Gündem

Adalet Bakan Yardımcısı Can: Denetimli serbestlik, toplum sağlığı ve güvenliği için önemlidir

Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, denetimli serbestlik uygulamasının 20. yıl dönümü kapsamında yaptığı konuşmada, suçluları ıslah etmenin yanı sıra toplumun sağlığı ve güvenliğinin de önemli olduğunu belirtti.
DHA
DHA
3 dk Sesli Dinle 0
Adalet Bakan Yardımcısı Can: Denetimli serbestlik, toplum sağlığı ve güvenliği için önemlidir

ADALET Bakan Yardımcısı Ramazan Can, denetimli serbestlik uygulamasının 20'nci yılı kapsamında Samsun'da düzenlenen bölge toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Can, "Her ne kadar suçluya değer verme, ıslah etme anlamında çalışıyorsak aynı şekilde toplumun sağlığı da bizim için önemli" dedi.

DENETİMLİ SERBESTLİK DÖNÜŞÜM ODAKLI YAKLAŞIM

Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonu'nda gerçekleştirilen 'Denetimli Serbestlik Dönüşüm Odaklı Yaklaşım: STK, Kamu İş Birliği Sempozyumu'na Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can'ın yanı sıra Samsun Valisi Orhan Tavlı, Hakimler ve Savcılar Kurulu 1'inci Daire Başkanı Turan Kuloğlu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ve çok sayıda hakim, savcı, akademisyen, uzman ve sivil toplum temsilcisi katıldı. Bakan Yardımcısı Can, insanı yaradılışın en şereflisi olarak tanımlayarak, hata yapmanın hayatın bir gerçeği olduğunu belirtti. Suç işlenmesini önleyici tedbirlerin alınacağını ancak suç işleneceği gerçeği karşısında insanı tedavi etmek, onarmak ve iyileştirmenin infaz rejiminin olmazsa olmazlarından olduğunu vurguladı. Denetimli serbestliğin, Türk sistemine ve medeniyetine ters bir kurum olmadığını ifade etti.

SUÇLUYUN ISLAHI VE TOPLUMUN SAĞLIĞI

Denetimli serbestliğin infazın bir parçası olduğunu ve hukuk içerisinde bir evre olduğunu belirten Can, dışarıdan cezasızlık algısı tartışmalarına girmek istemediğini ancak buradaki esas usulün farkındalık ve duyarlılık oluşturmak olduğunu söyledi. Suçluyu cezası infaz edilirken ıslah edeceğini, tedavi edeceğini ve sonra topluma kazandıracağını dile getirdi. Suçluya bu kadar önem verilmesinin, devlet sisteminin hep suçludan yana mı olduğu şeklinde makul bir soruya yol açabileceğini kabul eden Can, ancak her suçluyu ıslah etmek, iyileştirmek, tedavi etmek ve onarmak suretiyle topluma bütünleştirmeye bırakmanın, temelinde kişiyi iyileştirmenin yanında aynı zamanda toplumun sağlığı ve güveni için de bir olgu olduğunu vurguladı. Bu adımların aynı zamanda toplumun sağlığı ve güvenliği için atıldığını sözlerine ekledi.

20 YILDA GÜÇLÜ KURUMSAL YAPI

Hakimler ve Savcılar Kurulu 1'inci Daire Başkanı Turan Kuloğlu ise denetimli serbestliğin 20 yıl içerisinde güçlü bir kurumsal yapıya ulaştığını belirterek, bunun sadece bir kurum ya da infaz modeli olmadığını, insanı merkeze alan bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Tarih boyunca cezalandırma yöntemlerinin değiştiğini, Osmanlı döneminde sürgün veya kale içerisinde tutma gibi yöntemlerin öne çıktığını hatırlattı. Modern dönemde ise hapis cezasının, suç işleyen kişiyi toplumdan soyutlamanın ve yeniden topluma kazandırmanın bir yolu olarak ortaya çıktığını ancak hapis cezasının hem maliyetli hem de kişinin ruhsal yapısını zorlayan bir infaz sistemi olduğunu belirtti. Cezaevlerinin eğitici ve iyileştirici faaliyetlerle kişiyi yeniden topluma hazırlamaya çalışsa da kapalı bir sistem olmasının zorluklarını taşıdığını dile getiren Kuloğlu, denetimli serbestliğin tam da bu noktada ortaya çıktığını ve 20 yıllık kısa sayılabilecek bir süre içinde güçlü bir kurumsal yapıya kavuşarak, kişinin toplum içinde toplumla birlikte infazını ve ıslahını amaçlayan modern bir sistem haline dönüştüğünü söyledi. Konuşmaların ardından Denetimli Serbestlik Sistemi hakkında sunumlar yapıldı.

Bu Yazıyı Paylaş