Büyük Taarruz'un 101. yılı: İzmir'in kurtuluşunun öyküsü
1922 Büyük Taarruz'u, Afyonkarahisar'daki Kocatepe'den yönetildi ve Türk ordusunun 9 Eylül 1922'de İzmir'i kurtarmasıyla sonuçlandı. Bu zafer, Türk Kurtuluş Savaşı'nın en önemli dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçti.

1919 yılında Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından İtilaf Devletleri'nin Anadolu'yu işgal etmesiyle Türk milleti bağımsızlığı için mücadeleye başladı. İzmir'in Yunan ordusu tarafından işgali, halkı örgütlenmeye ve Kuvayı Milliye hareketini başlatmaya yöneltti. Bu işgal, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu.
MİLLİ DİRENİŞİN GÜÇLENMESİ
1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) açılmasıyla işgallere karşı milli direniş daha da güçlendi. 1921 yılında Yunan ordusunun Polatlı'ya kadar ilerlemesiyle Sakarya boylarında tarih yazılacak bir mücadele başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.' emriyle verilen Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun savunmadan taarruza geçtiği dönüm noktası oldu. Bu zafer, Türk ordusunun moralini yükseltti ve bağımsızlık mücadelesine yeni bir ivme kazandırdı.
BÜYÜK TAARRUZ VE İZMİR'İN KURTULUŞU
Bir yıllık hazırlığın ardından, 26 Ağustos 1922 sabahı Büyük Taarruz başlatıldı. Afyonkarahisar'daki Kocatepe'den yönetilen harekatta Türk ordusu, Tınaztepe, Belentepe ve Kalecik Sivrisi'ni ele geçirerek düşmanı geri püskürttü. 27 Ağustos'ta Afyon kurtarıldı, 30 Ağustos sabahı ise Dumlupınar'da düşman ordusu tamamen kuşatıldı. General Trikopis dahil birçok Yunan komutan esir alındı. 1 Eylül'de Mustafa Kemal Paşa, tarihe geçen 'Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!' emrini verdi. Ardından Türk ordusu 9 Eylül'de İzmir'e girerek Yunan işgaline son verdi. Büyük Taarruz'un zaferiyle Türk bağımsızlık mücadelesi büyük bir başarı elde etti.
ÇİĞİLTEPE'NİN ALINMASI
Büyük Taarruz'un unutulmaz anlarından biri, Çiğiltepe'nin alınmasında yaşandı. 57'nci Tümen Komutanı Albay Reşat Bey, söz verdiği zamanda tepeyi ele geçirememenin üzüntüsüyle intihar etti. Çiğiltepe, onun ölümünden sadece 15 dakika sonra Türk askerinin eline geçti. Bu olay, Büyük Taarruz'un zorlu ve kahramanca mücadelesini gösteren önemli bir örnektir. Atatürk, zaferin ikinci yılında yaptığı konuşmada, 30 Ağustos'u şu sözlerle ölümsüzleştirdi: 'Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ve onun son parçası olan 30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Yeni Türk devletinin temeli burada sağlamlaştırıldı, Cumhuriyetimizin ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı.'

