Gündem

Ağıralioğlu: Türkiye'de 2002 gibi fırtına geliyor

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi durumunu 2001-2002'ye benzeterek, "2002 gibi bir fırtına geliyor" dedi. Bütçe, enflasyon, çiftçiler ve fon kriziyle ilgili eleştirilerde bulundu.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Ağıralioğlu: Türkiye'de 2002 gibi fırtına geliyor

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye'deki ekonomik ve siyasi durumu 2001-2002 dönemine benzeterek, "Şartların 2001'e döndüğünü düşünüyorum. 2002 gibi bir fırtına geliyor" dedi. Elazığ'da halk buluşmaları programına katılan Ağıralioğlu, basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Bütçe ve enflasyon hedefleri eleştirildi

Ağıralioğlu, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'ni değerlendirirken enflasyon hedeflerinin gerçekçi olmadığını ve seçim sürecinde kamu harcamalarının artacağını belirtti. Bütçenin olağanüstü bir durum taşımadığını söyleyen Ağıralioğlu, "Bu bütçeyle enflasyon hedeflerinin tutmayacağı görünüyor. Orta Vadeli Program'da enflasyon yüzde 21 iken, kamu harcamaları yüzde 42,5 olarak gerçekleşti. Bu, enflasyon hedefine inanmadığımız anlamına geliyor. Seçim zamanı ise bol keseden dağıtımlar olacaktır. Hükümet, dezavantajlı grupları sübvanse etmek zorunda kalacak. Mali disiplin zaten sağlanamıyor, seçim zamanı daha da bozulacaktır" diye konuştu.

Çiftçiler bolluk içinde batıyor

Türkiye'de üreticilerin artan üretime rağmen gelir elde edemediğini savunan Ağıralioğlu, tarım sektöründe planlama ve alım politikalarının yetersiz olduğunu belirtti. Bu yıl ürün miktarının yüksek olmasına rağmen çiftçilerin ürünlerini satmakta zorlandığını ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) süreci yönetemediğini ileri sürdü. Ağıralioğlu, "Üreticilerimiz var ama kazançsız. Sanayicilerimiz var, üreterek batıyorlar. Bolluk içinde batan çiftçiler dönemine girdik. Bu sene mahsul çok oldu ama planlama ve alım yapılamadı, TMO yönetemedi. Memleketin artık iyi yönetilemediğinin alametidir bu" ifadelerini kullandı.

Fon krizi denetim sisteminin çöküşünü gösterdi

Yaşanan fon kriziyle ilgili olarak Ağıralioğlu, durumun sadece bireysel suçlarla açıklanamayacağını, kamu denetim mekanizmalarının da sorgulanması gerektiğini söyledi. "En son fon rezaletinde ortaya çıktı ki memlekette tecrübe ettiğimiz sistem de çalışmıyor. Mesele sadece kimin ne kadar çaldığı değil. Mesele, bu kadar çalınanın engellenememesi, önceden fark edilememesi, milyonlarca insanın mağdur olmasına sebep olan bu büyük yıkımdan hükümetin haberdar olmaması veya haber ve denetim mekanizmalarının çalışmamasıdır. Nepotizme bağlı atamalarla denetim mekanizmalarının kapatılması kamunun zararına oldu. Dolayısıyla memleket kötü yönetiliyor" dedi.

Seçmen kırgınlığı ve sessiz çoğunluk

Siyasi değişim sürecinin başladığını savunan Ağıralioğlu, mevcut ekonomik ve siyasi koşulları 2001 ve 2002 yıllarındaki duruma benzetti. "Sahada görüyorum. Bu fon rezaletinde ortaya çıkan bir şey var. Tayyip Bey, daha büyük krizlerde siyaseten yara almadan çıkabilmiştir. Ama bu sefer AK Parti'yi, Tayyip Bey'den ayırarak 'AK Parti'ye kızıyorum' diyen seçmenin, bu sefer Tayyip Bey’i de ayırmadan kızdığını gördüm. Seçmen kırgınlığına sebep olduğu büyük bir tsunami geliyor. Bize karşı olan teveccühün arkasında bu memnuniyetsizlik var. Mevcut durumun 2002'ye benzediğini düşünüyorum. Büyük bir fırtına geliyor." şeklinde konuştu. Kamuoyu araştırmalarında kararsız görünen seçmen kitlesinin aslında kararını verdiğini ancak tepkisini açıkça dile getirmekten kaçındığını belirten Ağıralioğlu, bu kitlenin seçim sonuçlarında belirleyici olacağını öne sürdü. AK Parti’nin oy oranının yüzde 21-22 civarında göründüğünü ancak yüzde 37-38 bandında "kararsız" olarak nitelendirilen, aslında "sessiz" bir seçmen fırtınası olduğunu söyledi. "Sandıkta büyük patlama gösterecektir. Göreceksiniz. 2002 geliyor" dedi.

Üç Y sorunu katmerleşti

Ağıralioğlu, AK Parti'nin iktidara gelirken yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele vaadinde bulunduğunu hatırlatarak, bugün aynı sorunların daha ağır yaşandığını savundu. Sosyal yardımlara ihtiyaç duyanların sayısındaki artışa ve cezaevlerindeki duruma dikkat çekti. "Tayyip Bey, 'Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele edeceğim' demişti. Ama şu an yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluk var. Fon da var, 17,5 milyon fakir de var, yasaklar da var. Cezaevleri ortada, sosyal yardımlaşmadan istifade etmek zorunda kalanların sayısı artmış durumda. Siz üç Y ile başlamıştınız. Bu üç Y hala üçte duruyor, katmerli hale gelmiş." dedi.

Bu Yazıyı Paylaş