Siyaset

Altaylı’dan Deniz Göktaş Çıkışı: "İstenen Buydu!"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın tutuklanan komedyen Deniz Göktaş için yaptığı "gündem işgali" çıkışına gazeteci Fatih Altaylı'dan sürpriz destek geldi. Altaylı, "Belki de istenen buydu" diyerek gözden kaçan dev krizleri sıraladı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Altaylı’dan Deniz Göktaş Çıkışı: "İstenen Buydu!"

Dijital medyada gündemden düşmeyen komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasının ardından siyaset ve medya dünyası arasındaki tartışma yeni bir boyut kazandı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’ın Göktaş’ı hedef alan sert sözlerine, gazeteci Fatih Altaylı’dan ezber bozan bir analizle kısmi destek geldi. Altaylı, bu tutuklama dalgasıyla Türkiye'nin asıl konuşması gereken hayati meselelerin perdelendiğini öne sürdü.

Oktay Saral: "Bu Ülke İçin Züldür"

Krizin fitilini ateşleyen açıklama, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’dan gelmişti. Saral, kişisel X (Twitter) hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, adli sürecin kamuoyunda bu denli yer bulmasına şu sözlerle tepki göstermişti:

“Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur.”

Fatih Altaylı: "Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ile Aynı Fikirdeyim"

Gazeteci Fatih Altaylı, normal şartlarda yan yana gelmesinin imkansız olduğunu belirttiği Oktay Saral ile benzer bir noktada buluştuğunu ifade etti. "Bu cümleyi ben şöyle kuruyorum" diyebilirim diyen Altaylı, gündemin yapay şekilde işgal edilerek devasa ekonomik ve diplomatik krizlerin üstünün örtüldüğünü savundu.

Altaylı, Göktaş krizinin gölgesinde kalan kritik başlıkları şu şekilde sıraladı:

"Biz Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasını, tutuklanmasını, Kayyum’un zorla kendisi ile görüşmesini konuşurken 'hamisi' olduğumuzu söyledikleri Suriye, karasularındaki hidrokarbon rezervleri için Amerikan, Fransız ve Katar şirketleriyle anlaşma imzaladı, Suriyeliler için yıllar boyu tahminen 100 milyar dolardan fazla para harcayıp, iç barışını tehlikeye atan Türkiye’ye zırnık koklatılmadığını konuşamadık. Kimi haklı, çoğu haksız ithamlarla dolu AB raporunu konuşamadık. Silivri’deki duruşmaların en önemli iki savunmasını ve mahkeme salonunda olanları konuşamadık. Oda TV’nin gündeme getirdiği, ancak ben ve Sözcü gazetesi sorunca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yalanlanan Aselsan’ın Amerikan fonlarına satışı işini konuşamadık. Bırakın bu yüksek mevzuları, Haziran ayı enflasyonunun düşük çıkmasını ve bu nedenle memur zamlarının da düşük kalmasını bile konuşamadık."

"Belki de İstenen Tam Olarak Buydu"

Sürecin troller ve yargı eliyle büyütülmemesi durumunda Türkiye'nin gerçek sorunlarıyla yüzleşebileceğini belirten Fatih Altaylı, yazısını çarpıcı bir şüpheyle noktaladı:

"Oysa Deniz Göktaş ile ilgili troller hemen harekete geçmese, böyle bir soruşturma açılmasa, bir komedyen şovuna yüklediği veya yüklemediği anlamlardan dolayı cezaevine yollanmasa Türkiye çok daha önemli konularını konuşabilirdi. Ne bileyim, belki de istenen buydu."

Bu Yazıyı Paylaş