Arama Kurtarma Bilincinin Önemi ve İnsanlığın Sınavı
ATAKUT Derneği Başkanı Tuğba Usturbelli Dursun ile Röportaj

Röportaj: Savaş Erman
Deprem kuşağında yer alan Türkiye, tarih boyunca birçok yıkıcı felaketle sınandı. 6 Şubat 2023 depremleri ise bu gerçeği bir kez daha acı biçimde hatırlattı. Her felakette kaybettiklerimiz kadar, yeniden ayağa kalkmamızı sağlayan dayanışma ruhu da öne çıktı. Bu noktada en kritik rollerden birini, gönüllülük esasına dayalı arama kurtarma ekipleri üstleniyor.
Bu bilinçle hareket eden ATAKUT Arama Kurtarma Derneği, yalnızca afet anlarında değil, toplumda farkındalık oluşturma çalışmalarında da önemli bir misyon yürütüyor. Dernek Başkanı Tuğba Usturbelli Dursun ile hem afetlerdeki insan hikâyelerini hem de hayatın içindeki dayanışma duygusunu konuştuk.

Kişisel Hikâye ve Motivasyon
Savaş Erman: Tuğba Hanım, sizi tanımayanlar için kısaca kendinizden ve ATAKUT Arama Kurtarma Derneği’ne uzanan yolculuğunuzdan bahseder misiniz?
Tuğba Usturbelli Dursun: Ben Tuğba USTURBELLİ. İnsan hayatına dokunmayı, dayanışmayı ve mücadeleyi merkeze alan bir yolun yolcusuyum. 2017 yılında kurduğumuz ATAKUT Arama Kurtarma Derneği, bir hayalden değil, bir ihtiyaçtan doğdu. Afetlerde bir el uzatmak, bir canı kurtarmak, bir umudu yeşertmek için çıktığımız bu yolda, gönüllülüğün ve birlik ruhunun neleri başarabileceğini her gün yeniden görüyoruz.
S.E.: Arama kurtarma alanına yönelmenize vesile olan bir olay ya da dönüm noktası oldu mu?
T.U.D.: Evet, afetlerde yaşanan çaresizlikleri yakından görmek beni çok etkiledi. İnsanların o anlardaki gözlerindeki korku, umutla karışık bekleyişi içimi yaktı. “Keşke elimden bir şey gelse” demek yerine, gerçekten bir şey yapmayı seçtim. ATAKUT’un temeli o kararla atıldı.
S.E.: Kadın bir lider olarak bu kadar zorlu ve riskli bir alanda görev almak size neler kazandırdı?
T.U.D.: Bu alan bana sadece güç değil, sabır, empati ve azim kazandırdı. Kadın olarak sahada olmak çoğu zaman ekstra mücadele gerektiriyor ama ben bunu bir dezavantaj değil, bir fark yaratma fırsatı olarak görüyorum. Kadınların soğukkanlılık, dikkat ve dayanıklılığı gerçekten büyük değer katıyor.
S.E.: Saha çalışmalarında sizi en çok etkileyen veya unutamadığınız bir anı var mı?
T.U.D.: Bir çocuğun enkazdan çıkarıldıktan sonra bana sarılıp “Artık korkmuyorum” demesi, bu işi neden yaptığımızı en sade haliyle anlatıyor. O cümle, bütün yorgunluğumuzu unutturan bir anlam taşıyor.

S.E.: Sizi ayakta tutan motivasyon ve inanç kaynağınız nedir?
T.U.D.: İnsanların birbirine güvenini yeniden inşa etmek. Bir canın kurtulduğunu görmek, bir ailenin yeniden kavuştuğunu bilmek her şeye değer. Arkamda dimdik duran güçlü bir ekip var; onların inancı, bu mücadeledeki en büyük gücüm.
Dernek ve Çalışma Alanları
S.E.: ATAKUT Arama Kurtarma Derneği’nin kuruluş amacı ve temel hedefleri nelerdir?
T.U.D.: 2017’de tamamen gönüllülük temeliyle kurduk. Amacımız, afet anlarında profesyonel müdahale kapasitesine sahip bir sivil güç oluşturmak. Afet sonrası kadar afet öncesi hazırlık ve farkındalık da önceliğimizdir. Bizim için “insan hayatı” her şeyin önündedir.
S.E.: Derneğiniz hangi bölgelerde aktif olarak faaliyet gösteriyor?
T.U.D.: ATAKUT, Bursa merkezli bir ekip olarak doğdu ama bugün Türkiye’nin birçok ilinde aktif görev alıyor. AFAD koordinasyonunda operasyonlara katılıyor, bölgesel eğitimler ve tatbikatlarla ekiplerimizi hazır tutuyoruz.
S.E.: Son dönemde gerçekleştirdiğiniz önemli operasyonlardan veya projelerden bahseder misiniz?
T.U.D.: “Afet Bilinci Eğitimleri” projemizle yüzlerce kişiye ulaştık. Okullarda, kamu kurumlarında, mahallelerde halkı bilinçlendiriyoruz. Ayrıca deprem sonrası lojistik ve destek faaliyetlerinde de görev aldık. Bizim için her proje, bir cana dokunma ihtimalidir.
S.E.: Afet sonrası psikososyal destek veya eğitim çalışmaları da yürütüyor musunuz?
T.U.D.: Evet, afet sadece fiziksel değil psikolojik bir yıkımdır. Gönüllü psikologlarımız ve sosyal hizmet uzmanlarımızla özellikle çocuklar ve ailelere destek sağlıyoruz. Eğitimlerle de toplumun direncini artırıyoruz.
S.E.: AFAD ve diğer kurumlarla iş birliğiniz nasıl ilerliyor?
T.U.D.: İş birliğine inanıyoruz. AFAD, belediyeler, kamu kurumları ve STK’larla koordineli çalışıyoruz. Çünkü afetle mücadele bir ekip işidir. Birlikte hareket ettiğimizde çok daha fazla hayat kurtarabiliyoruz.

