Dünya

Arnavutluk Ayakta: Trump Ülkeyi Karıştırdı!

Arnavutluk, yakın tarihin en büyük kitlesel protestolarından birine sahne oluyor.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Arnavutluk Ayakta: Trump Ülkeyi Karıştırdı!

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’a ait bir şirkete, Adriyatik Denizi’ndeki stratejik ve ekolojik öneme sahip bir adanın turizm yatırımları için tahsis edilmesi, halkı sokaklara döktü. Ülke genelinde 5 gündür aralıksız devam eden protestolara katılanların sayısının 500 bine ulaştığı belirtiliyor.

5 Gündür Dinmeyen Öfke: 500 Bin Kişi Sokaklarda

Başkent Tiran başta olmak üzere, sahil şeridindeki Vlora ve Durres gibi büyük şehirlerde meydanlar hıncahınç doldu. Sivil toplum kuruluşları, çevre örgütleri ve muhalefet partilerinin çağrısıyla başlayan eylemler, kısa sürede çığ gibi büyüyerek hükümet karşıtı kitlesel bir harekete dönüştü.

Resmî olmayan verilere göre, 5. gününü geride bırakan gösterilerde yaklaşık 500 bin Arnavutluk vatandaşı, "Adamız satılık değil", "Sömürgeci yatırımlara hayır" ve "Hükümet istifa" sloganlarıyla yürüdü. Kolluk kuvvetlerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı protestolarda, zaman zaman parlamento binası önünde gergin anlar yaşandı.

Tartışmaların Odağındaki Proje: Sazan Adası

Protestoların merkezinde, Arnavutluk’un güneybatısında yer alan ve uzun yıllar askeri üs olarak kullanılan stratejik Sazan Adası bulunuyor. Jared Kushner’ın lüks otel ve villa zinciri inşa etmek amacıyla hazırladığı milyar dolarlık gayrimenkul projesinin hükümet tarafından onaylanması, bardağı taşıran son damla oldu.

Göstericiler ve uzmanlar, projenin sadece egemenlik haklarını zedelemekle kalmayacağını, aynı zamanda bölgenin el değmemiş ekosistemine, deniz canlılarına ve doğal sit alanlarına geri döndürülemez zararlar vereceğini savunuyor. Arnavutluk hükümeti ise projenin ülke ekonomisine büyük bir turizm geliri ve istihdam sağlayacağını öne sürerek geri adım atmayacağının sinyallerini veriyor.

"Kushner Projesi Ulusal Güvenlik ve Çevre Tehdididir"

Mitinglerde söz alan muhalefet liderleri ve çevre aktivistleri, Başbakan Edi Rama ve hükümetini, ülkenin milli varlıklarını yabancı sermayeye peşkeş çekmekle suçladı. Yapılan ortak açıklamalarda şu ifadelere yer verildi:

"Bu karar, şeffaf olmayan bir sürecin ve siyasi imtiyaz arayışlarının bir ürünüdür. Yüzyıllardır korunan askeri ve doğal bir sit alanının, sırf siyasi ilişkiler uğruna küresel bir sermaye grubuna teslim edilmesini kabul etmeyeceğiz. Bu yürüyüş, adamızı ve geleceğimizi kurtarma yürüyüşüdür."

Uluslararası basının da yakından takip ettiği olayların ardından, Washington ve Tiran hattından gelecek resmi açıklamalar merakla beklenirken, protestocular talepleri kabul edilene ve ada tahsisi iptal edilene kadar meydanları terk etmeyeceklerini ilan etti.

Bu Yazıyı Paylaş