Siyaset

CHP'li Karabat'tan Korkutan Hazine Raporu: "Türkiye Ponzi Finansmanı Kıskacında!"

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Hazine borç stokunun 14,7 trilyon liraya ulaştığını açıkladı. Borçların yüzde 52,3'ünün döviz cinsinden olduğunu belirten Karabat, yapısal bir borç krizi uyarısında bulundu.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
CHP'li Karabat'tan Korkutan Hazine Raporu: "Türkiye Ponzi Finansmanı Kıskacında!"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın borç yapısına ilişkin çarpıcı veri ve analizlerin yer aldığı kapsamlı bir ekonomik durum değerlendirmesi paylaştı. Türkiye’nin mevcut borçlanma modelini sert sözlerle eleştiren Karabat, ülkenin içinden çıkılması zor, yapısal bir borç kriziyle karşı karşıya kaldığını savundu.

2002'den 2026'ya Hazine Borç Stokunda Devasa Artış

Ekonomideki borç yükünün yıllar içindeki değişimini resmi veriler üzerinden ortaya koyan Özgür Karabat, 2002 yılında 243 milyar lira seviyesinde olan Hazine toplam borç stokunun, 2026 yılının Nisan ayı itibarıyla 14,7 trilyon liraya ulaştığını açıkladı. Karabat, bu tarihi tırmanışın temel nedenlerinin kontrolsüz borçlanma politikaları ve kronikleşen yüksek enflasyon olduğunu vurguladı.

Hazine'nin borç kompozisyonundaki yapısal bozulmaya dikkat çeken CHP'li vekil, şu verileri paylaştı:

Toplam borç stokunun yüzde 52,3'ü doğrudan döviz cinsinden tutuluyor.

Döviz ağırlıklı bu yapı nedeniyle, döviz kurlarında yaşanacak her yukarı yönlü hareket Hazine'ye doğrudan ve çarpan etkisiyle yeni mali yükler getiriyor.

İç borçlanmada yeniden döviz cinsinden borçlanma eğiliminin artması, ekonomi yönetiminin kendi ulusal para birimi olan Türk Lirası'na duyduğu güvensizliğin bir göstergesidir.

11,5 Trilyon Liralık Faiz Yükü ve "Ponzi Finansmanı" Tehlikesi

Mevcut borç yapısının sürdürülebilir olmadığını ve vergi gelirlerinin halka hizmet yerine faize gittiğini savunan Karabat, Hazine’nin sadece mevcut borçlar için ödeyeceği toplam faiz tutarının 11,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Karabat, borç analizlerinde sadece "borcun milli gelire oranı" (Borç/GSYİH) göstergesine bakılmasının yanıltıcı olduğunu ifade etti. Yüksek enflasyonun, milli geliri nominal (rakamsal) olarak büyüttüğünü ve bu durumun Hazine’nin sırtındaki gerçek riskleri perdelediğini dile getirdi. Mevcut borçlanma modelini "ponzi finansmanı" (yeni borçla eski borcu ödeme döngüsü) olarak nitelendiren Karabat, bu kısır döngünün faturasını toplumun ödemeye devam edeceğini söyledi.

Küresel Örnekler: Japonya, Arjantin ve Lübnan Kıyası

Konuşmasında makroekonomik risk modellerine dair küresel örnekler de veren Karabat, borçluluk yapısının niteliğine vurgu yaptı:

"Japonya'nın çok yüksek bir borç oranı olmasına rağmen, bu borçların tamamı kendi para birimi cinsindendir. Buna karşın Arjantin ve Lübnan gibi ülkeler döviz cinsinden borçları yüzünden büyük çöküşler ve krizler yaşamıştır. Türkiye de döviz ağırlıklı borç yapısı sebebiyle benzer risklerle yüz yüzedir."

KÖİ Projeleri ve Gizli Borç Yükü

Kamu-Özel İş Birliği (KÖİ) projeleri kapsamında müteahhit firmalara verilen Hazine garantilerine de değinen Özgür Karabat, bu taahhütlerin resmi borç stokuna tam olarak yansıtılmadığını iddia etti. Kamu maliyesi üzerindeki gerçek yükün, açıklanan resmi verilerin çok daha üzerinde olduğunu ileri sürerek şeffaflık çağrısında bulundu.

Bu Yazıyı Paylaş