Soner Yalçın, uydurduğu yalanın altında kaldı

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın'ın 12 Eylül darbesinde Ülkücü Cengiz Baktemur'un idam edilmesiyle ilgili kaleme aldığı köşe yazısı saçmalıklarla dolu olduğu kadar, Soner Yalçın'ın ne kadar güvenilmez olduğunu kanıtladı. demiştik. Evet kanıtlandı.. Soner Yalçın bir ülkücü düşmanıdır ve güvenilmezdir.

Soner Yalçın, uydurduğu yalanın altında kaldı

Öncelikle şunu tekrar belirtelim, AK Parti'nin kurucularından eski milletvekili Ramazan Toprak'ı savunmak gibi bir derdimiz yok. Olamazda!

Ramazan Toprak'ın bir derdi varsa kendi çözsün.

Peki bir ne istiyoruz?

Biz Yalçın'ın 5 Şubat'ta yazdığı ve isabetli olduğunu düşündüğümüz yazısını süslemek için Ülkücüleri kullanmasından rahatsızız.

Biz Yalçın'ın her fırsatta Ülkücüleri diline dolamasından rahatsızız.

Biz Yalçın'ın yazılarındaki satır aralarında verdiği kendince ince mesajlardan rahatsızız.

Biz Yalçın'ın gücünü yanlış kullanmasından rahatsızız.

Soner Yalçın bugün ki "Bu da kapak olsun" başlıklı yazısında şöyle demiş "Meğer yazımda bilgileri çarpıtmışım! Ramazan Toprak'ın 01.01.1960 doğumlu olduğunu bilmiyormuşum! Çocuk musunuz siz? Bu bilgiye bu çağda ulaşmak çok mu zor? Bu kadar mı kolay kandırılıyorsunuz?

"12 Eylül hukuku" deyince salt 12 Eylül 1980 günü görev yapanları mı anlıyorsunuz? 12 Eylül yargılamaları yıllarca sürdü. Ramazan Toprak, 12 Eylül dönemi savcısıdır; eli kanlıdır..."

Soner Efendi, "biz çocuk değiliz" ama sen bizi çocuk sandın galiba.

Ramazan Toprak'ın 01.01.1960 doğumlu olduğunu tabiî ki biliyorsun.

"12 Eylül hukuku" deyince salt 12 Eylül 1980 günü görev yapanları mı anlıyorsunuz?" diye sormuşsun ya, Şehit Ülkücü Cengiz Baktemur'un 1982'de şehit edildiğini de biliyorsun herhalde.

1982'yi 1960'dan  çıkardığın zaman 22 kalır( Basit matematik). Anladın mı şimdi.

Ayrıca Ramazan Toprak hakkında yazdıkların onu ve Ak Parti'yi ilgilendirir.

Ramazan Toprak

AL SANA KAPAĞIN BÜYÜĞÜ

Ramazan Toprak Şehit Ülkücü Cengiz Baktemur'un idam edildiği tarihte "3. sınıf öğrencisiydim" dedi.

Soner Yalçın’ın, 12 Eylül darbesinde Ülkücülere kan kusturan Hakim Nurettin Soyer’in oğlu Tunç Soyer’in CHP’den aday yapılmasına yönelik eleştirilere karşı kaleme aldığı “Erdoğan’a soruyorum Ramazan Toprak kim” başlıklı yazısı da yalan ve iftira çıktı.

Soner Yalçın’ın yazısına konu olan AK Parti 22. Dönem Milletvekili Ramazan Toprak, Yeni Akit’e konuşarak, “Hakkımda yazdıkları tamamen yalan ve iftiralarla dolu” dedi.

3. sınıf öğrencisiydim

AK Parti eski Milletvekili Ramazan Toprak, Soner Yalçın’ın yazısında 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde kendisiyle ilgili yer verdiği iddialara ilişkin, “Açtım baktım yazısına. Bu yazısında benim Cengiz Baktemur adında idam edilen Ülkücü çocuğun idam kararını veren kişilerden biri olduğumu ima ediyor. İnternette arama yaptığımda o Ülkücü çocuğun 1982’de idam edilmiş olduğunu gördüm. Ben o tarihte henüz hukuk fakültesi 3. sınıf öğrencisiydim. Yani bu iddiası tamamen yalan ve uydurma” dedi.

