Gündem

CHP, S-400'lerin elden çıkarılmasına karşı uyardı

CHP Dış Politika Kurulu, S-400'lerin elden çıkarılmasının Türkiye'nin hava sahasında ciddi zafiyetlere yol açabileceği uyarısında bulundu ve F-35 projesinin durumunu ele aldı.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
CHP, S-400'lerin elden çıkarılmasına karşı uyardı

Cumhuriyet Halk Partisi Dış Politika Kurulu, Türkiye'nin hava savunma sistemleri ve bölgesel güvenlik konuları üzerine önemli bir toplantı gerçekleştirdi.

S-400'lerin kaybı hava sahasında zafiyet yaratır

Kurul, 2 Ekim'de yapılan toplantı sonrası yayınladığı bildiride, S-400 hava savunma sistemlerinin elden çıkarılmasının Türk hava sahasında ciddi boşluklar meydana getirebileceği konusunda uyarıda bulundu. Türkiye'nin hava sahasının korunmasının kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Devam eden çatışmaların, hava savunma sistemlerine olan ihtiyacı artırdığı belirtilirken, S-400'lerin Türkiye'nin en etkili hava savunma unsuru olmaya devam ettiği ifade edildi. CHP Dış Politika Kurulu, bu sistemlerin F-35 projesi gibi nedenlerden dolayı elden çıkarılmasının, Türk hava sahasında “telafisi mümkün olmayan boşluklar” oluşturacağını ve düşmanca yaklaşan devletleri cesaretlendireceğini savundu.

F-35 projesinin durumu ve alternatifler

Kurul, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarının projeden çıkarılmasının ardından performans kaybı yaşadığını ve kullanımının diğer ülkeler için kısıtlandığını belirtti. Türkiye'nin bu ihtiyacını karşılamak üzere KAAN milli uçağı ve Eurofighter alımlarıyla plan yaptığını hatırlatan kurul, F-35'lerin yeniden envantere alınmasının pratik nedenlerden ötürü mümkün görünmediğini vurguladı. Bu bağlamda, S-400'lerin elden çıkarılması seçeneğinin hava sahasında ciddi bir zafiyet oluşturacağı ifade edildi.

Bölgesel gerilimler ve diplomatik önlemler

Açıklamada, jeopolitik belirsizlikler ve bölgesel çatışmaların genişleme riski üzerinde duruldu. İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilim, Babülmendep ve Kızıldeniz'deki krizler, Rusya-Ukrayna savaşı ve NATO'nun bu savaşta üstlendiği rol gibi konular değerlendirildi. Sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulanırken, Türkiye'nin olası kaos ortamlarına karşı hazırlıklı olması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, Karadeniz'deki Türk deniz ticaret filolarının ve denizcilerin güvenliğinin öncelikli bir konu olduğu belirtildi. Yunanistan'ın Ege'deki politikaları ise “çelişkili” olarak tanımlandı.

Bu Yazıyı Paylaş