Bilim Çözdü: Kulak Uğultusu Aslında Ne?
Onlarca yıldır komplo teorilerine konu olan ve dünya genelinde binlerce insanın duyduğunu iddia ettiği gizemli "Uğultu" (The Hum) sesinin kaynağı belli oldu. Bilim insanları, sesin dış dünyadan değil, insan beyninden kaynaklandığını saptadı.

Dünyanın en büyük çözülmemiş gizemleri arasında gösterilen ve üzerine belgeseller çekilen küresel "Uğultu" (The Hum) fenomeni nihayet bilimsel bir açıklamaya kavuştu. İlk olarak 1970'li yıllarda İngiltere’nin Bristol kentinde ortaya çıkan bu şikayetler; geceleri sessiz odalarda motor gürlemesi gibi duyulan, sabahları ise kaybolan 50 Hertz frekansında derinden gelen bir ses olarak tanımlanıyordu. Yıllarca askeri radarlarda, fabrikalarda ve jeofiziksel hareketlerde aranan ses dalgalarının yeryüzündeki merkez üssü bir türlü bulunamayınca, uzmanlar rotayı insanın kendi biyolojisine çevirdi.
"Süper İşitme" Teorisi Laboratuvarda Çöktü
Alman Vertigo ve Denge Bozuklukları Merkezi (DSGZ) bünyesinde işitme bilimci Bonifaz Baumann ve ekibi, bu sesi duyduğunu söyleyen 29 gönüllüyü laboratuvarda inceledi. Popüler olan iki büyük teori (katılımcıların düşük frekanslara karşı "süper kulaklara" sahip olduğu iddiası ve iç kulaktaki kohlea tüylerinin ürettiği doğal otoakustik emisyonlar) test edildi.
Hassas mikrofonlarla yapılan ölçümlerde katılımcıların işitme eşiklerinin tamamen normal olduğu görüldü. Nörobilimci Markus Drexl, "Elde ettiğimiz klinik sonuçlar, bu insanların düşük frekanslı sesleri başkalarından daha iyi duyduğu yönündeki yaygın hipotezi tamamen çürütüyor" diyerek dış kaynak ihtimalini eledi.
Gizemin Arkasından Düşük Frekanslı Tinnitus Çıktı
Saygın bilim dergisi PLOS One'da yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, ibre tamamen nörolojik bir rahatsızlık olan tinnitusa (kulak çınlaması) döndü. Toplumda genellikle yüksek perdeli bir ıslık sesi olarak bilinen tinnitusun, nadir durumlarda çok alt frekanslarda, derinden gelen bir motor uğultusu şeklinde tezahür edebileceği saptandı.
Uzmanlar bu keşfin sesin hayali olduğu anlamına gelmediğini, beynin işitme yollarındaki sinirsel algı yanılmalarından kaynaklanan tamamen gerçek bir hastalık olduğunu vurguluyor. Bu teşhis, yıllardır çaresizce dış dünyada kaynak arayan binlerce mağdur için doğru tıbbi rehabilitasyon süreçlerinin önünü açacak.