Soner Yalçın’ın açıkça iftira attığını belirten Toprak şöyle devam etti: “Ben 1987 ile 1991 yılları arasında Malatya’da da hakim olarak görev yaptım, doğrudur. Soner Yalçın o dönem beni sıkıyönetim hakimi olarak göstermiş. Halbuki, benim görev yaptığım dönemde sıkıyönetim kaldırılmıştı. Beni sıkıyönetim hakimi olarak yazmış ki bu tamamen yalan ve iftiradır. Yazısında bahsettiği Ülkücü çocuğun idamından 5 yıl sonra Malatya’da hakimliğe başlamışım. Evet Diyarbakır’da askeri savcı olarak görev yaptım ama o dönemde de sıkıyönetim yoktu. O bahsettiği cezaevi isyanı filan benden yıllar önce yaşanmış bir hadise. 1991 ile 1995 yılları arasında Kolordu Askeri Savcısıydım. Yazısı tamamen yalan ve iftiralarla dolu.”

Kendini rezil etti

Soner Yalçın’ın iftiralarla dolu yazısının başka amaçlar taşıdığına dikkat çeken Toprak, “Soner Yalçın, Nurettin Soyer’in Ülkücü camiaya karşı yaptığı soruşturmaları aklayayım derken, kendini rezil edecek iddialarda bulunmuş. Kendi kazdığı kuyuya kendisi düşmüş. Bunu kimlerin oyuna getirdiğini az çok biliyorum ama söylemeyim, bende kalsın” diye konuştu.

Özür dilemezse...

Ramazan Toprak, sözlerini şöyle tamamladı: “Çok rezilce bir yazıydı. Beni arayıp yazısında yer verdiği iftiraları düzeltmediği takdirde tazminat davası açacağım. Şayet özür diler, ‘fahiş bir hata yaptım’ derse belki affedebilirim.”

İŞTE SONER YALÇIN'IN BUGÜN YAYINLANAN YAZISI

TBMM genel kurulunda gündem dışı söz alan MHP milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, "Siz önce aynaya bakın" yazımda adı geçen AKP kurucusu ve eski milletvekili Ramazan Toprak ile ilgili konuştu. Beni yalan yazmakla itham etti! Yazık.

Umarım bu yazımı dikkatli okur:

Önce soru:

12 Eylül askeri darbesi savcısı-hakimi Binbaşı Ramazan Toprak'ı neden kurucusu ve iki dönem milletvekilliği yaptığı AKP değil de MHP savundu?

Çünkü:

AKP, Ramazan Toprak'ın yalancı olduğunu yakından biliyor!

AKP, Ramazan Toprak'ın özgeçmişini nasıl değiştirdiğini yakından biliyor!

Ramazan Toprak sadece AKP'yi değil, Fazilet Partisi'ni de kandırdı!

28 Şubat dönemine götüreyim önce sizi:

Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması davası görülürken, 17 Aralık 1997 tarihinde Fazilet Partisi kuruldu.

18 Nisan 1999 genel seçimine Milli Görüş, Fazilet Partisi ile girdi.

Adaylar belirlenirken Fazilet Partisinin kapısını Ramazan Toprak çaldı; milletvekili adayı olmak istiyordu. Fazilet Partililer şaşırdı:

Dönem 28 Şubat dönemiydi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın partilerini kapatmak için hazırlıklar yaptığı biliniyordu. Böylesine sert siyasal bir iklimde...

İstanbul 3. Kolordu ve Batı Garnizon Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde Kıdemli Hakim/ Başkan olarak görev yapmış Binbaşı Ramazan Toprak, Fazilet Partisi’nden milletvekili olmak istiyordu!

Böylesine "idealist-korkusuz" bir askeri hakimin, milli görüşe nefer olması Fazilet Parti yönetimini duygulandırdı. Aksaray'dan birinci sıraya kondu.

Seçildi.

Ve fakat:

YALANI ÇIKTI

Tarih: 15Ağustos 2001.

Bu "korkusuz-idealist" Ramazan Toprak, bir gün önce kurulan -rahmetli Erbakan'ın deyişiyle "arka kapıdan kaçanlar partisi" AKP'ye geçiverdi!

