Herkes ona hanımağa diyor: Türkiye’nin en büyük…

TİGEM’in ilk kadın müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece, Türkiye’nin en büyük çiftliğinin başında. ‘Tarım Bakanlığı’nın hanımağası’ unvanını alan Işıkgece, “Bu göreve benim askerlik görevim diye bakıyorum. Ülkemizin geleceği için çalışıyorum” diyor.

banner311
Herkes ona hanımağa diyor: Türkiye’nin en büyük…

Hürriyet'ten Elif Ergu'nun haberine göre, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, daha çok bilinen adıyla TİGEM, Türkiye’nin en büyük çiftliği konumunda. Toplamda 3.2 milyon dekar arazide, çatısı altındaki 17 çiftlikte 300 bin yerli hayvan bulunduruyor. Geçmişi Osmanlı dönemine dayanıyor. Yaklaşık 700 yıllık TİGEM’in başına ise ilk kez bir kadın müdür geldi. İsmi Ayşe Ayşin Işıkgece. Özel sektörde 28 yıl görev yaptıktan sonra, ilk kamu görevini TİGEM’in yönetiminin başına geçerek yapan Ayşe Ayşin Işıkgece’ye Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tarım Bakanlığı’nın Hanımağası” diyor. Sertifikalı tohum üretiminden, yerli ırkların korunmasına, iklim krizine yönelik önlemlerin alınmasına kadar Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren konularda TİGEM’in Yönetim Kurulu Başkanı da olan Işıkgece ile konuştuk; TİGEM’deki çalışmaları öğrendik.

ASKERLİK GÖREVİ

Ayşe Ayşin Işıkgece aslında iktisatçı. 28 yıl özel sektörde görev yaparken geliştirdiği projelerle fark yaratmış bir kadın. Arıcılıktan balıkçılığa, yerel tohumların korunmasından atıkların değerlendirilmesine kadar yaptığı projelerle kamunun dikkatini çeken Ayşe Ayşin Işıkgece, “Ben bu göreve benim askerlik görevim diye bakıyorum. Ülkemizin geleceği için çalışıyorum” diyor.

Türkiye’nin en büyük çiftçisi olarak ülkenin her coğrafyasına dağılmış 17 işletmede bölgeye uygun yüzlerce bitki çeşidi ile üretim yaptıklarını kaydeden Işıkgece, “Kuraklığa toleranslı bitki çeşitleri geliştiriyor ve bu tohumluklarımızı en etkin şekilde pazara sunuyoruz. TİGEM olarak hem Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve hem de kendi işletmelerimizdeki meteoroloji istasyonlarını takip ediyor gerekli tedbirlerimizi alıyoruz. İklim değişikliklerine karşı tedbir olarak kuraklığa karşı daha toleranslı çeşitlerde tohum üretimimizi artırıyoruz” diye konuştu.

KURAKLIĞA DAYANIKLI

Kuraklığın bitkisel üretime olumsuz etkisini minimize etmek amacıyla TİGEM genelinde 210 bin dekar olan sulu tarım alanının bugün itibariyle 940 bin dekara çıkarıldığı bilgisini veren Ayşe Ayşin Işıkgece, “Sulama suyundan tasarruf sağlanması ve bitkiye verilen sudan maksimum faydanın sağlanması amacıyla TİGEM’deki tarımsal sulamanın tamamı basınçlı sistemlerle uygulanıyor. Su potansiyeli olan işletmelerimizde sulama yatırımlarına hızla devam ediyoruz. Sulu tarım alanlarımızı artırmakla birlikte tarım sektörünün temel girdisi olan ülkemiz ihtiyacı sertifikalı tohum tedarikini garanti altına alıyoruz. Diğer taraftan, ülkemizde yaşanması muhtemel tarımsal kuraklıktan etkileşimin minimize edilmesi amacıyla, TİGEM tarafından yeni geliştirilen kuraklığa toleranslı hububat çeşitlerini üretim desenimize dahil ederek, ülkemiz çiftçileri ile buluşturuyoruz” diye konuştu.

HAYVANLARIN GAZI BİYOGAZ TESİSLERİNDE DEPOLANIYOR

Bitkisel üretim alanlarında çevreye duyarlı tekniklerle faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydeden Ayşe Ayşin Işıkgece, sözlerini şöyle sürdürdü: “Örneğin doğrudan ekim yapıyor, anızlarımızı yakmıyor aksine toprağa gömerek zararlı gazların salınımını minimize ediyoruz. Tüm dünyada salınan metan gazının yaklaşık yüzde 20’sinin çiftlik hayvanlarından kaynaklandığı yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştı. Bu rakam tüm dünyada hava ve kara trafiğinde ortaya çıkan sera gazı emisyonundan daha fazladır. Ceylanpınar, Gözlü, Anadolu ve Karacabey Tarım İşletmelerimizde 4 adet biyogaz tesisimiz mevcut. Biyogaz tesislerimiz sayesinde hayvansal gübre ile oluşan gazı depoluyor elektrik enerjisine dönüştürülmesini sağlıyoruz.”

SIFIR ATIK ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI

Tüm işletmelerde sıfır atık çalışmalarını tamamladıklarını ve çevre ve şehircilik il müdürlüklerine başvurduklarını kaydeden Ayşe Ayşin Işıkgece, “Anadolu, Karacabey ve Boztepe işletmelerimiz için belgelerimizi aldık. Evsel nitelikli atık suları yer altında depoluyor ve üzerine sazlık bitkileri dikiyoruz. Bu bitkiler atık suyu doğal bir şekilde arıtıyor. Neticede ortaya tarımda kullanılabilecek kalitede bir su çıkıyor. Bu tesislerimiz de yine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmış projeler” şeklinde konuştu.Ayşe Ayşin Işıkgece’ye Tarım Bakanı Pakdemirli, ‘Tarım Bakanlığı’nın Hanımağası’ diyor.

Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2020, 10:12

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.