Kovboy politikası

Posta yazarı Nedim Şener, Amerika’nın Tel Aviv’deki Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararını “kovboy politikası” olarak tarif etti.

Kovboy politikası

Şener, Amerika’nın Irak’ı da bu politikayla işgal ettiğini hatırlatarak, demokrasi getireceği yalanıyla Suriye’yi üçe bölme politikası da benzer yalanlar üzerine kurduğunu ifade etti ve “İktidardaki partinin adı ister Demokrat ister Cumhuriyetçi olsun başkanının adı ister Obama ister Trump olsun hedef ve yöntem değişmiyor.” dedi.  

Kovboy politikasının kan ve zorbalık üzerine kurulu olduğunu ifade eden Şener Amerika’nın süper güç değil süper bela olduğunu vurguladı:

İşte Şener’in o yazısı yazısı:

“ORTADOĞU’NUN SÜPER BELASI AMERİKA

Kendisini dünyada, özgürlüklerin, barışın, demokrasinin temsilcisi olarak konumlandırıp bu konuda ülkeler hakkında raporlar hazırlayan hatta bir öğretmen edasıyla notlar veren Amerika’nın yaptığının adı “kovboy politikasıdır.” Yaptığı ve söylediği her şeyi kanun gibi gören bu politikayı yürüten Amerika, kendisine “süper güç” adını da veriyor.

İşte, tüm dünyanın karşı çıktığı, uluslararası hukuka aykırı biçimde Tel Aviv’deki Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararı bunun bir yansımasıdır. İsrail’in saldırısıyla 62 kişinin ölümüne, 3 bin Filistinli’nin yaralanmasına sebep olan bu politikadır.

IRAK YALANLARI

Irak’ı da bu politikayla işgal etmişti. Saddam Hüseyin’in kimyasal silahı olduğunu, terör örgütü El Kaide ile işbirliği yaptığı yalanını ABD medyası aracılığıyla dünyaya pazarlamıştı. Amerikan yönetimi sahte gerekçelerle girdiği Irak’ta bir milyon dolayında insanın öldürüldüğü bir ülke bıraktı arkasında.

Demokrasi getireceği yalanıyla Suriye’yi üçe bölme politikası da benzer yalanlar üzerine kuruldu. Sonunda terör örgütü PKK gibi bir terör örgütüyle işbirliğine kadar düşürdü kendisini. İktidardaki partinin adı ister Demokrat ister Cumhuriyetçi olsun başkanının adı ister Obama ister Trump olsun hedef ve yöntem değişmiyor.

İran ile nükleer anlaşmanın tek taraflı sonlandırılması da bu “kovboy politikasının” yansıması. Daha fazla işgal daha fazla kaos satışı bekleyen yüz milyarlarca dolar silah… Sonunda iş geldi, Ortadoğu coğrafyasının en tartışmalı konusu Kudüs’e.

Daha önce alınmış tüm kararlara aykırı biçimde Amerika Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp, Büyükelçiliğini taşıdı. “Kovboy politikasına” karşı dünyanın eli kolu bağlı.

HUKUK DEĞİL KAN

ABD’nin bu kararına karşı BM Genel Kurulu’nda oylama yapıldı. Oylama öncesi ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley yine tıpkı bir kovboy edasıyla dünyayı şöyle tehdit etti; "Başkan oylamayı yakından takip edecek ve benden bize karşı oy kullanan ülkelerin raporunu istedi. Bu konuda bütün oyları not edeceğiz" dedi.

ABD Başkanı Trump da "Yüz milyonlarca hatta milyarlarca dolar para alıyorlar, daha sonra bize karşı oy kullanıyorlar. Bu oyları izliyoruz.

Bırakın bize karşı oy kullansınlar. Paramız bize kalır. Umurumuzda değil" dedi.

Tehdit sökmedi, sonunda BM'de yapılan oylamada 128 ülke ABD'nin kararına karşı oy verdi ama sonuç değişmedi. Yalnızca 9 ülke destekledi.

ABD, BM kararıyla, oylamayla, uluslararası hukukla yapamadığını şimdi Filistinliler’in kanıyla yapıyor. Çünkü kovboy politikasının iki kuralı vardır; zorbalık ve kan."

YORUM EKLE