28 Şubat dönemi sürüyordu...

AKP de, zor günlerde dava için mesleğinden aynlan Ramazan Toprak'ı el üstünde tuttu; 3 Kasım 2002 genel seçiminde Aksaray'dan aday gösterdi.

Seçildi.

AKP, "emekli binbaşı" Ramazan Toprak'tan sadece milletvekili olarak yararlanamazlardı. Ne yaptılar biliyor musunuz; TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı yaptılar! Askerlere mesaj vermek istiyorlardı; "bakın sizden birini komisyon başkanı yaptık! "

Deneyimsizdiler! Çünkü...

Gerçekler bu komisyonda ortaya çıktı:

Başbakan Abdullah Gül, "Meclis Milli Savunma Komisyonu Başkanı Aksaray Milletvekilimiz Ramazan Toprak’ın Ordudan atıldığını bilmiyordum" dedi!

Bu söz akılları karıştırdı. Ramazan Bey, milli dava için üniformasını çıkarıp, hakimlik mesleğini elinin tersiyle iteklememiş miydi? Yalandı. Herkesi kandırmıştı...

Herkese "Dosyam Yüksek Askeri Şuraya girdi, ama 3. Kolordu Komutanı Orgeneral Edip Başer Paşa kefil oldu kurtardı" demişti! Yalandı. İhraç edilmişti.

Ordudan ihraç edildiğini aynı partinin çatısı altında olduğu siyaset arkadaşlarına bile söylemedi! Çünkü, o dönem ordudan atılan bir Binbaşı'yı ne Fazilet Partisi ne de AKP aday gösterirdi. Üstelik...

İşin özü şuydu:

EVRAK HIRSIZI

55. Hükümetin Başbakanı Mesut Yılmaz’ın katıldığı Ağustos YAŞ toplantısında Binbaşı Ramazan Toprak şu sebeplerle ordudan kovuldu:

- "3. Kolordu Komutanlığı'na ait bazı resmi evrakı dışarıya çıkarmak..."

- "Amirleri tarafından yapılan uyanları dikkate almama..."

(FETÖ subaylarının Türk Ordusu karargâhlanndan belge çalıp, Ergenekon-Balyoz kumpasları için kullandığı konusuna hiç girmeyeyim.)

Ramazan Toprak, evrak hırsızı diye ordudan atıldı.

Bu sebeple özgeçmişini bile değiştirdi. Milletvekili albümü için verdiği ilk özgeçmişinde askeri geçmişinden hiç söz etmedi. "İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi-İngilizce-Serbest Avukat" bilgilerine yer verdi. Sonra verdiği özgeçmişine "noter" bilgisini ekledi!

Ramazan Toprak'ın yalancılığı ortaya çıkınca dönemin AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz şöyle konuştu: "Öğrenince şok oldum, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden atılmış olabileceğine ihtimal bile vermiyorum. Ama doğrudur. Olabilir. Aday olurken biz sadece ordudan emekli olduğunu sanıyorduk..."

Ramazan Toprak, Meclis komisyon başkanlığından istifa etmek zorunda kaldı. Bir daha milletvekili yapılmadı...

Bugün...

Böyle bir yalancıyı MHP savunuyor!

Meğer yazımda bilgileri çarpıtmışım! Ramazan Toprak'ın 01.01.1960 doğumlu olduğunu bilmiyormuşum! Çocuk musunuz siz? Bu bilgiye bu çağda ulaşmak çok mu zor? Bu kadar mı kolay kandırılıyorsunuz?

"12 Eylül hukuku" deyince salt 12 Eylül 1980 günü görev yapanları mı anlıyorsunuz? 12 Eylül yargılamaları yıllarca sürdü. Ramazan Toprak, 12 Eylül dönemi savcısıdır; eli kanlıdır...

Hele... 12 Eylül mahkemeleri için verdiğim örneği, -hem de idam edilen ülkücü genç üzerinden- çarpıtmak MHP'ye yakışıyor mu?

Açın yazımı bir daha okuyun.

M.C. Fendoğlu yalanla ortaklık yapacağına amcasını kimlerin katlettiğine zaman harcasın!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER