Anaokulunda korkunç kaza: 4 yaşındaki çocuğun baş parmağı koptu
Antalya'da bir anaokulunda 4 yaşındaki Mavi İmer'in baş parmağı demir kapıya sıkışarak koptu. Aile, ihmal olduğunu belirterek sorumlular hakkında şikayetçi oldu.

Antalya'da bir anaokulunda meydana gelen olayda, 4 yaşındaki Mavi İmer isimli çocuğun baş parmağı demir kapıya sıkışarak koptu. Olayın ardından aile, ihmal olduğunu iddia ederek sorumlular hakkında şikayetçi oldu.

KAZA NASIL MEYDANA GELDİ?
Olay, 2 Ekim Salı günü saat 10.30 sularında Muratpaşa ilçesindeki bir anaokulunda gerçekleşti. Mavi İmer, okul bahçesinde düzenlenen bir etkinlik sırasında tuvalet ihtiyacını gidermek için öğretmeninden izin istedi. Öğretmeni, Mavi'yi bir sınıf arkadaşıyla birlikte ana binaya yönlendirdi. Görevliler tarafından açılan ana binanın demir kapısından içeri giren Mavi ve arkadaşı, dönüşte başlarında personel bulunmayan kapıyı kendileri açmak istedi. Bu sırada, aniden kapanan demir kapı, Mavi İmer'in sağ elinin baş parmağını sıkıştırdı. Demir kapının ağırlığı nedeniyle çocuğun baş parmağı birinci boğumundan koptu. Çocuğun çığlıklarını duyan öğretmenlerin ihbarı üzerine anaokuluna sağlık ekipleri sevk edildi. Mavi İmer, ambulansla kaldırıldığı özel hastanede yapılan mikrocerrahi operasyonuyla kopan parmağı dikildi.

AİLE İHMAL İDDİASINDA BULUNDU
Yaşanan olayın ardından Mavi İmer'in babası Seçkin İmer, okul yönetiminin ihmali olduğunu belirterek tepki gösterdi. İmer, "Mikrocerrahi ameliyatı oldu çocuğumuz. Tabii ki şu an içerisinde bir metal parçamız var. O çıkmadan bir şey diyemiyoruz. Tedavi süreci 1 yıla kadar sürecekmiş. Sağ el kalem tuttuğu parmak olduğu için çok tedirginiz. Okul hayatıyla ilgili, eğitim hayatıyla ilgili çok fazla şey yaşayabilir diye düşünüyoruz" dedi. Okul yönetiminin kendilerine yeterli bilgi vermediğini ve olayı basit bir kaza gibi göstermeye çalıştığını savunan İmer, "Okul etkinliği saatinde bahçedeyken çocuğumuz tuvalete gitme ihtiyacı hissetmiş ve öğretmenine bunu paylaşıyor. Öğretmen refakat etmek yerine yanına aynı yaş bir çocuğumuzu vererek ana binaya gönderiyor. Uzak bir mesafe olduğu için göz kontağı kuramıyor. Okulumuzda karşılama personelimiz de var aslında. Sanırım ya yerinde yoktu, ya başka bir iş yükü yüklendi. Bununla ilgili hiçbir fikrimiz yok. Çünkü okulun bize açıkladığı bir durum yok. Yani 'Çocuktur, kazadır, bu işler olabilir. Abartılmasın' gibi bir yaklaşım var. Biz diyoruz ki hani yardımcı öğretmen paraları, aidatları toplanırken; bu çocuktan tek başına okul içerisinde gözle görülmeyecek mesafelerde, demir kapılar aşarak, merdivenler çıkarak hayatlarını, yaşantılarını, okul eğitim hayatlarını tehlikeye atmasınlar istiyoruz. Okul yönetimi, 'Biz önlem almaya başladık. İhmallerimiz var. Bunu en kısa sürede çözeceğiz' demesi gerekirken bu konuda destek, yardım, bir talepte bulunmuyor" şeklinde konuştu. İhmalde payı olan kişi veya kişiler ve kurumlardan şikayetçi olduklarını ifade eden İmer, "Tabii ki adli bir süreç olduğu için şikayetçi olmak durumunda kaldık. Şikayetlerimiz bireysel değil. Kurum, kuruluş, müdür, kapı karşılama, öğretmen, tabii ki ihlale sebep olacak kişilerden şikayetçiyiz" dedi.

İLK YARDIM VE OKUL YÖNETİMİNİN TEPKİSİ
Olay yaşandığı sırada kendilerine net bilgi verilmediğini ve parmağın koptuğunu hastanede öğrendiklerini belirten İmer, "Bu olay yaşandığı anda ilk yardım da yok. Peçeteye sarılmış parmak ve ambulans beklenmiş. Biz çocuğu ilk olarak hastanede gördük. Olayla ilgili okul yönetiminin bize aktardığı bilgi yoktu. Hatta ameliyata gireceği esnada çocuğun ne yediği, içtiğiyle ilgili, en son kaç saat önce yemek yediğiyle ilgili öğretmenlerimiz açıklama bile yapamadı. Çocuğumuza sorarak ilerledik ve ameliyat sürecine girdik. Yönetimin 'Merak ediyoruz Mavi'yi, okula ne zaman döneceksiniz' gibi yaklaşımları oluyor. Fakat herhangi bir önlem alındığını, o kapının değiştiğini, yardımcı öğretmenin işe başladığını vesaire hiç duymadık" ifadelerini kullandı. Okulda önlem alınmasını ve başka çocukların canının yanmamasını istediklerini söyleyen İmer, "Biz bir şekilde bunu atlatırız. Başka okulla, başka tedavilerle yolumuzu çizeriz. Orada okuyan 300 çocuk, 600 veli var. Biz bunların, bu çocuklarımızın daha fazla acı çekmeden, eğitim sürecine devam etmesini talep ediyoruz. İş güvenlik uzmanlarıyla, gerek yaptırımlarıyla hukuken bu işin arkasındayız" diye konuştu. Olayla ilgili telefonla aranan okul yetkilileri ise herhangi bir açıklama yapamayacaklarını dile getirdi.
