Gündem

Avukatlar isyan etti: 'Ortada yargı süreci yok, bu siyasi bir saldırı!

Çağlayan'da bir araya gelen avukatlar, NATO Zirvesi öncesi tutuklanan meslektaşlarına yönelik operasyonları protesto etti. Avukatlar, ortada bir yargı süreci olmadığını, bunun politik kimliklere ve avukatlık pratiklerine yönelik siyasi bir
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
Avukatlar isyan etti: 'Ortada yargı süreci yok, bu siyasi bir saldırı!

7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesi gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında tutuklanan avukatlar ve bazı hukukçulara yönelik gerçekleştirilen operasyonlar, İstanbul Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde düzenlenen bir protestoyla kınandı. Eylemde yapılan açıklamada, baro başkanları ve meslektaşlarıyla yapılan görüşmelerin dahi sorgulanarak mesleki faaliyetlerin kriminalize edildiği vurgulandı. Hazırlanan soruşturma dosyalarındaki mesnetsiz soruların, ortada bir yargı süreci olmadığını, aksine meslektaşların politik kimliklerine ve avukatlık pratiklerine yönelik bir siyasi saldırı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiği belirtildi.

Avukatlar isyan etti: \

NATO ZİRVESİ BAHANE EDİLDİ, HUKUKÇULAR HEDEF ALINDI

NATO Zirvesi öncesinde yapılan operasyonlar sonucu Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı Avukat Ezgi Önalan ile şube üyeleri Avukat Yunusemre Işık ve Avukat Doğa İncesu için Çağlayan'da İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması düzenlendi. Büyükçekmece Belediyesi Davası nedeniyle olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı adliye önünde, açıklama öncesinde kısa bir yürüyüş gerçekleştiren avukatlar, "Savunma susmadı susmayacak", "Devrimci avukatlar onurumuzdur" sloganları attı. ÇHD şube yöneticileri Avukat Gülyeter Aktepe ve Kemal Aytaç yaptıkları konuşmalarda, son aylarda avukatların hiçbir suç işlememelerine rağmen gözaltına alınıp tutuklandığını belirterek, arkadaşlarının emperyalizme ve savaşa karşı çıkıp barışı savunmaktan başka bir suçları olmadığını dile getirdiler.

'AVUKATLARA AYRICALIK DEĞİL, ANAYASAL GÜVENCE İSTİYORUZ'

İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Rukiye Leyla Süren, savunmanın tutuklu durumda olduğunu vurgulayarak, Anayasa'nın 13. ve 19. maddelerine aykırı bir şekilde meslektaşların sebepsiz yere tutuklu olduğunu belirtti. Avukatların, avukatlık kanununun öngördüğü aşamalar tamamlanmadan evlerinde, sokakta veya ofislerinde gözaltına alınıp günlerce tutulduktan sonra adliyelerde tutuklandığını ifade etti. Süren, basın emekçileri veya kadınlar ve çocuklar öldürüldüğünde savunmanın her zaman onların sesi olduğunu hatırlatarak, avukatlara ayrıcalık istemediklerini, ancak yurttaşların sesi olan savunmanın ancak anayasa ve kanun çerçevesinde gözaltına alınabileceğini ve tutuklanabileceğini söyledi. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Ekim Bilen Selimoğlu ise ÇHD'li 3 avukatın tutuklandıkları dosyadaki delillerin müvekkilleriyle yaptıkları telefon görüşmelerinden ibaret olduğunu belirterek, dosyanın bomboş olduğunu ve örgüt üyeliğini gerektirecek en ufak bir iz dahi bulunmadığını dile getirdi. Selimoğlu, avukatlarla müvekkillerini özdeşleştirmenin, İstanbul'daki 68 bin avukatın istediği zaman gözaltına alınıp tutuklanması anlamına geleceğini ifade etti. Ortak açıklamayı okuyan ÇHD'den Avukat Çiğdem Aktaş, emperyalizme karşı direnen halkların savunmanlığını yapmanın suç değil, görev olduğunu belirterek, tutuklu meslektaşlarına özgürlük talep etti. Açıklamada, NATO'nun toplantısı sonrası gözaltı ve tutuklamaların arttığı, savunma pratiğinin hedef alındığı, meslektaşlara yöneltilen suçlamaların avukatlık mesleğine ve savunma makamına bir saldırı olduğu vurgulandı. Müvekkillerle yapılan görüşmelerin, alınan vekalet ücretlerinin ve takip edilen davaların sorulmasının, avukatın müvekkil ile özdeşleştirilemeyeceği temel ilkesini ayaklar altına aldığı belirtildi. Açıklama, emperyalist savaş örgütü NATO'nun katillerinin saraylarda ağırlanırken halkın yoksullaştığına ve kaynaklarının yağmalandığına dikkat çekerek, avukatlık pratiklerinin sömürü düzenine ve emperyalizme karşı ezilen halkların safında durmaktan ibaret olduğunu ifade etti. Açıklama, tüm siyasi tutsakların ve halkın savunmanlığını üstlenen meslektaşların özgürlüğüne kavuşana dek mücadeleye devam edileceği ve ne avukatlık pratiklerinden ne de anti-emperyalist kimlikten taviz verilmeyeceği vurgusuyla sona erdi.

Bakmadan Geçme

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş