Tarım arazilerinin yüzde 60'ı hiç ekilmiyor

Tokat Ticaret Odası Başkanı Ali Çelik, Tokat’ın tarım arazilerinin yüzde 60'ının hiç ekilmediğini belirterek, salgın döneminde kredilerin beklenenin aksine iş insanlarına ilave bir getiri sağlamadığını dile getirdi.

Tokat Ticaret Odası Başkanı Çelik, Yeniçağ gazetesine verdiği röportajda tarım sektöründeki sorunları ve salgın döneminde verilen kredilerin sonuçlarını Yeniçağ'a anlattı.

Korona virüs salgını gibi küresel ölçekli olaylar ekonomiyi derinden sarstı. Pek çok devlet, sektörleri ayakta tutabilmek için destek paketleri sundu. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tokat Ticaret Odası Başkanı Ali Çelik, Türkiye'de de benzer desteklerin sunulduğunu ancak zamanlaması ve dağıtımı konusunda ciddi problemler yaşandığını söyledi. Türkiye genelinde işleri sekteye uğrayan iş insanları sorunlarını ötelemek için çareyi kredi kullanmakta bulduğunu ifade eden Çelik, alınan kredilerin sorunları anlık olarak çözse de uzun vadede ticaretin tıkanmasına sorunların daha da büyümesine neden olacağını kaydetti. Özellikle Tokat'ta oda üyesi arkadaşlarını krediler konusunda uyardıklarını ifade ederek, "Salgın öncesinde de arkadaşlarımıza hep şu telkinde bulunduk: kredi bir tuzaktır. Kredi kullanımı iş insanı için en büyük risktir. Eğer krediyi acilen üretime, yatırıma dönüştürebilecek, finanse edebilecek durumda değilseniz sizi uzun vadede sıkıntıya sokacak demektir" dedi.

Salgın döneminde sağlanan kredilerin beklenenin aksine iş insanlarına ilave bir getiri sağlamadığının altını çizen Çelik, "Sadece var olan durumu öteleme imkanı sağladı. Dağıtılan bu kredilerin önümüzdeki dönemde iş insanları üzerinde son derece olumsuz etkiler yaratacağını düşünüyorum. Bugün çok ciddi manada her ticaret insanının bir kredi hükümlülüğüyle birlikte aylık finansman giderlerinde bir artış söz konusu, bu durum iş insanlarının ticaretlerini döndürmelerinde problemlere yol açıyor" diye konuştu.

Salgın döneminde verilen kredilerin doğru sektörlere verilmediğini bunun da ticareti döndürmek konusunda önemli sorunlara yol açtığını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Kendi şehrimde gördüğüm kadarıyla, hiç ihtiyacı olmayan arkadaşlar bu kredileri kullandılar. Gerçekten ihtiyacı olan salgında işini kapatan ya da askıya almış arkadaşlar bu kredilerden faydalanamadılar. Türkiye'de ticaretin nabzını ticaret, sanayi odaları tutuyor. Birebir biz muhatap oluyoruz. Kendi şehrimizle ilgili hangi sektörler daha avantajlı, hangi insanların ne tür sıkıntıları var bunlarla ilgili en azından bizden kapsamlı bir takım değerlendirmeler alınması lazım ki doğru yerlere bu finansman kaynakları aktarılabilsin. Bu anlamda iletişimin çok kuvvetli olmadığını düşünüyorum. Üye arkadaşlarımızın maddi anlamda yaşadıkları problemleri giderebilmek adına ciddi anlamda emek sarf ettik. Ülkemizin ve dünyanın gelişen ticari portföyüne iş insanlarımızın ayak uydurabilmesi için üretimle, e-ticaretle, ihracatla ilgili faaliyetlerde bulunduk. Pandemi sonrasında sıkıntıya girebilecek sektörlerde faaliyet gösteren arkadaşlarımızın gelecekte imkanları daha fazla olacak sektörlere kanalize olabilmeleri için toplantılar yaptık. Tarımı çiftçiye, köylüye değil de projeksiyonu yüksek daha kurumsal bir vizyona sahip iş insanlarımıza emanet etmemiz gerek. Onların sahada aktif olmalarını sağlamamız lazım. Bu amaçla KOSGEB'de ciddi anlamda teşvikler, destekler aldık."

TÜRKİYE'DE 50 YILDIR TARIM POLİTİKALARI KÖTÜ YÖNETİLDİ

Tokat'ın tarım anlamında dünyanın en cazip noktalarından bir tanesi olduğuna dikkat çeken Başkan Çelik, "Tokat, Orta Karadeniz'in, İç Anadolu'nun tarımsal rezervleri açısından en güçlü şehri ve ekonomisin yaklaşık yüzde 80'i tarım üzerine oluşturulmuş durumda. Tokat, 1990 yılında 836 bin nüfusa sahipken bugün 590 bin nüfusu barındırıyor. Sadece normal nüfus artışındaki seyri muhafaza edebilseydik bugün Tokat'ın nüfusu 1 milyon 200 bin olacaktı. Özellikle kırsal kesimde geçimini tarımla sağlayan vatandaşlarımız son 30 yılda şehri terk etti. Köyler boşaldı, araziler ekilmiyor. Çiftçinin fide, tohum, mazot, işçilik giderlerini hesaba kattığımızda sattığı ürün giderlerini dahi karşılamıyor. Bugün en temel gıda ürünlerimizi ithal ediyor olmamız oldukça düşündürücü ve acıdır. Tokat'taki tarım arazilerinin yüzde 60'ı hiç ekilmiyor. Tokat'ta markalaşmış salça fabrikalarımızın tamamı ya kapandı ya da başka şehre taşındı" dedi.

NİKSAR-ÜNYE YOLU YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ

Şehrin ekonomisini canlı tutmak adına Tokat'ın Niksar - Ünye yolunun büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Çelik, "Ürünlerimizi zarar görmeden Karadeniz'e indirebilmemiz için bu yolun tamamlanması gerekiyor. Meyveler ve sebzeler hassas ürünlerdir, hassas bir biçimde taşınmalıdır. Biz bu yolun yapılması için talebimizi ilettiğimizde şunu söyledik: belki bu yol için 1-2 milyar lira yatırım yapacaksınız ama Tokat 1 yılda Rusya'ya ve Karadeniz'e sınırı olan ülkelere yapacağı ihracatla bu yatırımı finanse edecektir. Yolun ihale edilmesi ve başlanması lazım henüz bu aşamaya bile gelemedik. Bu yola harcanacak maliyetin çok daha fazlasıyla hiçbir ticari getirisi olmayacak birçok yol ve tünel yapıldı. Tokat'ı Karadeniz'e hızlı bir şekilde bağlayacak ülkenin ekonomisine de ciddi katkıda bulunacak bir yol olduğunu düşünüyorum. Yine aynı şekilde Zile bölgemizde ki Süreyya Bey barajının kapalı sulama kanalları yaklaşık 10 yıldır yapılamıyor. Bu yatırım yapıldığında iki ovamız sulanacak ve buraya yapılan yatırımın karşılığı aynı yıl içinde alınacak. Tarıma yapılan yatırımın avantajı karşılığını hemen alabilmenizdir" diye konuştu.

YORUM EKLE