Arıkan: Partili sistem devleti ve partiyi karıştırıyor
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin devlet ve partiyi karıştırdığını belirterek, ekonomideki enflasyon, faiz ve vergi sorunlarına dikkat çekti. Sistemin tıkanıklığını vurgulayan Arıkan, köklü refo

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kayseri Kocasinan İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin mevcut sisteminin temel sorunlarının başında partili cumhurbaşkanlığı sisteminin geldiğini belirtti.

Ekonomik sorunlar ve enflasyon vurgusu
Arıkan, "Bugün sistemin asıl problemi partili cumhurbaşkanlığı sistemidir. Bir Cumhurbaşkanı'nın aynı zamanda bir siyasi parti genel başkanı olduğu, devlet ve partinin birbirine karıştığı, devlet imkanlarının parti imkanlarına dönüştüğü bir yapıyı bugün makyajlayarak kurtaramazsınız" dedi. AK Parti'nin ekonomik üçgenini enflasyon, faiz ve vergi olarak sıralayan Arıkan, özellikle enflasyonun "en büyük kul hakkı" olduğunu söyledi. Maaş artışları öncesinde enflasyonun baskıyla düşürülüp, artış sonrası tekrar yükseltildiğini, hatta "tahmin edilen enflasyon" gibi algı yaratma çabalarının olduğunu savundu. 2026 yılı sonu için başlangıçta %12, sonrasında %28 olarak açıklanan enflasyon rakamlarını çelişkili bulduğunu ifade etti. Ayrıca, bütçedeki faiz ödemelerinin devasa boyutlarda olduğunu ve önümüzdeki yıllarda bu rakamın daha da artacağını vurguladı. Ankara'da eylem yapan madencilerin alamadıkları maaşlar için devlet garantisindeki kurumlardan kaçmak zorunda kalmalarını da gündeme getiren Arıkan, en çok kurumlar vergisi ödeyen ilk 10 firmanın yedisinin bankalardan oluştuğunu belirterek, "Paradan para kazananlar Türkiye'de en fazla kurumlar vergisini ödeyen firmalar olmuştur" dedi.

Sistemin tıkanıklığı ve çözüm önerileri
Vergi konusuna da değinen Arıkan, araç alımından cep telefonu faturalarına, mutfak tüpünden tuvalet kağıdına kadar birçok alanda alınan vergileri örnek gösterdi. AK Parti'nin 25 yıl önce iktidara gelirken vaatlerinden birinin ekonomiyi düzeltmek olduğunu hatırlatan Arıkan, o dönemde Türkiye'nin enflasyonda dünyada beşinci sırada olduğunu, 25 yıl sonra ise hala aynı sırada yer aldığını söyledi. Bu durumun iktidarın yıprandığının ve çözüm üretemediğinin göstergesi olduğunu belirtti. Saadet Partisi olarak hazır olduklarını, kadroları, teşkilatları ve projeleriyle bu işi başarabileceklerini ifade etti. Arıkan, Türkiye'nin "lansmanlarla yönetilen" bir ülkeden "operasyonlarla yönetilen" bir hale geldiğini savunarak, devletin görevinin olağan hayatı güvence altına almak olduğunu vurguladı. 2018'de geçilen Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'ne dair endişelerinin haklı çıktığını, sistemin tek elde toplandığı, Meclis'in denetim gücünün zayıflatıldığı ve kurumların bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği bir modelin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Güçlü devletin güçlü tek adam değil, güçlü kurumlar, güçlü hukuk ve güçlü Meclis anlamına geldiğini belirtti. Arıkan, "araba duvara toslamış, araba pert olmuş" benzetmesiyle sistemin revize edilmesi yerine köklü bir reforma ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Partili cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilmesi, Cumhurbaşkanı'nın tarafsız bir makama çekilmesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin esasen tesis edilmesi ve yargı bağımsızlığının uygulamada sağlanması gibi üç temel şart öne sürdü. İktidara geldiklerinde milletin alın terini faizcilere yedirmeyeceklerini, maaş artışlarını enflasyonla geri almayacaklarını, gereksiz makam ve bütçeler tahsis etmeyeceklerini, iş bilmeyene makam vermeyeceklerini ve gençlerin evlenme hayallerini erteletmeyeceklerini söz verdi. Ayrıca, adalet düzeninin bir telefonla değişen bir yapıya sahip olmayacağını ve dış politikanın hamaset aracına dönüştürülmeyeceğini ifade etti.


Bakmadan Geçme
Arıkan, Azerbaycan'a başörtüsü yasağı için mektup yazdı
Mahmut Arıkan, Cevdet Yılmaz'ın Meclis sunumunu eleştirdi
Mahmut Arıkan, fon vurgununu örgütlü yapı olarak tanımladı
Mahmut Arıkan, operasyon görüntülerinin paylaşımına tepki gösterdi
Saadet’ten kademeli emeklilik çağrısı! EYT sonrası insanlar ötekileştirildi
Arıkan'dan fon krizi tepkisi: Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu
