FETÖ’nün yeni metodu ortaya çıktı 'Avantajlı kodlama'

Hürriyet yazarlarından Nedim Şener dikkat çeken bir FETÖ metodunu gündeme taşıdı. “Avantajlı kodlama”

banner311
FETÖ’nün yeni metodu ortaya çıktı 'Avantajlı kodlama'

Şener yazısında “Gözaltına alınan 183 kişiden 4’ü etkin pişmanlıktan yararlanıp serbest kalırken, mahkeme hakkında aynı iddialar bulunan 74 kişiyi tutuklayıp, 103 kişiyi serbest bıraktı. Eğer aynı iddia ile gözaltına alındılarsa, neden bir kısmı tutuklanırken diğer kısmı serbest bırakıldı? Size de tuhaf gelmedi mi?” diye sordu.

Nedim Şener yazısının sonunda “Belki bir gün tıpkı “ByLock” gibi “ankesörlü hat” gibi, “avantajlı kodlama” da Yargıtay kararı ile FETÖ üyeliği için hukuki bir kriter olacak.” diye ekledi.

Hürriyet’te yayınlanan yazı şu şekilde;

Geçen hafta, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TSK’ya sızmış 181’i muvazzaf olmak üzere 191 FETÖ mensubuna yönelik bir operasyon yapıldı.

Operasyonun hedefi, Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu’nun 2005, 2011 ve 2012 yılları mülakat sınavını, “avantajlı kodlama” adı verilen şifrelenmiş aday numaraları ile geçen FETÖ mensubu astsubaylardı.

Bunlardan 183’ü yakalandı. Biri başka suçtan tutuklu yedi şüpheli de firariydi. Gözaltına alınanlardan ikisi sağlık nedeniyle Emniyet’ten, dördü de itirafçı olduğu için savcılık tarafından serbest bırakıldı. 74’ü FETÖ üyesi olmaktan tutuklandı.

Dikkatimi çeken ayrıntı şu oldu: TSK’daki FETÖ operasyonlarında gözaltına alınanlardan çoğu serbest kalırken ilk kez daha azı tutuklandı.

Rakamlarla anlatayım: Gözaltına alınan 183 kişiden 4’ü etkin pişmanlıktan yararlanıp serbest kalırken, mahkeme hakkında aynı iddialar bulunan 74 kişiyi tutuklayıp, 103 kişiyi serbest bıraktı. Eğer aynı iddia ile gözaltına alındılarsa, neden bir kısmı tutuklanırken diğer kısmı serbest bırakıldı?

Size de tuhaf gelmedi mi?

YAZILIYI ÇALINTI SORULARLA GEÇTİLER

“Avantajlı kodlama” ile ilgili elde edilen bilgiler, TSK’ya sızmış FETÖ mensuplarının belirlenmesinde, “Bylock”“FETÖMETRE” ve “ankesörlü hat” kadar önemli görülüyor. ByLock, FETÖMETRE ve ankesörlü hat araştırmaları ile “TSK içindeki kripto FETÖ mensupları” tespit edildi.

“Avantajlı kodlama” adı verilen “şifrelenmiş aday numarası” ile askeri okullara yerleştirilenlere ilişkin araştırma, inceleme ve soruşturmalarla “TSK içinde FETÖ’nün kriptosunun kriptosu” tespit ediliyor. Yani bugüne kadar hiç belirlenmemiş FETÖ’cüleri ortaya çıkarıyor.

Konuyu detaylandıracağım ama önce genel bilgiler vereyim:

Bilindiği gibi, askeri okullara girişte bir yazılı bir de mülakat sınavı uygulanıyor.

FETÖ mensupları askeri okullara girişte yazılı sınavları, “çalıntı sorularla” geçiyorlardı.

Onları en çok zorlayan konu ise mülakat sınavlarıydı. Her ne kadar yazılı sınavları kazananların yüzde 92-95’i FETÖ mensubu olsa da çok nadir de olsa bazıları mülakat sınavında elenebiliyordu. Çünkü mülakat komisyonlarının yüzde 75’i FETÖ mensubu subaylardan oluşsa da yüzde 25’i örgüt üyesi olmayan subaylardı. Örneğin 2005, 2011 ve 2012 Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu mülakat komisyonlarında görev yapan 121 subayın 90’ı hakkında işlem yapılan FETÖ mensuplarıydı.

MÜLAKATI ŞİFRELİ NUMARAYLA GEÇTİLER

FETÖ mensupları, şifreli aday numarası belirlenmesi için örgüt üyesi öğrencinin kimlik bilgilerini, TSK içindeki bilgi işlem sorumlularına veriyordu. TSK’daki bilgi işlem sorumluları da kimi zaman aday numarasının son iki rakamının toplamından, kimi zaman aday numarasının üçüncü ve beşinci, kimi zaman aday numaralarındaki tüm hanelerin toplamı gibi çok değişik ve yıldan yıla değişen şifreler oluşturuyor; bu şifre o yılın mülakat komisyonunda görevli FETÖ üyesi subaylara bildiriliyordu. Böylece komisyon üyeleri, her okulun giriş sınavında her yıl ayrı ayrı belirlenmiş şifreleri çözerek adayın örgüt mensubu olduğunu anlayıp, okula girişinin önündeki son engeli de kaldırıyordu.

KARACI SUBAYDAN İTİRAF

FETÖ’nün TSK’ya sızmak için bu yöntemi kullandığı, 14 Kasım 2016 tarihinde İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na itirafta bulunan ve 2009-2011 yılları arasında Kara Kuvvetleri Personel Temin Merkezi’nde görevli bir subayın itirafı ile ortaya çıktı.

Bu subay, 2009-2011 arasında sadece kendisinin görev yaptığı komisyonlarda bu şifreleme yönteminin, 1500-2 bin arası subay, 3 bin astsubay, 10 bin sivil memur alımında kullanıldığını anlattı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Yüzbaşı Engin Aydoğan da İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmasında “etkin pişmanlıktan” yararlanarak Deniz Okulları İkinci Aşama Seçim Mülakat Komisyonu’nda üye olarak görev yaptığını itiraf etti. Aydoğan, kendisine bildirilen, 2013 yılındaki sınavda aday numarasının 2 ve 3’üncü hanesinin toplamı 9-10-11-12 olan adayların FETÖ mensubu olduğu bilgisi üzerine bu kişilere yüksek not verdiğini anlattı. 2014 yılındaki mülakatta ise aday numarası yanında TC kimlik numarasından bir hanenin de katıldığını söyledi. Engin Aydoğan, komisyonda bir başkan, bir istihbarat, bir psikolog, bir muharip üye, bir öğretmen subayın bulunduğunu, başkan ve istihbarat subayının “olumsuz” görüş verdiği kişinin mülakatı geçemediğini anlatırken, FETÖ üyesi öğrencilerin girmesinde en önemli karar verici olan bu kişilerin de FETÖ mensubu olduğunu söyledi.

ODTÜ RAPORUYLA BELİRLENDİ

Bu itiraflardan sonra harekete geçen İzmir Cumhuriyet Savcılığı, askeri okullara girişlerdeki mülakat sınavlarına katılan binlerce kişinin aday numaralarını ODTÜ Uygulamalı Matematik Enstitüsü’ne göndererek, itiraflarda söz edilen şifreleme iddialarının doğru olup olmadığının araştırılmasını istedi.

ODTÜ, 5 bini sayfayı bulan raporunda, “aday numarasında formüle dayalı şifrelemeyi” tespit ederken, bunun hatalı bir tespit olmadığını anlatmak için şu ifadeyi kullandı: “Milli Piyango çekilişlerinde arka arkaya 10 kez büyük ikramiye kazanmış olma olasılığından daha küçüktür.”

2004-2016 yılları arası askeri okullara girişte mülakat sınavında aday numaraları üzerinde şifreleme yöntemi olup olmadığını araştırırken, FETÖ’cülerin birçok yılın mülakat komisyon bilgilerini yok ettiği anlaşıldı. ODTÜ de şu an için değerlendirmeye uygun olan 2005, 2011 ve 2012 yılları mülakat sınavları hakkında raporunu tamamladı. Nitekim 2005, 2011 ve 2012 yıllarında mülakat sınavlarını bu şifreleme yöntemiyle geçen 1079 kişiden 437’si hakkında daha önceden başka deliller nedeniyle FETÖ üyeliğinden adli işlem yapılmış.

Haklarında işlem yapılmayan 639 kişinin FETÖ’nün sivil mahrem imamlarıyla “ankesörlü hat” üzerinden iletişim kurduğu belirlendi. Yani, “avantajlı kodlama” adı verilen aday numarası üzerinden şifreleme ile FETÖ’cüler hakkındaki diğer bulgular örtüşüyor.

Belki bir gün tıpkı “ByLock” gibi “ankesörlü hat” gibi, “avantajlı kodlama” da Yargıtay kararı ile FETÖ üyeliği için hukuki bir kriter olacak.

Hal böyleyken, bu yöntemle askeri okullara girmiş birileri tutuklanırken diğerleri neden serbest bırakılıyor?

Güncelleme Tarihi: 15 Haziran 2020, 15:11

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.