Afet Bilinci ve Gönüllülük
S.E.: Türkiye’de afet bilinci sizce hangi seviyede?
T.U.D.: Artış var ama yeterli değil. Afet bilinci bir kültürdür. Bu kültürün yerleşmesi süreklilik ister. Eğitimler, tatbikatlar ve doğru bilgilendirme çok önemli.
S.E.: Atakut olarak halkı bilinçlendirmek için neler yapıyorsunuz?
T.U.D.: Farkındalık eğitimleri, ilk yardım seminerleri, saha tatbikatları düzenliyoruz. Hedefimiz, her bireyin bir “ilk müdahale gönüllüsü” olabilecek bilgiye sahip olması. Çünkü her saniye, bir hayat demektir.
S.E.: Bireylere afet hazırlığı konusunda önerileriniz neler?
T.U.D.: Herkes yaşadığı evden sorumludur. Riskleri tanımak, aile afet planı yapmak, eşyaları sabitlemek, acil çanta hazırlamak çok basit ama hayati adımlardır.
S.E.: Gençlere gönüllülük çağrınız ne olurdu?
T.U.D.: Gençler bu ülkenin gücüdür. “Bir kişinin hayatına dokunmak, dünyayı değiştirmeye başlamak demektir.” Gönüllülük sadece yardım değil, karakter ve sorumluluk gelişimidir.
S.E.: Gönüllülük sizin için ne ifade ediyor?
T.U.D.: İnsan olmanın en saf hâli. Karşılık beklemeden, bir hayat kurtarma umuduyla yola çıkmak. Biz ATAKUT’ta bu ruhla bir araya geldik; biliyoruz ki, “Birlikte güçlü, birlikte hayat kurtarırız.”

Kadın Liderliği ve Toplumsal Dayanışma
S.E.: Kadınların afet yönetimindeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
T.U.D.: Kadınlar afet yönetiminin her aşamasında fark yaratıyor. Sadece sahada değil, planlama ve psikososyal destekte de önemli roller üstleniyorlar.
S.E.: Kadın gönüllülerin sahadaki katkıları neler?
T.U.D.: Kadın gönüllülerimiz inanılmaz bir dayanıklılık ve azim gösteriyor. Zor koşullarda bile asla geri adım atmıyorlar. Onlar ekip ruhunun can damarları.
S.E.: Kadın lider olarak karşılaştığınız zorluklar oldu mu?
T.U.D.: Elbette. “Kadın bu işi yapamaz” diyenler oldu ama ben bunları motivasyon kaynağına dönüştürdüm. Bugün sahadaki başarımızla o önyargıları yıktığımızı görmek gurur verici.
S.E.: Liderlik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?
T.U.D.: Benim için liderlik, birlikte yürüyebilmektir. ATAKUT’ta herkesin sesi değerlidir. Ekip ruhu güven, saygı ve paylaşım üzerine kuruludur. Biz daima “biz” diyerek ilerliyoruz.

Gelecek Vizyonu ve Mesaj
S.E.: Türkiye’nin afetlere hazırlık düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?
T.U.D.: İlerlemeler var ama hâlâ eksikler bulunuyor. Güçlü yönümüz dayanışmamız; zayıf yönümüz ise afet öncesi hazırlığa yeterince önem vermememiz. Bilinçli toplum güçlü afet yönetimi demektir.
S.E.: Yeni projelerinizden bahseder misiniz?
T.U.D.: “Afet Hazırlık Okulu” projemizle çocuklara ve yetişkinlere sürekli eğitimler vereceğiz. Kadın gönüllüler için özel saha eğitimleri planlıyoruz. Hedefimiz bütüncül bir sistem kurmak.
S.E.: Toplumsal dayanışmayı nasıl güçlendirebiliriz?
T.U.D.: Gönüllülük bilincini yayarak. Her birey ve kurum bu bilinçle hareket etmeli. Dayanışma bir milletin en büyük gücüdür.
S.E.: Afetlerde umut ve moralin önemi nedir sizce?
T.U.D.: Umut, hayatta kalmanın en güçlü kaynağıdır. Bazen bir el, bir söz, bir bakış bile bir hayatı yeniden kurabilir.
S.E.: Son olarak gençlere mesajınız?
T.U.D.: Türk gençliği bu ülkenin umududur. Gönüllülük, karakterin en güzel yansımasıdır. “Bir kişinin hayatını değiştirmek, dünyayı değiştirmeye başlamaktır.” Vazgeçmeyin; bir canın umudu siz olabilirsiniz.

