Gündem

Akar: Mekke Anlaşması NATO'nun alternatifi değil

Hulusi Akar, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Mekke Anlaşması'nın NATO'ya karşı olmadığını ve yurt dışına asker gönderilmesinin Meclis iznine bağlı kalacağını söyledi.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Akar: Mekke Anlaşması NATO'nun alternatifi değil

7 Ağustos 2026'da Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda görüşülürken, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar anlaşmanın NATO'ya alternatif olmadığını söyledi. Akar, “Bu anlaşma hiçbir şekilde NATO'ya alternatif değil, bu tamamlayıcı bir birliktelik ve hiçbir ülkeye de karşı değil, bunu taraflar tekrar tekrar ifade ettiler, ifade etmeye devam ediyorlar. Şu anda herhangi bir askerimiz yurt dışında olmadığı gibi bundan sonra da herhangi bir şekilde olması gerekirse bu da mutlaka Meclis'in iznine tabi olacak, burada herhangi bir sorun yok” dedi.

Akar, değişen güvenlik ortamına dikkat çekti

AK Parti Grubu adına konuşan Akar, dünyada ve bölgede gerilimlerin, huzursuzlukların ve belirsizliklerin arttığını belirtti. Avrupa'da yapılan bir araştırmada gençlerin yüzde 59-60'ının savaş çıkması ya da ülkelerini korumaları gerekmesi halinde silah alıp savaşa katılmak istemediğini söyledi. Başka bir araştırmada ise Avrupa nüfusunun yaklaşık yüzde 25'inin önümüzdeki beş yıl içinde savaş çıkacağına inandığını aktardı. Akar, ülkelerin iş birliği ve koordinasyon arayışında olduğunu, ittifakların bu temasların sonuçlarından biri olduğunu kaydetti. Gelişmelerde Çin'in etkisinin arttığını belirten Akar, ülkelerin artık birbirlerini kesin biçimde dost ya da düşman olarak ayırmadığını ifade etti. Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği, Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS, G20 ve G7'nin sorunlara çözüm aradığını söyledi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un NATO'ya karşı bir örgüt kurulabileceğine ilişkin sözlerinin ise teyide muhtaç olduğunu belirtti. Üçüncü dünya savaşının gündeme getirildiğini söyleyen Akar, böyle bir savaşın başlayıp başlamayacağını öngörmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Ekonomi, siyaset, savunma ve güvenlik alanlarında ülkelerin iş birliği aradığını belirten Akar, hakları, egemenliği ve bağımsızlığı korumak için bu tür anlaşmaları gerekli gördüklerini söyledi.

Anlaşmanın NATO'yu tamamlayacağını söyledi

Akar, 2013'te başlayan ve Libya'daki kriz nedeniyle kesintiye uğrayan süreçten sonra 2019'da deniz yetki alanı anlaşmasının imzalandığını anlattı. Libya Temsilciler Meclisi'nin de anlaşmayı onayladığını belirterek bunun Türkiye'nin Ege'de Yunanistan karşısındaki konumu açısından kazanım olduğunu söyledi. Mekke Anlaşması'nın dayanışma ve caydırıcılık amacı taşıdığını kaydeden Akar, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan'la daha önce de askeri iş birliği anlaşmaları bulunduğunu, yeni anlaşmayla ilişkilerin geliştirileceğini ifade etti. Anlaşmaya başka ülkelerin katılabileceğini, ancak bu katılımın da Meclis iznine bağlı olacağını belirtti. Terörsüz Türkiye sürecine değinen Akar, Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar ve Çerkezlerin 86 milyonluk nüfus içinde ayrım gözetmeden bir arada olduğunu söyledi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu doğrultusunda 10 Ağustos'ta çerçeve kanunun çıktığını, yasanın uygulanması için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Akar, Türkiye'nin sömürgeci ya da emperyalist olmadığını dile getirdi. Savunma sanayisinde Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının karşılandığını söyleyen Akar, tankların seri üretime geçtiğini, HÜRKUŞ'un uçtuğunu ve KAAN'ın geldiğini belirtti. Türkiye'nin Ege ve Doğu Akdeniz'deki haklarını koruduğunu ifade eden Akar, Kıbrıs'ta egemen ve eşit uluslararası statüde iki devletten söz ettiklerini söyledi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 1960 Anlaşmaları, Garanti ve İttifak Anlaşmaları ile Zürih ve Londra Anlaşmaları çerçevesinde yapıldığını belirten Akar, harekâtın Atina İstinaf Mahkemesi tarafından uluslararası hukuka uygun bulunduğunu aktardı. Azerbaycan'ı kardeş ülke olarak nitelendiren Akar, iki ülkenin “iki devlet, tek millet” olduğunu söyledi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 30 yıllık işgalin ardından “Yeter artık” dediğini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise “Azerbaycan yalnız değil” mesajını verdiğini aktardı. Akar, 44 günlük harekâtın ardından Azerbaycan bayrağının Karabağ'da dalgalandığını belirtti. Orta Doğu'daki en önemli sorunun İsrail olduğunu söyleyen Akar, Filistin ve Lübnan'da tam ateşkes ile acil insani yardım ve sağlık desteği sağlanması gerektiğini ifade etti. İsrail'in yerel ve uluslararası mahkemelerde hesap vermesi gerektiğini belirtti. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik faaliyetlerini “haksız bir savaş” olarak nitelendiren Akar, ateşkes için Türkiye'nin kolaylaştırıcı ya da arabulucu olarak çalışmaya hazır olduğunu söyledi. Akar, Montrö Sözleşmesi'nin ihlal edilmediğini ve Karadeniz'in stratejik rekabet alanına dönüşmesinin önlendiğini kaydetti. Karadeniz'den 34 milyon tahılın taşınması için Türkiye ve ABD dışişleri bakanlarının yaptığı görüşmelerle yeni çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Konuşmasını, Türkiye'nin 86 milyon kişi birlik ve beraberlik içinde olduğunda her engeli aşabileceğini belirterek tamamladı.

Bu Yazıyı Paylaş