Namık Kemal Zeybek’ten Yavuz Sultan Selim Çıkışı ‘Halifeliğin bu millete hiçbir yararı olmamıştır’

Eski Kültür Bakanlarından Namık Kemal Zeybek, Demokratik Değişim Hareketi'nin dijital konferanslar serisinde yer alarak dün gece  "Türk Tarihinde Akıl ve Bilim" başlıklı bir konferans verdi.

Konferans yaklaşık 1 saat 45 dakika sürdü. Konferansa oldukça yoğun katılımın gerçekleşti.

Eski Kültür Bakanlarından Namık Kemal Zeybek, Konferansın bir bölümünde Yavuz Sultan Selim Hanı anlattı.

Zeybek şu ifadeleri kullandı “Selim padişah doğrudur yeryüzünü gördüğü en büyük mareşallerdendir.

Bu zat hiçbir zaman batı ile savaşmadı. Yani mesele Hıristiyanlarla filan savaşmadı. Hep Müslüman Türklerle savaştı. 

Kiminle savaştı. Şah İsmail, Alevi Müslüman Türkü.  Kansu Gavri Tomanbay da Mısır'ın hakanları, onlar da Sünni Müslüman Türkü.

İşin içinde mezhep falan da yok yani. Bütün her yeri ele geçirmek istiyor. Ama bu arada tarihe dönük ve tarihimizi etkileyen büyük bir yanlış yaptı.

Yanlış şuydu Mısır'dan artık ahı gitmiş vahı kalmış, anlamsız Abbasi halifeliğini aldı getirdi İstanbul'a, yanında da kutsal emanetler diye takım nesneler getirdi ve kendisini de halife ilan etti. 

Etsin ne var bunda.  Halifeliğin bu millete hiçbir yararı olmamıştır. Hiçbir dönemde, Türk'e yararlı hiçbir etkisi yoktur.

Yararı yoktur zararı çoktur. Söyleyeceğim bunun bilinmesini istiyorum. Zararı şu?  Boş getirmedi halifelik çantasını. Onun içine sadece kutsal emanetleri koymadı, beraberinde Eşariliği, Eşari Sunniliği getirdi ve devletin bir anlamda resmi dini yaptı. 

Sen tarihi okumadın mı niye bu kendi tarihinden ders almıyorsun Göktürkleri, Uygurları, Selçukluları, Karahanlılar'ı bilmiyorsan hiç olmazsa üstüne konduğum Roma'nın tarihini bilseydin bunu yapmazdın. Bilmiyor belli yani Fatih biliyordu o bilmiyordu. Bilmediği için Osmanlı'nın çöküşüne sebep oldu.”
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
HÜSEYİN TEPE
HÜSEYİN TEPE - 12 ay Önce

İSLAM HALİFESİ! YA DA OSMANLININ HALİFELİĞİ!

Kim ne öğrendi ise yanlış veya doğruluğuna bakmadan gerçekmiş gibi fikir beyan etmeye devam diyor! Bilindiği üzere İslam halifeliği Emevilerden bu yana babadan erkek çocuklarına bırakılıyordu! Son İslam Halifesi Memluk sultanı öldüğünde erkek çocukları yoktu. Sadece kızları vardır. Kızlarından biri de Sarayda görevli ve Memluk Orduları komutanlarından Kölemen Türkmenlerden biri ile evlidir. Halifelik makamı böylece el değiştiremez ve Kabe ve Kabe de korunan emanetlerin korunması ve bakımı bu komutanına teslim edilir. Uzatmayalım Kabe ve emanetler Memluk devletinin son zamanlarında Mekke Şerifinin korumasına bırakılır. Osmanlı hükümdara Yavuz Sultan Selim Mısır topraklarını feht ettiğinde zaten Halifelik diye bir kurum yoktu! Ama Mısırı topraklarını feht eden Yavuz bu coğrafya da kaldığı dönemde karargahını Nil Nehrinin orta yerinde bulunan RAVZA ADASI'NA kurdurur. ve Kent gezileri dışında bütün zamanı burada geçirir. İstanbul'a dönmeden önce 6 Temmuz 1518 tarihinde Ravza Adasın da Mekke Şerif'inin oğlu Ebu Numey'i ile bir antlaşma yapar. Yapılan antlaşma ile bu tarihten sonra Kabe ile Kabe de muhafaza edilen emanetlerin bakımı ve korumasını Osmanlı Sultanı olarak üstlenir. Ve Dönerken de bu emanetleri beraberinde getirir. Bu antlaşmanın dışında hiç bir Resmi belge, kayıt kuyut kimsenin elinde yoktur. Hoş olsa ne olurdu? Zaten Yavuz ve daha sonraları bırakın İslam dünyası ya da topraklarını Arabistan körfezi dahil Arap halkının yaşam sürdürdüğü toprakların ancak yüzde sekizi kadar topraklar ile ilişkisi vardır. Geri kalan toprakların nerede ise tamamı başta İngilizler olmak üzere diğer Avrupa ülkelerin kontrolündeydi. Bu nedenle İslam dünyası Osmanlının Halifeliği resmi olarak tanımadı tanıyamazdı da! Olmayan Halifeliğin nesini tanısın ki! Bizim kisi "kendi kendine gelin -güve meselesi" gibi bir Halifelik iddiası hepsi bu! Bilginize..