Gündem

Çiftçi isyan ediyor: Destek değil, milli güvenlik meselesi!

CHP'li Bekir Başevirgen, çiftçinin maliyet artışları ve yetersiz destekle üretimden koptuğunu belirtti. Mazot, gübre ve ilaç fiyatlarındaki fahiş artışlara dikkat çekerek, çiftçinin desteklenmesinin milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulad
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Çiftçi isyan ediyor: Destek değil, milli güvenlik meselesi!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye'deki çiftçilerin üretim maliyetleri altında ezildiğini ve yeterli desteği alamadığını sert bir dille eleştirdi. Başevirgen, "Çiftçiyi desteklemek bir tercih değil, milli güvenlik meselesidir. Üreticiyi üretimden vazgeçirirseniz, gıda enflasyonunu da önleyemezsiniz" diyerek iktidarın tarım politikalarına adeta ateş püskürdü.

MAZOT FİYATLARI UÇTU, DESTEK YERİNDE SAYDI

Başevirgen, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilen 2018 yılında yaklaşık 6,5 lira olan motorinin litre fiyatının bugün 71 liraya dayandığını vurgulayarak, "Sekiz yılda mazot 10 kattan fazla zamlandı. Mazot 10 kat arttı, destek yerinde saydı; çiftçi üretemez hale getirildi. Çiftçi artık traktörünü çalıştırmadan önce cebindeki parayı hesaplıyor" şeklinde konuştu. Mazottaki artışın yanı sıra gübre fiyatlarının 6 ila 10 kat, zirai ilaç fiyatlarının ise döviz kuruna bağlı olarak üreticinin ulaşamayacağı seviyelere çıktığını belirten Başevirgen, tohum, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye maliyetlerindeki sürekli yükselişe de dikkat çekti. Üretimin her aşamasının zamlandığını ancak çiftçinin kazancının aynı oranda artmadığını ifade etti.

KANUN HİÇE SAYILIYOR, İTHALATA KAYNAK AKIYOR

Milletvekili Başevirgen, Tarım Kanunu'nun açık hükmüne rağmen çiftçiye verilmesi gereken desteğin yıllardır eksik ödendiğini iddia etti. Kanunun, çiftçiye verilecek desteğin milli gelirin en az yüzde 1'i olmasını emrettiğini hatırlatan Başevirgen, "Ancak iktidar yıllardır kendi çıkardığı kanuna dahi uymuyor. Çiftçiden desteği esirgeyenler, ithalata milyarlarca doları gözlerini kırpmadan harcıyor. Yerli üretici kaderine terk edilirken yabancı üretici destekleniyor" dedi. Üreticinin borçla üretim yapmaya çalıştığını ve hasat sonunda borcunu bile kapatamadığını söyleyen Başevirgen, bu düzenin kazananının ithalat lobileri ve aracılar olduğunu, kaybedenin ise hem üretici hem de yüksek fiyatlarla karşılaşan vatandaşlar olduğunu belirtti. Başevirgen, "Üretimi bitiren her karar, sofradaki ekmeği küçültür. Sarayın israfına kaynak bulanlar, bu ülkenin alın teriyle üreten çiftçisine kaynak bulmak zorundadır. Çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır; çiftçi çökerse kaybeden 86 milyon olur" diyerek sözlerini tamamladı.

Bu Yazıyı Paylaş