“Seçim sisteminin ne olduğunu bilmeyen gazeteciler var”

Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, Anadolu yollarındaki gözlemlerini aktardığı bugünki yazısında toplumun kahir ekseriyetinin, ittifaklara da olanak sağlayan yeni seçim sistemi hakkında bilgi sahibi olmadığını vurguladı.

“Seçim sisteminin ne  olduğunu bilmeyen gazeteciler var”

Sıradan vatandaşın değil, pari il başkanlarının bile sistemi anlamadığını kaydeden Sarıkaya, gazetecilerden de şöyle şikâyet etti:

“Sonraki illerde de gördüm ki biz gazeteci milleti de dahil kimsenin ne sistemden haberi var ne de milletvekili dağılım yönteminden...”

Sarıkaya,  bilmeyenler için seçim sistemini de ayrıntılı olarak anlattı.

İşte o yazı:

  “HABERİ VAR BİLGİSİ YOK

HABERİN hızının bilginin devresini yaktığı çağda yaşadığımız gerçeğini sürekli deneyimliyorum.

Son 1 haftadır Anadolu yollarındayım; 10’dan fazla ilde hem partilerin yöneticileri hem de sokaktaki vatandaşla konuşuyorum.

Dolaştığım yerler de Türkiye’nin okumuşluk ve kültür seviyesi en yüksek olan bilinçli seçmene sahip bölgeler...

Şunu net söyleyebilirim, toplum kahir ekseriyeti ne getirilen, ittifaklara da olanak sağlayan yeni seçim sistemi hakkında bilgi sahibi...

Ne de oylarını nasıl kullanacağı ve nasıl çalışacağını biliyor...

Eskişehir’de üniversite son sınıfta okuyan ve akşamları da bir restoranda garsonluk yapan gence oyunu kime vereceğini sordum.

İttifak içinde olan partilerden birinin adını verdi.

“L ittifakına oy veriyorsun” dediğimde itiraz etti, “Hayır ben partime oy veriyorum” dedi.

Belirttiği partinin ittifak içinde yer aldığını söylediğimde, beni yanlış bilmekle suçladı.

Anlatmaya çalıştım ama benim yanlış bildiğim ısrarını sürdürünce vazgeçmekten başka çare bulamadım.

D’HONDT HESABI?

Bir başka vilayette, Q partisinin il başkanıyla konuşurken öyle bir milletvekili dağılım hesabı yaptı ki evlere şenlik.

Türkiye’de iki seçim hariç 1961’den bu yana D’Hondt da denilen sistemin kullanıldığını söyledim.

Genç başkanın ne sistemden ne de adından haberi vardı.

Nispi temsil diye de anılan yöntemle hesabın yapıldığını, ittifak partileri için de ikinci D’Hondt hesabının geçerli olacağını söyledim.

Kafası daha da karıştı...

1 saat boyunca farklı rakamlar üzerinden sistemi anlattım; son bir testi de kendisine bıraktım.

NASIL OLACAK?

Sonraki illerde de gördüm ki biz gazeteci milleti de dahil kimsenin ne sistemden haberi var ne de milletvekili dağılım yönteminden...

Aslında sistem basit.

İttifak ve partilerin aldığı oylar önce tek tek hanelerine yazılacak ve alabildikleri milletvekili sayıları D’Hondt hesabına göre dağıtılacak.

İttifaka girenler de bu dağılım sonrası kendisine düşen milletvekili sayısını kendi arasında bir daha D’Hondt sistemiyle dağıtacak.

Seçime diyelim ki 6 parti katıldı; X, Q ile Y, Z, H adları L ve S olan iki ayrı ittifak yaptı, W da tek başına kaldı.

Toplam 150 bin oy kullanılan ilde 7 milletvekili olsun ve oylar da X: 40, Q: 20, Y: 35, Z: 20, H: 15, W: 15 bin diye dağılsın...

Bu durumda L: 60, S: 70, W: 14 olarak ilk D’Hont dağılımı yapılacak; her alınan oy sırasıyla 1, 2, 3, 4... bölünecek.

Yani 60 önce bire, sonra 2’ye, sonra 3’e... alt alta bölünerek sıralanacak.

Aynı işlem 70 ve 15 için de yapılacak; şöyle ki:

Bu durumda 2 ittifak 3’er alırken, W tek başına bir milletvekili çıkaracak.

İttifaka dahil partiler de aldıkları oy oranlarına göre elde ettikleri milletvekili sayısını kendi içinde pay edecek.

Bu durumda X: 2, Q: 1 milletvekili çıkarırken, diğer ittifaktaki Y: 2, Z: 1 milletvekili alır, ittifakın içindeki H ise W ile aynı oyu almış olmasına karşın ittifak içinde olduğu için milletvekiline sahip olamaz.

Dolayısıyla sistemde ittifak kendi içinde en çok oy alana yarar... “

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2018, 18:33
YORUM EKLE