Can Holding soruşturmasında yeni dalga: Türkiye'deki Masonların lideri Remzi Sanver dahil 11 kişi hakkında tutuklama talebi
Can Holding soruşturmasında Türkiye'deki Masonların lideri Remzi Sanver dahil 11 kişi hakkında tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Soruşturma kapsamında 121 şirkete kayyum atanırken, Turgay Ciner hakkında da yakalama kara

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Can Holding soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve aralarında Türkiye'deki Masonların lideri Remzi Sanver'in de bulunduğu 11 şüpheli hakkında tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk işlemleri tamamlandı. Bu gelişme, Türkiye'nin en kapsamlı finansal soruşturmalarından birinde yeni bir evreye işaret ediyor.
ÖRGÜT YAPILANMASI VE SUÇ ŞEBEKESİ
Soruşturma dosyasına göre, Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu ve bu örgüt aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ile suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik çok yönlü eylemler gerçekleştirildiği iddia ediliyor. Örgütün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderliğinde hareket ederek aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim mekanizmalarını zorlaştırdığı belirtiliyor.
MEDYA DEVRİ VE CİNER BAĞLANTISI
Soruşturmanın en çarpıcı boyutlarından biri, Can Holding'in Turgay Ciner'in sahibi olduğu medya kuruluşlarını satın alma işlemleri. Bu satın alma ve devir işlemlerinde, örgüt faaliyeti kapsamında 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçuna yönelik şüpheler bulunduğu anlaşılıyor. Yurt dışında bulunduğu belirlenen Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması, soruşturmanın boyutlarını daha da genişletiyor.
KAYYUM ATAMALARI VE MAL VARLIĞINA EL KOYMA
Soruşturma kapsamında şu ana kadar toplam 121 şirketin mal varlığına el konuldu ve TMSF kayyum olarak atandı. Kayyum atanan şirketler arasında Habertürk Gazetecilik, Show Televizyon Yayıncılık, Doğa Okulları İşletmeciliği gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlar yer alıyor. Bu gelişmeler, soruşturmanın sadece finansal boyutlarıyla sınırlı kalmadığını, Türkiye ekonomisinin kritik sektörlerine kadar uzandığını gösteriyor.
