Alperenler’den Yazıcıoğlu çıkışı: Bu bir kaza değil, suikast
Alperenler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünü kaza değil suikast olarak niteledi. 17 yıldır cevap bekleyen soruların ve son tutuklamaların vicdanları yaraladığını duyurdu.

Beykoz Ülkü Yolu hesabından paylaşılan bildiride Alperenler Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği, “Sistem ama nasıl bir sistem? Böyle bir sisteme sitem!” başlığıyla kamuoyuna seslendi. Dernek, son yıllardaki hukuk tartışmalarından geçim sıkıntısına, organize suçtan “fon skandalı” iddialarına kadar pek çok gelişmeye işaret etti.
Bir gazetecinin sözü hatırlatıldı:
“Sistem sistem değil, mübarek sanki tam otomatik kurutma makinesi! Öyle bir hızla dönüyor ki anlayıp kavramak bile mümkün değil!”

ADALET TARTIŞMASI VE YAZICIOĞLU DOSYASI
Açıklamada Adalet Bakanı’nın önceki dönem soruşturmalarına atıf yapıldı. Faili meçhul dosyaların yeniden gündeme geldiği, uyuşturucu, organize suç ve fon skandalı iddialarında operasyonların arttığı belirtildi. Hukukun herkese aynı uygulanıp uygulanmadığı tartışmasının ise düşmediği kaydedildi.
Dernek, 17 yıldır kapanmayan yara olarak Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin ölümünü işaret etti.
“BUNU KAZA OLARAK GÖRMÜYORUZ”
Bildiride özellikle şu nokta vurgulandı: Hadise kaza olarak görülmüyor. Alperenler yönetimi, ilk günden beri bunun suikast olduğu kanaatini taşıdığını ve 17 yılın bu görüşü değiştirmediğini açıkladı.
Sorulan asıl soru şöyle formüle edildi:
Muhsin Yazıcıoğlu'na yönelik suikastın bütün failleri, azmettiricileri ve olayın üzerinin örtülmesinde sorumluluğu bulunanlar ne zaman bütünüyle ortaya çıkarılacaktır?
EKİCİ VE ÖNALAN TUTUKLAMASINA TEPKİ
Son dönemde ana soruşturmanın derinleştirileceği, yeni isimlerin dosyaya girdiği ve helikopterden söküldüğü belirtilen kayıt cihazlarıyla ilgili gelişmeler olduğu belirtildi. Ancak Av. Selami Ekici ile Emrullah Önalan’ın gözaltına alınıp tutuklanması “şaşırtıcı” bulundu.
Ekici’nin, hadisenin helikopter kazası olmadığı tezini savunduğu ve takipsizlik kararlarının kaldırılmasını sağladığı hatırlatıldı. Tutuklamaların, kırım sonrası “infaz suretiyle” ölüm iddiasına ilişkin görüntü beyanlarıyla bağlantılı yansıdığı kaydedildi.
Dernek, kimseyi peşinen suçlu ilan etmediğini, ancak suikastın aydınlatılması için çalışan isimlerin tutuklanmasının vicdanları yaraladığını bildirdi.
17 YILLIK CEVAPSIZ SORULAR
Açıklamada helikopterin düştüğü yerin günlerce belirlenememesi, aramada hedef şaşırtıldığı iddiaları, merhum gazeteci İsmail Güneş’in yardım çağrıları, köylülerin bölgeye ulaşmasının engellendiği ve Sikorsky tipi helikopterlerin indiği yönündeki iddialar sıralandı.
Yazıcıoğlu’nun hayatta olduğu, bacağının kırıldığı ve hastaneye sevk edildiği haberlerinin kim tarafından servis edildiği soruldu. Kayıt cihazlarının bulunamadığı tartışması sürerken dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a atfedilen “Kazadan kaza çıkarmayın.” sözü hatırlatıldı.
Radar kayıtları, uçuş rotaları ve olay saatindeki hava hareketlerine ilişkin iddiaların yeterince araştırılıp araştırılmadığı da kamuoyuna soruldu.
TALEPLER
Dernek, itirazının şahıslara değil adalet duygusunu yaralayan sisteme olduğunu vurguladı. Talebi şöyle özetledi:
Muhsin Yazıcıoğlu suikastı bütün yönleriyle aydınlatılmalıdır.
Soruşturma nereye uzanıyorsa uzansın…
Kime dokunuyorsa dokunsun…
Hangi makamı, hangi dönemi, hangi kişiyi veya hangi kurumu işaret ediyorsa etsin…
Hiçbir iddia karanlıkta bırakılmamalıdır.
Hiçbir delil göz ardı edilmemelidir.
Hiçbir makam hukukun üzerinde görülmemelidir.
Hiç kimse korunmamalıdır.
Ve hiç kimse de delilsiz bir şekilde suçlu ilan edilmemelidir.
Bildiri, “Adalet gecikebilir; fakat hakikat kaybolmaz” cümlesiyle sona erdi. Sorumluların bağımsız yargı önünde hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi istendi.
Bakmadan Geçme
Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 şüpheli tutuklandı
Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu davasının takipçisi olacaklarını açıkladı
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon
Destici: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması takip edilecek
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 47 şüpheliye işlem
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında ikinci dalga: FETÖ bağlantısı
