Teravih namazında bestelenen ilahi

Sultan 2.Mahmud dönemi.. 1831 yılının  Ramazan ayı..

Teravih namazında bestelenen ilahi

Topkapı Sarayı’nın başimamı Zeynelabidin Efendi, mûsikiden anlamamasına rağmen çok iyi bir müzik kulağı olduğundan teravih namazını enderun usûlü kıldırmaktadır. Başmüezzin ise bir mûsiki dâhisi olan Hammâmizâde İsmâil Dede Efendi’dir.

Zeynelabidin Efendi’nin işi, son derece zordur. Çünkü arkasındaki cemaatin mûsiki bilgisi fevkaladedir ki buna, Sultan da dâhildir. Her dört rekat arasında Dede Efendi ve diğer müezzinler hangi makamdan ilâhi okursa imam, o makama göre sonraki dört rekatı kıldırmaktadır. Zeynelabidin Efendi, vazifesini çok iyi yapmaktadır ama müezzinlerin imamı sıkıştırması, Sultan’ın gözünden kaçmaz. Bir akşam İmam Efendi’ye, “Bizim Dede, seni epeyce sıkıyor ama mâşallah sen de ondan hiç geri kalmıyorsun.” diye iltifât eder. Bundan cesâret alan İmam Efendi , “Sultânım, müezzinbaşı kulunuza bendeniz de bir azizlik yapmak istiyorum ammâ…” deyince Sultan’dan izin çıkar:

“Hay hay! Hep o sana yapacak değil a!”

Bunun üzerine Zeynelâbidin Efendi, Dede Efendi’ye bir sürpriz hazırlar. Ferahfezâ makamında ilâhi henüz bestelenmemiştir. 

Ertesi gün terâvih namazında müezzinler, son dört rekattan önce acemaşîran salâvat-ı şerifeler okurlar. Dede Efendi, daha ilk rekatta Zeynelabidin Efendi’nin ferahfezâ makamına geçişini hisseder. İkinci rekatta emin olunca bir köşesine çekilir. Zeynelabidin Efendi selâm verdiğinde Yunus Emre’nin “Şûride vü şeydâ kılan” ilâhisi ferahfezâ makamında bestelenmiş, okunmaya hazırdır.

Yerine geçen Dede Efendi, müezzinlere, kendisini dikkatle izleyerek eşlik etmelerini söyler. Dede okur; müezzinler hata yapmadan eşlik ederler.

Şûride vü şeydâ kılan

Yârin cemâlidir beni

Âlemlere rüsvâ kılan

Yârin cemâlidir beni

 ……

Zeynelabidin Efendi, neye uğradığını şaşırır. Sultan, tebessüm eder. Dede Efendi’yi yanına çağırıp, makamın adını sorar. Dede Efendi, sâkince olanları anlatır. Sultan Mahmud, “Pek hoşuma gitti, adı gibi ferahlık verdi…” der; Dede’ye de bir hayli iltifat eder.

İşte medeniyet, işte kültür!

İmam ve müezzin, terâvih namazında birbirlerine makamlarla ince ince azizlik yapıyorlar. Daha da mühimi, bu incelikler sultan tarafından farkediliyor.

YORUM EKLE