Gündem

12 Eylül tanığı Semavi: Asit işkencesini unutamıyorum

12 Eylül darbesi mağduru Abdurrahim Semavi, 16 yaşında gözaltına alınıp 7 yıl cezaevinde gördüğü asit işkencesini ve ailelerin de rehin alınarak işkenceye uğradığını anlattı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
12 Eylül tanığı Semavi: Asit işkencesini unutamıyorum

12 Eylül 1980 askeri darbesinin acı dolu günlerine tanıklık eden Abdurrahim Semavi, o dönemde yaşadığı dehşeti anlattı. Mardin'in Nusaybin ilçesinden olan Semavi, henüz 16 yaşındayken gözaltına alınmış ve tam 7 yıl boyunca cezaevinde ağır işkencelere maruz kalmıştı. 46 yıl geçmesine rağmen hafızalardan silinmeyen bu karanlık dönem, Semavi'nin anlatımlarıyla yeniden gündeme geliyor.

12 Eylül tanığı Semavi: Asit işkencesini unutamıyorum 1

Cezaevinde yaşanan vahşet

Abdurrahim Semavi, cezaevlerinde insanlık dışı işkence yöntemlerinin uygulandığını ve bunların ancak küçük bir kısmının kitaplar veya belgesellerle anlatılabildiğini belirtti. Mağdurların yaşadıkları utanç verici uygulamalar nedeniyle konuşmaktan çekindiğini ifade eden Semavi, kendisinin de maruz kaldığı ağır işkencelerden birini detaylandırdı. İki buçuk gün boyunca asit dolu bir foseptik çukurunda tutulduğunu anlatan Semavi, “Çukurdan çıkarıldığımda arkadaşlar üstümü temizlemeye çalıştı. Asit yüzünden bütün vücudum yandığı için acıdan attığım çığlıkları unutamıyorum. 'Bana dokunmayın' diye bağırmıştım. O gün derim adeta ikinci kez soyulup tazelendi” dedi.

Aileler de hedef alındı

Semavi, sadece tutuklananların değil, dışarıdaki ailelerin de büyük zorluklar yaşadığını vurguladı. Darbe sürecinde akrabaların desteği olmadan ayakta kalmanın güçleştiğini ve ailelerin ekonomik olarak büyük çöküntüler yaşadığını söyledi. Sistematik bir “rehin alma” politikasının uygulandığını belirten Semavi, “Bir evde aranan birine ulaşılamıyorsa kardeşi, annesi, eşi, hatta babası gözaltına alınırdı. Rahmetli babam bile yaşlı haline rağmen sadece biz arandığımız için tugayda günlerce işkence gördü” ifadelerini kullandı. Darbecilerin yargılanma sürecinin yüreklere bir nebze su serptiğini ancak yeterli olmadığını düşündüğünü belirten Semavi, 12 Eylül Anayasası'nın toplumun kaynaşmasının önündeki en büyük engel olduğunu ve Türkiye'deki terör sorununun mimarının bile o günkü zihniyet olduğunu savundu.

Bu Yazıyı Paylaş