Siyaset

Çağlayan'da Kılıçdaroğlu'ndan Göktaş Çıkışı!

Deniz Göktaş'ın tutuklanmasının ardından Çağlayan Adliyesi'ne giden Kemal Kılıçdaroğlu, sert açıklamalarda bulundu. Kararı asla doğru bulmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Sırtında çantasıyla ülkeye döndü, kaçma niyeti yoktu" diyerek tepki gösterdi.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Çağlayan'da Kılıçdaroğlu'ndan Göktaş Çıkışı!

"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "dini değerleri aşağılama" suçlamalarıyla yargılanan komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanması, siyasetin gündemine oturdu. Dün yurt dışı dönüşü havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alınan sanatçıya destek vermek üzere Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne çıkarma yaptı.

"Deniz Bey'le Görüştüm, Morali Yerinde"

Adliye binasında Deniz Göktaş ile kısa bir görüşme gerçekleştiren Kılıçdaroğlu, çıkışta basın mensuplarının karşısına geçti. Sanatçının dik duruşunu koruduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Kısa bir süre Deniz Bey ile görüştüm, morali yerinde. Bu zor durumu atlatacağımıza yürekten inanıyorum. Siyasetçiler de sanatçıların yaptıkları bütün eleştirileri hoşgörüyle karşılamak zorundadırlar."

"Sanatı ve Sanatçıyı Korumayan Devlet Çağdaş Olamaz"

Demokrasilerde ifade ve eleştiri özgürlüğünün temel taş olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kararın Türkiye'nin imajına ve hukuk devletine zarar verdiğinin altını çizdi: "Bir toplumun aydınlanmasında en büyük rolü üstlenen sanatçılardır. Sanatı ve sanatçıyı korumayan bir devletin çağdaş uygarlığı yakalaması mümkün değildir. O nedenle biz Deniz Bey'in tutuklanmasını asla ve asla doğru bulmuyoruz."

"Kaçma Niyeti Yoktu, Sırtında Çantasıyla Geldi"

Tutuklama gerekçelerine de dolaylı olarak değinen Kılıçdaroğlu, Göktaş’ın hukuka saygılı bir şekilde ülkesine döndüğünü hatırlatarak sözlerini şöyle tamamladı:"Kendisi sırtında çantasıyla, bir daha ifade edeyim, sırtında çantasıyla Türkiye'ye geldi. Kaçma niyeti yoktu. Siz onu eleştirebilirsiniz. Ama sanatı ve sanatçıyı hapse atamazsınız, bu doğru değildir. Bu demokrasiye zarar verir, insan haklarına zarar verir. Dolayısıyla sanatı ve sanatçıyı korumak hepimizin ortak görevidir."

Bu Yazıyı Paylaş