kolay değildir. Salgın sadece sağlığı değil, her alanı etkiledi.

Ülkemiz attığı kararlı adımlar ile en başarılı şekilde yöneten ülkelerden birisidir. Vaka sayıları son dönemde biraz artsa da salgın hala kontrolümüz altındadır.

Almanya ve Rusya'dan gelen turistlerle turizmimiz toparlanmaya başlamıştır. Dünyada en hızlı toparlanan ilk 5 ülkeden biri olduk. Türkiye genelinde konut satışları temmuz ayında bir yıl öncesinin aynı ayına göre yüzde 125 arttı. OSB'lerdeki elektrik kullanımı hazirana göre yüzde 7 fazla gerçekleşti.

Ülkemiz kaynaklı olmayan bazı sıkıntılar ile karşılaşsak da, Türk ekonomisi salgın öncesi temposunu yakalamış görünüyor. Bunu artırmakta da kararlıyız. Bize düşen işi gücü millete karamsarlık aşılayan muhalefete uymadan çalışmaya, üretmeye devam etmektir.

Milletin mücadelesine destek olmak yerine takoz olan muhalefet anlayışının ülkemize verebileceği hiçbir şey yoktur. Sürekli ülkemizi sağa sola şikayet eden bir muhalefet bu ülkeye tamamen yabancılaşmış demektir. CHP'nin tek hedefi otel lobilerinde gizli gizli buluştukları IMF yöneticilerine ülkemizi teslim etmektir. Tüm müteşebbislerimizin Türkiye'nin potansiyeline inanmalarını istiyorum.

Bugün nasıl dünden iyiysek, yarın da bundan çok daha iyi konumda olacağız. Yeni başarı hikayelerini birlikte yazacağız. CHP'nin sorumsuz ve vizyonsuz siyasetine rağmen bunu yapacağız.

Savunma sanayisinde olduğu gibi, enerjide de dışarı bağımlı ülkenin bağımsızlığı tartışmalıdır. Enerjide dışa bağımlılık güvenlik için tehlikelidir. Güçlü enerji, bağımsız Türkiye hedefi ile harekete geçtik. 2019 yılında elektriğimizin yüzde 62'si yerli ve yenilenebilir kaynaklardan ürettik.

2019'da güneş enerjisinden elde ettiğimiz elektrik ile 4.1 milyon hanenin ihtiyacını karşıladık. Tek bir kaynağa bağımlı kalmadan farklı enerji kaynaklarını sisteme dahil ederek enerji altyapımızı genişletiyoruz.Güneş enerjisi kurulu gücünde dünyada 13, Avrupa'da 7'nci sıradayız.

Bu yıl ilk defa güneş ve rzgar santrallerimizin elektrik üretim payı yüzde 10'un üzerinde gerçekleşti.

Doğu Akdeniz'deki hak ve hukukumuzu korumak için attığımız adımlar hayati öneme sahiptir. Özellikle Doğu Akdeniz'de ne işimiz var diyen muhalefetin bunu iyi dinlemesini istiyorum.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Libya'daki mücadelesi sadece bir hak mücadelesi değil, istiklal mücadelesidir. Sadece mavi vatan ve onu savunmak o derece önemlidir.

Nasıl 1 asır önce Sevr'i yırtıp attıysak, Doğu Akdeniz'de dayatılmaya çalışılan Sevr'e de boyun eğmeyeceğiz. Korsanlığa prim vermeyeceğiz. Maalesef biz siyasette, ekonomide, enerjide, savunmada ve birçok alanda daha önce yapılan hataların bedellerini ödemek zorunda kaldık. Tek parti CHP'sinin bıraktığı dış politikadaki anlaşmaların bedelini hala biz ödüyoruz.

Ayrıntılar geliyor...

Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2020, 16:45

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.