Asperger sendromu: Yanlış anlamalar ve gerçekler
Asperger sendromu, yanlış anlaşılan nörogelişimsel bir farklılık olarak önemli özelliklere sahip. Uzmanlar, bu sendromun anlaşılması gereken bir durum olduğunu vurguluyor.

Asperger sendromu, nörogelişimsel bir farklılık olarak ilk kez 1976 yılında tanımlandı. Bu sendrom, 2013 yılından itibaren otizm spektrum bozuklukları içinde yer almakta ve adını Avusturyalı çocuk doktoru Hans Asperger'den almaktadır. Asperger sendromuna sahip bir çocuğun özelliklerini anlamak, birçok kişi için zorlu bir süreç olabiliyor.
YANLIŞ ANLAŞILAN BİR FARKLILIK
Psikiyatrist Dr. Sadıga Osmanlı Shırolu, Asperger sendromunun toplumda genellikle ''uyumsuzluk'' olarak algılandığını, ancak bu yaklaşımın doğru olmadığını vurguladı. Dr. Shırolu, insanların sosyal kuralları sezgisel değil, öğrenerek anladıklarını belirtti ve bu durumun hatalı anlaşılmasına neden olduğunu ifade etti. Asperger sendromunun, bir eksiklik değil, beynin bilgiyi işleme biçimindeki farklılık olduğunu dile getirdi.
DUYGULARI ANLAMAK VE İFADE ETMEK
Asperger sendromu taşıyan bireylerin sosyal iletişim alanında belirgin farklılıklar yaşadığını belirten Dr. Shırolu, bu bireylerin günlük yaşamda çoğunlukla farkında bile olmadan kullandıkları becerilerde zorluk yaşayabileceklerini söyledi. Duygularını derin bir şekilde yaşadıkları halde, hislerini ifade etme biçimlerinin farklılık gösterdiğini ekledi. Toplumda sıkça karşılaşılan bir yanlış anlama ise Asperger özelliklerinin empati eksikliği ile eşitlenmesidir. Dr. Shırolu, bu noktada empatiyi anlama ve ifade etme biçimlerinin farklı olduğunu belirtti. Asperger sendromuna sahip bireylerin, belirli alanlarda derin ve yoğun bir ilgi geliştirdiklerini de vurgulayan Dr. Shırolu, bu ilgi alanlarının uygun destekle büyük bir üretkenliğe dönüşebileceğini ifade etti. Ayrıca, günlük yaşamın ani değişikliklerine karşı kaygılı olabileceklerini ve bunun aslında zihinsel düzen arayışı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
TEŞHİSİN ÖNEMİ
Asperger sendromunda tanı süreci, klinik gözlem ve gelişimsel öyküye dayanırken, erken teşhisin yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Uzman, bireyin değişmesi gereken bir durumdan ziyade, anlaşılması gereken bir farklılık olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Amacın sosyal iletişim becerilerini desteklemek ve güçlü yönleri ön plana çıkarmak olduğunu belirten Dr. Shırolu, doğru yaklaşımla Asperger sendromuna sahip bireylerin son derece başarılı ve bağımsız bir yaşam sürebileceklerini hatırlattı.
