Siyaset

CHP’li Kazım Kurt’tan Kritik İddia: “Kemal Kılıçdaroğlu Olağanüstü Kurultayı Kabul Edecek”

CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan tartışmalar sürerken, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’tan dikkat çeken bir çıkış geldi. Kurt, Kemal Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü kurultaya onay vereceğini ve partinin bu süreçle normalleşeceğini savundu.
ANKA
ANKA
3 dk Sesli Dinle 0
CHP’li Kazım Kurt’tan Kritik İddia: “Kemal Kılıçdaroğlu Olağanüstü Kurultayı Kabul Edecek”

Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP’de yaşanan yönetim tartışmaları ve kurultay gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Parti içinde olağanüstü kurultay taleplerinin giderek güçlendiğini belirten Kurt, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Kurt, CHP Genel Merkezi'nden gelen açıklamalara rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’nun sonunda kurultay kararını kabul edeceğini ileri sürerek şu değerlendirmede bulundu:

“Genel Merkez istediği kadar farklı açıklamalar yapsın. Benim kanaatim çok açık. Kemal Bey burada olağanüstü kurultayı kabul edecek. Bir an önce kurultay yapılacak ve o kurultayın ardından CHP yeniden normalleşme sürecine girecek. Mevcut tablonun uzun süre devam etmesi mümkün görünmüyor.”

“Tedbir Kararı Kurultaya Engel Değil”

Parti içinde bazı çevrelerin dile getirdiği “tedbir kararı nedeniyle kurultay yapılamaz” görüşüne katılmadığını söyleyen Kurt, hukuki sürecin farklı yorumlandığını belirtti.

Kurt açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Tedbir kararı var diye kurultay yapılamaz şeklindeki değerlendirmeler doğru değil. Tedbir kararıyla birlikte dava fiilen sonuçlanmış durumda. Bundan sonra Yargıtay mevcut yönetim lehine karar verirse ortaya farklı bir tablo çıkabilir. Ancak bugün itibarıyla kurultayın önünde hukuki açıdan aşılmaz bir engel bulunduğu görüşüne katılmıyorum.”

“CHP Fiilen İkiye Bölünmüş Görünüyor”

Parti içinde yaşanan tartışmaların CHP’ye zarar verdiğini savunan Kurt, mevcut görüntünün seçmen nezdinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

“Şu anda CHP çok zor bir süreçten geçiyor. Fiilen iki farklı merkez oluşmuş durumda. Taraflardan birinin güçlü veya zayıf olması önemli değil. Önemli olan CHP’nin bölünmüş görüntü vermesidir. Böyle bir tablo partinin oylarına ve siyasi gücüne zarar verir. Bu kargaşa devam ettikçe CHP puan kaybeder.”

“Özgür Özel Meclis’te Siyasi Etkinliğini Sürdürebilir”

Kurt, CHP Grup Başkanlığı görevini sürdüren Özgür Özel’in siyasi etkisini koruduğunu da vurguladı.

TBMM Grup İç Yönetmeliği'ni hatırlatan Kurt, genel başkanlık tartışmalarının Meclis grubunun işleyişini doğrudan değiştirmeyeceğini belirterek şunları söyledi:

“TBMM’de CHP Grup Başkanlığı önemli bir makamdır. Grup kendi kararlarını alır, komisyon üyelerini belirler ve siyasi tutumunu oluşturur. Genel başkan milletvekili değilse grup çalışmalarında doğrudan belirleyici olamaz. Bu nedenle Özgür Özel’in siyasetin dışında kalması gibi bir durum söz konusu değildir.”

“Parti Meclisi’nde Çoğunluk Sağlanamıyor”

Kazım Kurt, CHP yönetiminin Parti Meclisi’nde de destek sorunu yaşadığını öne sürdü.

“Parti Meclisi toplanamıyor çünkü çoğunluk sağlanamıyor. TBMM grubunda çok sayıda milletvekili tavrını açık şekilde ortaya koydu. Böyle bir tabloda mevcut yaklaşımı sürdürmenin anlamı yok. Parti bir an önce kurultaya gitmeli ve bu tartışmaları geride bırakmalıdır.”

Kılıçdaroğlu’na Yönelik Eleştiriler

Kurt, Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişte yargı bağımsızlığı ve adalet konularında verdiği mücadeleyi hatırlatarak mevcut süreçteki tutumunu eleştirdi.

“Kemal Kılıçdaroğlu, geçmişte yargı sistemine yönelik eleştiriler nedeniyle yüzlerce kilometre yürüyen bir siyasetçiydi. Bugün aynı yargı mekanizmasının verdiği karar sonrasında CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmasını doğru bulmuyorum. Bu nedenle kendisini desteklemem mümkün değil.”

“Parti İçinde Tarafsız Kalmak Mümkün Değil”

Parti içindeki bazı isimlerin tarafsız kalmaya çalıştığını savunan Kurt, mevcut süreçte net tavır alınması gerektiğini söyledi.

“Bugün CHP’de yaşanan süreç karşısında ‘tarafsızım’ demek siyasi açıdan doğru bir yaklaşım değil. Parti çok kritik bir dönemden geçiyor. Herkes tarih önünde sorumluluğunu bilerek hareket etmek zorunda. Bu süreçte tarafsızlık söylemi sorunun çözümüne katkı sağlamaz.”

Bu Yazıyı Paylaş