Siyaset

Bakan Güler: Terör yapılanmalarının devamına asla izin vermeyeceğiz, tüm tedbirlerimiz tam

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin terörle mücadelesinde kararlılığını vurgulayarak, sınır güvenliğinde yüksek teknoloji kullanımını ve terör yapılanmalarına asla izin verilmeyeceğini belirtti. Güler ayrıca, NATO Zirvesi'nin Anka
DHA
DHA
3 dk Sesli Dinle 0
Bakan Güler: Terör yapılanmalarının devamına asla izin vermeyeceğiz, tüm tedbirlerimiz tam

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin güvenliğini ve bölgesel huzuru tehdit eden hiçbir terör yapılanmasına müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı. Güler, TBMM Genel Kurulu'nda Milli Savunma Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri görüşülürken yaptığı sunumda, ülkenin güvenlik politikalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

SINIR GÜVENLİĞİNDE YÜKSEK TEKNOLOJİ KULLANIMI

Bakan Güler, Türkiye'nin benimsediği çok yönlü politikalar ve çözüm odaklı inisiyatiflerle müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini belirtti. Hudutların, Mehmetçik'in fedakar mücadelesi ve yüksek teknoloji yoğunluklu güvenlik sistemleriyle dünya standartlarında bir güvenlik şemsiyesine kavuştuğunu ifade etti. Sınır hattında modüler beton duvarlar, yüksek güvenlikli tel çitler, devriye yolları, hendekler, elektrooptik gözetleme kuleleri ve radar unsurlarıyla desteklenen kapsamlı bir fiziki emniyet kuşağının tesis edildiğini anlatan Güler, tehditlerin sınıra ulaşmadan tespit edilebildiğini ve kaçak geçişler ile terörist sızmalarının engellendiğini memnuniyetle dile getirdi. Bu çok katmanlı güvenlik mimarisinin birçok NATO ve bölge ülkesi tarafından örnek alındığını da sözlerine ekledi.

TERÖR ÖRGÜTLERİNE AÇIK MESAJ: FESİH KARARINA UYULMALI

Yakın coğrafyada büyük güçlerin ve devlet dışı aktörlerin vekil unsurları şekillendirmeye çalıştığı kritik bir dönemden geçildiğini kaydeden Bakan Güler, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin sağlıklı işlemesi için terör örgütü PKK ve iltisaklı tüm grupların fesih kararına uyması ve başta Suriye olmak üzere bulundukları tüm bölgelerde terör faaliyetlerine derhal son vererek silahlarını koşulsuz teslim etmesi gerektiğini söyledi. Son dönemdeki bazı açıklamaların ve uluslararası medyadaki analizlerin, YPG/SDG terör örgütünün bölgesel aktörler tarafından bir aparat olarak kullanılmaya çalışılarak yeni jeopolitik mühendisliklere zemin hazırlanmak istendiğini gösterdiğini belirten Güler, bunun yalnızca Suriye için değil, Türkiye'nin milli güvenliği için de doğrudan bir tehdit olduğunu vurguladı. Suriye'deki silahlı unsurların merkezi yönetime hızlı bir şekilde entegre olmasının zorunlu olduğunu ifade eden Bakan Güler, örgütün de kendi içinden gelen silah bırakma ve entegrasyon çağrılarını dikkate alarak bu dönüşümü geciktirmeden tamamlamasını beklediklerini dile getirdi. Komşular Suriye ve Irak ile bu konudaki iş birliğinin sürdürüldüğünü ve Türkiye'nin hangi isim altında olursa olsun güvenliği ve bölgesel huzuru tehlikeye atacak hiçbir terör yapılanmasına izin vermeyeceğini bir kez daha teyit etti.

ANKARA'DA DÜZENLENECEK NATO ZİRVESİ VE KARADENİZ'DEKİ ROLÜMÜZ

Türkiye'nin Ege-Doğu Akdeniz, Yunanistan, Kıbrıs, Suriye, Libya ve Somali politikalarının uluslararası güvenlik mimarisine yön veren stratejik bir anlayışın somut tezahürleri olduğunu belirten Bakan Güler, Türkiye'nin NATO'da da etkin bir konumda bulunduğunu söyledi. İttifakın ikinci büyük ordusu olarak geniş bir alanda sorumluluklarını yerine getirdiğini ve savunma harcamalarında NATO'nun asgari yüzde 2 hedefini aşarak yüzde 5 hedefine doğru ilerlediğini kaydetti. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen etkin diplomasiyle 2026 NATO Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenecek olmasının, Türkiye'nin ittifak içindeki güvenilirliğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yüksek düzeyde risklerin devam ettiği Karadeniz'de Montrö Sözleşmesi'nin titizlikle uygulandığını ve deniz seyir güvenliği ile mayın tehditlerinin bertaraf edilmesi için hem milli hem de çok uluslu çalışmaların sürdürüldüğünü anlatan Güler, Türkiye'nin Karadeniz'de denge, istikrar ve barışın tesisinde kilit aktörlerden biri olduğunu vurguladı. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın sona ermesi ve ateşkesin sağlanması yönündeki yoğun gayretlerin ve uluslararası çabaların desteklendiğini de sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş