Kültür Sanat

73 Yıllık Dinmeyen Sızı: Dumlupınar Faciası

4 Nisan 1953 gecesi saat 02.10 sularında, Çanakkale Boğazı’nın serin suları tarihin en acı tanıklıklarından birine sahne oldu.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
73 Yıllık Dinmeyen Sızı: Dumlupınar Faciası

Akdeniz’deki tatbikattan dönen TCG Dumlupınar denizaltısı, Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı Naboland şilebiyle çarpışarak saniyeler içinde boğazın karanlık sularına gömüldü.

Eğitimden Şehadete: Bir Denizaltının Hikayesi

Aslen 1944 yapımı bir ABD denizaltısı olan (eski adıyla USS Blower), II. Dünya Savaşı'nda Pasifik'te görev yaptıktan sonra Marshall Yardımı kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri envanterine katılmıştı. TCG Dumlupınar adını alarak vatan savunmasına koşan bu çelik kale, 1953'ün o karanlık gecesinde 81 evladımıza mezar oldu.

Yürekleri Dağlayan Son Bağlantı: "Sigara İçmeyin, Konuşmayın"

Denizaltı battıktan sonra yüzeye fırlatılan sarı muhabere şamandırası, bir umut ışığı gibi balıkçılar tarafından bulundu. Şamandıradaki ahizeyi kaldıran Albay Zeki Adar, derinliklerde mahsur kalan Elektrik Astsubay Başçavuş Selami Özben ile temas kurdu. O anlarda tarihe kazınan o diyalog gerçekleşti:

Albay Adar: "Moralinizi bozmayın, Kurtaran gemisi yolda. Çocuklara söyle yatıp dinlensinler, sigara içmesinler ve gereksiz konuşmasınlar." Selami Astsubay: "Yok efendim, herkes yatıyor. Sigara da içmiyoruz. Işıklar yok... Sağ olun, Vatan sağ olsun."

Bu sözler, 80 metre derinlikte oksijenin tükendiği, umudun yerini duaya bıraktığı o anlarda Türk denizcisinin vakur duruşunun sembolü oldu. Ancak kurtarılamayacaklarını anladıklarında komutanları: "Artık sigara içebilirsiniz" demişti. Bu, onların arasında sessiz bir sonun başlangıcı oldu.

İmkansız Kurtarma ve Büyük Hüzün

Bölgedeki şiddetli akıntı ve teknik imkansızlıklar, TCG Kurtaran gemisinin çabalarını sonuçsuz bıraktı. 72 saatlik kritik süre dolduğunda, tüm Türkiye radyolarının başında gözyaşları içinde bekliyordu. Ancak 7 Nisan 1953 günü saat 15.00’te umutlar yerini ebedi bir vedaya bıraktı. Yeni doğan çocuğunu görebilmek için gözlem kulesinden kendini sulara bırakan Astsubay Ulvi Erharaz gibi, her bir şehidimizin hikayesi bugün hala anlatılmaya devam ediyor.

Unutmadık, Unutturmayacağız

Bugün, facianın 73. yılında Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde yatan 81 bahriyeli şehidimizi saygıyla anıyoruz. Onlar, sadece birer asker değil; "Vatan sağ olsun" diyerek sonsuzluğa yürüyen birer kahramanlık destanıdır.

Ruhları şad olsun.

Bu hadiseye atfedilen "Ah bir ataş ver" türküsünğ de hatırlatmak isteriz...

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş