ABD'ye vize başvurusu reddedilen AKP'li Metiner'den açıklama
Siyaset gündemi, eski AK Parti Milletvekili Mehmet Metiner'in ABD vize başvurusunun reddedilmesiyle çalkalanıyor.

Siyaset gündemi, eski AK Parti Milletvekili Mehmet Metiner'in ABD vize başvurusunun reddedilmesiyle çalkalanıyor. Dışişleri Bakanlığı'nın diplomatik desteğine rağmen ret yanıtı alan Metiner, sosyal medyada paylaştığı nota görselini kısa süre sonra silerek süreci "Hata ettim" sözleriyle değerlendirdi.
Diplomatik Nota Bile Kapıları Açmadı
Sözcü Yazarı Saygı Öztürk'ün köşesine taşıdığı bilgilere göre, Mehmet Metiner’in ABD Büyükelçiliği’ne yaptığı vize başvurusu için Dışişleri Bakanlığı tarafından bir destek notası iletildi. Ancak diplomatik teamüller çerçevesinde gönderilen bu resmi yazıya rağmen ABD makamları vize talebine olumsuz yanıt verdi.
Metiner, daha önce vize başvurularının kabul edildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İlk defa başvurum reddedildi. Daha önce reddedildikten sonra Dışişlerimizin devreye girip böyle bir yazı yazmış değil."
"Notayı Yayımlamak Hataydı"
Sürecin sosyal medyada yankı bulmasının ardından açıklama yapan Metiner, diplomatik notayı paylaşmasının bir hata olduğunu kabul etti. Hakkındaki "kaçma" iddialarına sert tepki gösteren eski vekil, açıklamasında şunları kaydetti:
Hata İtirafı: "Dışişleri Bakanlığı’nın gönderdiği notayı yayımlamakla hata ettim. Bunun konuşulmasından bile rahatsızım."
Kaçış İddiaları: "Suç mu işledim de kaçayım? Ayrıca eleştirdiğim ABD’ye mi kaçarım?"
Süreç Bilgisi: Vize başvurusunun yaklaşık bir ay öncesine dayandığını, ancak uçuşunu ertelediği için notanın zamanlamasının yanlış anlaşıldığını vurguladı.
Diplomatik Dil Tartışması: "Teamüllere Uygun"
Dışişleri Bakanlığı'nın Metiner için kullandığı ifadelerin eleştirilmesi üzerine deneyimli diplomatlarla görüşen Saygı Öztürk, bu dilin rutin olduğunu belirtti. Emekli büyükelçiler, eski ve yeni milletvekilleri için uygulanan bu sistemin ve kullanılan üslubun tamamen diplomatik teamüllere uygun olduğunu vurguladı.
Yorumlar
- Alp Demir
Gereksiz bir varlıksın, gündeme gelmek için her şeyi yaparsın. Davutoğlu gibi, Babacan gibi, hepiniz aynısınız. Yani gereksizsiniz. Sözde sanatçılarda ortaya çıkan sahne sendromu gibi. Sahneden uzak kaldılar mı, varlıkları anlamsızlaşıyor onların da. Tıpkı sizin gibi. Gerçek bir sanatçı sahneye ihtiyaç duymaz, onun eserleri konuşur, kendi bedeni değil. Siyaset de böyle. Bedeni 1938'de sahneden çekilen Atatürk hala konuşuyor, eserleri ve fikirleri ile sonsuza kadar konuşacak. Artık bir utanın da susun !!!
