Odatv yazarı Nevval Sevindi'nin "Gülen'i ve Amerika'yı öven" kitabını, bakın hangi yayınevleri basmış!

Star yazarı Yakup Köse, bugünki köşe yazısında ilginç bir hatırlatmada bulundu.

Odatv yazarı Nevval  Sevindi'nin  "Gülen'i ve Amerika'yı öven"  kitabını, bakın hangi  yayınevleri basmış!

Köse'nin hatırlattığı olay şöyle:

Şimdi Odatv yazarı olan Nevval Sevindi, biri 1997'de, diğeri 2001'de olmak üzere Fethullah Gülen ile iki kere röportaj yaptı. Daha sonra bu röportajlardan yola çıkarak “Fethullah Gülen ile Global Hoşgörü ve New York Sohbeti” kitabını yayınladı.

İlk baskısı Sabah Kitap'tan çıkan kitabın genişletilmiş ikinci baskısını ise 2002'de Timaş Kitabevi yaptı.

Köse'nin bugünki köşe yazısı:

"Fethullahçı Terör Örgütü’nün lideri F. Gülen, Neval Sevindi adlı gazeteciye ilkini 1997’de, ikincisini ise ABD’deki 11 Eylül (2001) hâdisesinin akabinde verdiği röportajlarda, “Amerika’nın egemenliğinin zayıflamasından endişe duyulmalıdır.” demişti! 

“Fethullah Gülen ile Global Hoşgörü ve New York Sohbeti” adıyla kitaplaşan mezkûr röportajın nüvesi, 1999 senesinde kapanan Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde yayımlanmıştı. İlk baskısı “Sabah Kitap”tan çıkan (1997), genişletilmiş ikinci baskısı ise “Timaş Yayınları” tarafından yayımlanan (2002) kitapta terör örgütü lideri Gülen ABD’ye olan mutlak imanını şu sözlerle ifâde ediyordu: “Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli rol oynayacaktır. Bu realite kabul edilmeli. Amerika gözardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı." 

F. Gülen ABD’ye olan imanında samimiydi ve “Amerika gözardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı." sözünün gereğini harfiyen yerine getirdi; 15 Temmuz gecesi buna şahidiz!.. 

Terör örgütü lideri F. Gülen’le aynı mayadan yapılma PKK/HDP Milletvekili Ahmet Şık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül hakkında ABD’nin mal varlıklarına el konulması kararına duyduğu sevincini “Gol…” nidasıyla gösterdi. 

Biliyorsunuz, Türkiye’de uzun yıllardır papaz görünümüyle (F. Gülen de hoca görünümlüydü!) ABD adına ajanlık yapan Andrew Craig Brunson, 15 Temmuz işgal girişimi sonrası tutuklanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump Başkan Recep Tayyip Erdoğan’dan Brunson’u istemiş ama Erdoğan’dan ret cevabı almıştı. Nihayetinde mevzu Twitter üzerinden Trump’un Türkiye’yi tehdit etmesine kadar geldi! Açıktan yapabildikleri de, Soylu ve Gül’ün ABD olmayan mal varlıklarına el koymak! 

Tabiî ki artık Türkiye, "Ben MİT müsteşarlığı yapmadım, CIA'nın şube müdürlüğünü yaptım" (Fuat Doğu) denildiği dönemdeki Türkiye değil. Başkan Erdoğan, ABD’nin 2 Türk bakanının mal varlığına el koyma hamlesine karşılık olarak ABD’li 2 bakanın Türkiye’deki mal varlıklarına el konulacağını açıkladı. Artık böyle!.. 

Bu tür hâdiselerde olağan olan pazarlıklar sürüyor. ABD için zor bir dönem. 40 yıldır emek verdikleri en büyük ajan yapılanmalarından olan FETÖ çöktü. 15 Temmuz’da Anadolu’yu işgal de edemediler. Şimdi de, 30 yıldır Türkiye ve bölgede casusluk faaliyeti yürüten, ABD’den gelen tepkilere bakılırsa casusluktan öte işler yapan Brunson’u kaptırdılar. Geri de alamıyorlar ve bu durum, FETÖ liderinin bahsettiği “ABD realitesi”ni bitiriyor! 

Peki bu ahvalde, kendilerine “Solcu”, “Antiemperyalist” diyenler ne yapıyor. Emperyalist ABD’nin çaresizce yaptığı hamlelere “Gol…” diye alkış tutuyorlar. Tıpkı 15 Temmuz gecesi FETÖ işgal unsurlarına alkış tuttukları gibi… 

Ve tıpkı, 2013’te CNN’nin Taksim’de kurduğu canlı yayın platformunda devrimcilik oynadıkları gibi… 

Ahmet Şık’ın gol sevincinden anlıyoruz ki onun da F. Gülen’in de kombine biletleri ABD’den. Ha, locada ‘gol’ sevincini kim kucağında yaşıyorlar diyorsanız, o hususta bir şey diyemeyeceğim lütfen beni mâzur görün çünkü müşahede edemedim!"

YORUM EKLE