Gündem

Akay: TGA harcamalarında yeterli Sayıştay denetimi yok

CHP’li Cevdet Akay, 2027 bütçesinde turizme ayrılan 5,1 milyar lirayı yetersiz buldu. TGA’nın 2025’teki 9,7 milyar liralık pazarlama harcaması için ayrıntılı açıklama ve güçlü denetim istedi.
ANKA
ANKA
4 dk Sesli Dinle 0
Akay: TGA harcamalarında yeterli Sayıştay denetimi yok

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2027 yılı bütçesi görüşülüyor. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, bakanlık bütçesinin geçen yıl yaklaşık 70 milyar liradan bu yıl 95,1 milyar liraya yükseldiğini, artışın yüzde 35,9 olduğunu belirtti. Bütçenin genel bütçedeki payının binde 3,48 düzeyinde kaldığını söyleyen Akay, sermaye giderlerinin yüzde 44, mal ve hizmet alımlarının yüzde 42,8, personel giderlerinin yüzde 33,9 arttığını kaydetti. Turizmin geliştirilmesi için ayrılan tutarın yüzde 13,6 artışla 4,5 milyar liradan 5,1 milyar liraya çıkarılmasını ise yetersiz buldu.

Akay, TGA harcamalarının açıklanmasını istedi

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) 2025 yılı kesin hesaplarında gelirinin 10,7 milyar, giderinin 10,4 milyar lira olduğunu aktaran Akay, ajansın aynı yıl 9,7 milyar lira pazarlama harcaması yaptığını söyledi. 7183 sayılı kanun kapsamında bağımsız denetim kuruluşlarının raporları üzerinden inceleme yapılmasının, kaynakların kamu yararına kullanılıp kullanılmadığına ilişkin yerindelik ve ayrıntı denetimini karşılamadığını savundu. Anayasa Mahkemesi’nin 4 Mayıs 2023’te ilgili düzenlemeyi iptal etmesinin ardından Sayıştay’ın denetim yetkisinin bir miktar arttığını, ancak denetimin yine bağımsız denetim raporlarına dayandığını belirtti. Akay, “Kamu yararının nasıl gözetildiğiyle ilgili Sayıştay'ın diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yaptığı şekilde bir denetim yok” dedi. TGA’nın kamu ihale mevzuatı dışında harcama yapabildiğini belirten Akay, tanıtım, reklam ve pazarlama işlerinin hangi firmalara, hangi süre ve bedelle verildiğinin açıklanmasını istedi. “Burada keyfi harcamalar söz konusu, rahat harcamalar söz konusu” diyen Akay, TBMM’nin bütçeyi onaylamanın yanı sıra denetleme görevi bulunduğunu vurguladı. Bakanlığa milletvekillerinin ağustos sonuna kadar yönelttiği toplam bin 359 yazılı soru önergesinin yüzde 4’ünün süresinde, yüzde 66’sının süresi geçtikten sonra yanıtlandığını, yüzde 26’sının ise cevapsız kaldığını söyledi. Akay, cevaplanma oranının yüzde 70 olduğunu belirterek, yanıtların içeriğinin de önemli olduğunu ifade etti.

Karaca: Kültür etkinliklerine erişim kısıtlı

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 2026’nın ilk altı ayında konser ve gösteri yasaklarının sürdüğünü söyledi. RTÜK’ün 6 Kasım 2026’ya kadar aldığı kararlar arasında 116 programın yasaklandığını, bunların 61’inin iktidar politikalarını eleştiren yayın kuruluşlarına yönelik olduğunu kaydetti. Karaca, “Kültür ve sanat hayatına yönelik baskılar, konser yasakları, arkasından gösteri yasakları, sanatçıların gösterilmesi gibi yorumlar eksilmek bir tarafa olağan hale gelmiş” dedi. TÜİK’in 2022 verilerine göre 15 yaş üzerindekilerin yüzde 83,3’ünün hiç sinemaya gitmediğini, yüzde 23’ünün ekonomik nedenlerle sinemaya gidemediğini aktaran Karaca; vatandaşların yüzde 93,7’sinin tiyatro ve konser gibi canlı performanslara katılamadığını, yüzde 90’ının ise hiç müze, tarihi ya da kültürel alan ziyaret edemediğini belirtti. AK Parti tarafından hazırlanan 2025 yılı raporuna göre yaz aylarında toplumun yüzde 65,6’sının ekonomik nedenlerle tatile çıkmadığını, düşük gelirlilerde bu oranın yüzde 81,3’e ulaştığını söyledi. Denizli’de Karahayıt için Denizli Genç İş İnsanları Derneği’nin hazırladığı termal turizm projesinin ödenek ayrılmadığından hayata geçirilemediğini belirten Karaca, Pamukkale’de su yönetimi ve kontrolündeki sorunların travertenlerin yeniden kararmasına yol açtığını savundu. Düzenli kontrol yapılmasını isteyen Karaca, “Önerim Pamukkale Üniversitesi'nin öncülüğünde bir enstitü kurulması” dedi.

Turizm hedefi 100 milyar dolardan 73,5 milyara indi

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, 2023’teki sistem değişikliğinden sonra birçok bakanın değiştiğini, Mehmet Nuri Ersoy’un görevini sürdürdüğünü belirtti. Kartalkaya faciasına rağmen Ersoy’un görevde kalmasını eleştiren Usta, kültür, dil, tarih ve sanat alanlarının boş bırakıldığını savundu. 12. Kalkınma Planı’nda 2028 turizm geliri hedefinin 100 milyar dolar olduğunu, son Orta Vadeli Program’da aynı yıl için 73,5 milyar dolara düşürüldüğünü söyleyen Usta, “Dolayısıyla uzun vadeli meselelere baktığınızda, hedefler açısından baktığınızda çok ciddi bir başarı da yok” dedi. Samsun’un kişi başına gelirde Türkiye’nin 42’nci sırasında bulunduğunu belirten Usta; kara, hava, deniz ve demir yolu ulaşımına rağmen kentin turizmde yeterince gelişmediğini ifade etti. Yabancı turist sayısının yok denecek kadar az, yerli turist sayısının da düşük olduğunu, ziyaretçilerin konaklama sürelerinin kısa kaldığını söyledi. Turizmi çeşitlendirme ve sezon dışına yayma hedefleri kapsamında Samsun’un yeterince değerlendirilmediğini kaydetti.

Tanhan’dan Koma Amed için konser çağrısı

DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, yaklaşık 30 yıl yasaklı kalan Koma Amed’in Türkiye’nin çeşitli illerinde, özellikle İstanbul ve Diyarbakır’da konser verdiğini ve yoğun ilgi gördüğünü belirterek, grubun Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası salonunda konser vermesi için Bakan Ersoy’a çağrıda bulundu. Tanhan, “Şimdi de Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın konser salonunda sizin öncülüğünüzde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncülüğünde bir konser verirse işte sunumunuzda ifade ettiğiniz barış, birlik ve beraberlik için topluma büyük bir öncülük edecektir” dedi. Yabancı tiyatro gruplarının Türkiye’ye davet edilmesi planlanırken bazı oyunların yasaklanmasını eleştiren Tanhan, ulusal ve uluslararası opera, bale ve Kültür Yolu festivallerindeki toplam bin 241 temsilde 653 bin seyirciye ulaşıldığı açıklamasını da değerlendirdi. Yerel sanatçıların, dinamiklerin ve yönetimlerin etkinliklere daha çok katılmasını istedi. TRT bünyesindeki Kürtçe yayın yapan kanal ile özel tematik kanalların ana dilde yayıncılık ihtiyacını gösterdiğini savunan Tanhan, bağımsız medya kuruluşlarının ekonomik ve bürokratik engellerle karşılaştığını ileri sürdü. Yayın akışının en az yüzde 50’sini Türkçe dışındaki ana dillerde yapan televizyon ve radyolara destek verilmesini, ilk aşamada beş ya da on yayın kuruluşunun bu kapsama alınmasını önerdi.

Bu Yazıyı Paylaş