Gündem

Cevdet Yılmaz: Reel sektör ve finans sektörü birbirini tamamlayan iki parça

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, reel ve finans sektörlerinin birbirini tamamladığını vurguladı, 2026 için olumlu ekonomik beklentilerini paylaştı ve finansal istikrarın öncelik olduğunu belirtti.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Cevdet Yılmaz: Reel sektör ve finans sektörü birbirini tamamlayan iki parça

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'da düzenlenen '5'inci Finansın Geleceği Zirvesi ve Para Sohbetleri' programının açılışında konuştu. Yılmaz, reel sektör ile finans sektörünün birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurguladı. Zirveye, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, BDDK Başkanı Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu, SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun ve Turkuvaz Medya Marka ve Pazarlama Grup Başkanı Sinan Köksal da katılarak konuşma yaptı. Zirvenin, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla sona ermesi bekleniyor.

DÜNYA EKONOMİSİNDE KAPALILIĞA DOĞRU GİDİŞ

Yılmaz, dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, son 22 yılda ortalama yüzde 3,5 büyüme görülürken, 2025-2026 dönemi için IMF tahminlerinin yüzde 3,1-3,2 bandında olduğunu belirtti. 2020-2024 döneminde büyümenin yüzde 2,6'ya gerilediğini ifade eden Yılmaz, ticaret hacminde de benzer bir düşüş yaşandığını ve bunun dünyanın daha kapalı bir yöne evrildiğini gösterdiğini söyledi. Bu şartlarda, Türkiye'nin kendi ekonomisine ve finansmanına odaklanması gerektiğini vurguladı.

2026 İÇİN NİSPİ OLUMLU BEKLENTİLER

Cevdet Yılmaz, Türkiye açısından 2026 yılının, 2025'e kıyasla nispeten daha olumlu bir ortam sunmasını beklediklerini açıkladı. Bunun üç temel nedeni olduğunu belirtti: Avrupa Birliği ve MENA bölgesindeki ticaret ortaklarının büyüme performansının iyileşmesi, dünyadaki finansal koşulların gelişmekte olan ülkeler için olumluya dönmesi ve petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarının ılımlı seyretmesi. Yılmaz, Türkiye'nin enerji ithalatı nedeniyle emtia fiyatlarındaki bu gelişmenin ekonomi için olumlu olduğunu ekledi.

FİNANSAL İSTİKRAR VE ENFLASYONLA MÜCADELE ÖNCELİKLİ

Yılmaz, Türkiye'nin şu anki önceliğinin finansal istikrarı sağlamak ve enflasyonu düşürmek olduğunu, ancak bunu yaparken reel sektör kapasitesini korumayı hedeflediklerini ifade etti. Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla değil, mali disiplin, tasarruf tedbirleri ve enerji, iklim kanunu gibi yapısal dönüşümlerle de yürütüldüğünü vurguladı. Konut ve gıda alanlarındaki arz yönlü politikaların da bu mücadelede öncelikli olduğunu söyledi.

SEKTÖR DAYANIKLILIĞI VE BÜTÜNCÜL BAKIŞ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türk finans sektörünün dayanıklılığına dikkat çekerek, Ekim itibarıyla bankacılık sektörü aktif büyüklüğünün 44,1 trilyon liraya, kredilerin 21,6 trilyon liraya, mevduatın ise 25,4 trilyon liraya ulaştığını açıkladı. Takibe dönüşüm oranının yüzde 2,5 civarında, sermaye yeterlik oranının ise yüzde 18,9 olduğunu belirterek, bu rakamların sektörün sağlamlığını gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, reel sektör ve finans sektörünün aynı resmin iki parçası gibi görülmesi gerektiğini, birbirlerini tamamladıklarını ve kısa vadeli çıkar çatışmaları yerine bütüncül bir bakış açısı benimsenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş