Babacan'dan çarpıcı NATO zirvesi eleştirisi: 'NATO'yu kendi halkımızdan koruyorlar!
Ali Babacan, NATO zirvesi hazırlıklarını eleştirerek, 'NATO'yu kendi halkımızdan koruyorlar' dedi. Açlık sınırının 35 bin TL'yi aştığını, asgari ücrete ve emekli maaşlarına ara zam gerektiğini vurguladı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesi alınan tedbirleri sert dille eleştirerek, 'İnanın hicap duyuyorum. Her yerlere duvarlar, brandalar, olağanüstü şekilde Türkiye’deki bütün güvenlik güçlerinin Ankara’ya yığılması... Nedir bu ya? NATO, ülkeleri dış tehditlere karşı koruma sistemidir. Bunlar NATO’yu bizim kendi insanlarımızdan koruma derdine düşmüşler' dedi.
AÇLIK SINIRI 35 BİN TL'Yİ AŞTI, ARA ZAM İSYANI BÜYÜYOR
Babacan, TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırına dikkat çekerek, dört kişilik bir ailenin sadece gıda masraflarının 35 bin 759 liraya yükseldiğini belirtti. Yılbaşından bu yana gıda harcamalarındaki artışın yüzde 18,6'ya ulaştığını vurgulayan Babacan, asgari ücrete 1 Temmuz'da ara zam verilmemesinin 'hak gaspı' ve 'kul hakkına girmek' olduğunu söyledi. En düşük emekli maaşının da mutlaka güncellenmesi gerektiğini savunan Babacan, emeklilere insanca bir yaşam şartı sunulmayan bir ülkeye demokrasi veya hukuk devleti denemeyeceğini ifade etti.
HUKUK İHTİMALLERLE DEĞİL, DELİLLERLE İŞLER
NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında yüzlerce kişinin gözaltına alınmasına da değinen Babacan, savcılık sevk yazılarındaki 'eylem gerçekleştirebilirler belki de' gibi ifadeleri eleştirdi. Hukukun ihtimallerle değil, delillerle işlediğini belirten Babacan, 'Sen ya suç işlersen' diyerek kimsenin gözaltına alınamayacağını söyledi. Türkiye'nin NATO ile anlaşması olduğu gibi kendi vatandaşlarıyla da anlaşması olduğunu, bunun da kanunlar, anayasa ve hukuk olduğunu hatırlattı. Havaalanı tadilatına harcanan 10 milyar lira gibi astronomik rakamlara tepki gösteren Babacan, israfın tam gaz devam ettiğini ve esnafın, KOBİ'lerin, sanayicinin duran şehir nedeniyle büyük külfet altına gireceğini ancak bunun telafisi için hiçbir tedbir alınmadığını dile getirdi.
EKONOMİ YÖNETİMİ DEĞİL, FAKİRLİK YÖNETİMİ
İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Babacan, büyüme rakamlarına rağmen vatandaşların yardım kuyruğunda beklediğini, bunun da ekonominin kağıt üzerinde büyüdüğü ancak insanların hayatında küçüldüğü anlamına geldiğini söyledi. 2025 yılında 26 milyon 800 bin kişinin sosyal yardım için başvurduğunu belirterek, bunun daha fazla vatandaşın desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteren önemli bir gösterge olduğunu vurguladı. Babacan, sosyal yardımları artırmanın değil, sosyal yardım ihtiyacı olan insan sayısını düşürmenin bir ülkenin başarısı olduğunu ifade ederek, mevcut durumu 'fakirliği yönetmek, yoksulluğu yönetmek' olarak nitelendirdi. 12. Yargı Paketi'nin de beklentilerin uzağında olduğunu ve içeriğinin boş olduğunu savundu.
Bakmadan Geçme
Ali Babacan, emeklilerin taleplerine dikkat çekti
Babacan: Motorin 100 liraya çıktı, enflasyonu düşüreceğiz masallarına inanmamalıyız
Babacan'dan 12 Eylül darbesi açıklaması
Babacan seçimlerin yakın olduğunu söyledi
Ali Babacan, KKM uygulamasının sona ermesini değerlendirdi
Babacan: Türkiye tek kişinin yönetebileceği ülke değil
