ALDAŞ davasında 21 sanık hakim karşısında
ALDAŞ soruşturması kapsamında 'zimmet, dolandırıcılık ve rüşvet' suçlamasıyla yargılanan 21 sanık hakim karşısına çıktı. Eski Başkan Muhittin Böcek, kamu zararı iddialarını reddetti.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) ile belediye iştiraki ALDAŞ'a yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, 'zimmet, dolandırıcılık ve rüşvet' suçlamasıyla yargılanan 21 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, savunmasında, "ALDAŞ bünyesindeki bütün işleri kalem kalem kontrol edebilmem mümkün değildir. Bugüne kadar hiçbir bürokratıma usulsüz işlem yapılması yönünde talimat vermedim. Kamu zararı iddialarını şiddetle reddediyorum, kabul etmiyorum" dedi. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Muhittin Böcek'in yanı sıra eski ASAT Genel Müdürü İbrahim K., eski ALDAŞ Genel Müdürü Kıvanç Bülent K., eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Z. ve diğer sanıklar ifade verdi. Böcek, ALDAŞ ile ASAT arasındaki müşavirlik sözleşmesinin önceki dönemlerde de devam ettiğini ve yüzde 15 ek ödemenin kendi döneminde başlamadığını belirtti. Kişisel menfaat sağlama gibi bir amacının olmadığını vurgulayan Böcek, Büyükşehir Belediyesi ve ASAT'ın temsil ve ağırlama ödeneklerinin yasal dayanağı olduğunu söyledi. Fransız Kalkınma Ajansı'ndan kredi alınması sürecindeki temsil ve ağırlama harcamalarının ALDAŞ tarafından karşılanıp ASAT'a fatura edilmiş olabileceğini ancak kişisel harcamalar konusunda talimatının olmadığını ifade etti. Mülkiye başmüfettişinin şahsi harcama olarak değerlendirdiği işlemlerden haberi olmadığını dile getirdi. 16 belediye iştiraki şirketin bulunduğunu ve hepsini kontrol etmesinin mümkün olmadığını belirten Böcek, yönetim kurulu kararıyla genel müdürlere imza yetkisi verildiğini ve bu kişilerin iş ve işlemlerinde usulsüzlük yapıp yapmadıklarına dair bilgisi olmadığını söyledi. Sanık Melek K. ise şirket yönetimi tarafından kendisine iletilen veya söylenen başka bir husus olmadığını, usulsüzlük iddialarını öğrendiği anda görevinden ayrılmak istediğini ancak kurumsal hiyerarşi gereği devam etmesi gerektiği belirtildiğini anlattı. Kasıt olmaksızın kamu zararı oluştuğunu öğrendiği anda şahsına atfedilen kamu zararının tamamını dava açılmadan önce kendi adına yatırdığını belirtti. Diğer sanıklar da ifadelerinde suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, yeniden bilirkişi raporu hazırlanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

