15 Temmuz ihanetinin karanlık yüzü: CIA ajanı Graham Fuller hayatını kaybetti
15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden ve FETÖ lideri Gülen'e referans mektubu yazan eski CIA ajanı Graham Fuller hayatını kaybetti. Fuller, 'Yeşil Kuşak' stratejisinin mimarlarından ve 'ılımlı İslam' kavramını siyasal literatüre so

15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden ve FETÖ lideri Fethullah Gülen'in ABD'de kalıcı oturum alabilmesi için referans mektubu yazanlardan biri olan eski CIA ajanı Graham Fuller, hayatını kaybetti.
CIA ve Dış Politika Çevrelerindeki Rolü
Fuller, uzun yıllar ABD dış politika ve istihbarat dünyasında önemli görevler üstlendi. Özellikle İslam ülkeleri ve Ortadoğu konularındaki uzmanlığıyla tanınıyordu. Kariyeri boyunca ABD Dışişleri Bakanlığı ve CIA bünyesinde Almanya, Türkiye, Lübnan, Suudi Arabistan, Kuzey Yemen, Afganistan ve Hong Kong gibi pek çok ülkede görev yaptı. 1961 ile 1987 yılları arasında CIA'deki etkili pozisyonlarında bulunan Fuller, emekliliğinin ardından da 30 yıl boyunca 'gölge CIA' olarak bilinen RAND Corporation'da baş analist olarak çalıştı.
'Yeşil Kuşak' Stratejisinin Mimarisi ve 'Ilımlı İslam' Kavramı
Soğuk Savaş döneminde ABD'nin Sovyetler Birliği'ne karşı çıkarlarını koruma bahanesiyle geliştirilen ve İslamcı hareketleri jeopolitik bir araç olarak kullanmayı öngören 'Yeşil Kuşak' stratejisinin fikir babalarından biri olarak kabul edilen Fuller, siyasal literatüre 'ılımlı İslam' terimini kazandıran isimdi. Fuller, bu çerçevede Müslüman Kardeşler ve FETÖ gibi akımları 'desteklenmesi gereken' gruplar arasında saymıştı. Türkiye'de İslamcı hareketlerin demokratik sistem içinde yer alarak İran modeline alternatif olabileceğini savunan 'Türkiye'de İslam Köktenciliğin Geleceği' başlıklı raporuyla da dikkat çekmişti.
Darbe Girişimiyle İlişkisi ve Yakalama Kararı
FETÖ elebaşı Gülen'in ABD'de oturum izni alması için tavsiye mektubu yazan eski devlet görevlilerinden biri olan Fuller'in, 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki isimlerden olduğu iddia edildi. Darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında 2017 yılında hakkında yakalama kararı çıkarılan Fuller'e, 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs', 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme' ve 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs' gibi suçlamalar yöneltilmişti. Kararda, eski CIA uzmanı Henri Jak Barkey ve darbe girişiminde rol alan diğer kişilerle olan irtibatına ve atılı suçları işlediğine dair bulgulara yer verilmişti. Fuller'in, darbe girişimi sonrası Türkiye'yi terk ettiği ve Büyükada'daki bir toplantıya katıldığı da vurgulanmıştı. Fuller ise bu iddiaları reddederek uzun süredir Türkiye'ye gitmediğini belirtmişti. Kızına 'Samantha Ankara' adını verdiği bilinen Fuller, emeklilik sonrası akademik çalışmalarına ve yazarlığa devam etmişti.
