Çocuk işçiliğe dikkat çeken gençlere dava: 'Yaşam haklarını savundukları için tutuklandılar
Milli Eğitim Bakanı'nın katıldığı semineri protesto eden 17 TİP'li genç hakkındaki dava başladı. Gençler, çocuk işçiliğe dikkat çekmek isterken tutuklandıklarını ve yaşam haklarını savundukları için yargılandıklarını belirtti.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katıldığı bir semineri protesto eden 17 genç, haklarında açılan davanın ilk duruşması için hakim karşısına çıktı. Bakırköy Adliyesi önünde yapılan açıklamada, gençlerin çocukların yaşam haklarını savundukları gerekçesiyle yargılandığı vurgulandı.

İŞ CİNAYETLERİNDE KAYBEDİLEN ÇOCUKLAR UNUTULMAMALI
Açıklamada, 2016'dan bu yana iş cinayetlerinde toplam 464 çocuğun hayatını kaybettiği hatırlatılarak, bu çocukların çoğunun adının bile bilinmediği belirtildi. 2 Aralık 2025'te Bahçelievler'deki bir otelde düzenlenen ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de yer aldığı semineri protesto ettikleri için gözaltına alınan 17 gençten 16'sı tutuklanmıştı. Sonrasında tahliye kararı çıkan gençler hakkında MESEM protestosu davası açıldı ve ilk duruşma Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nce görüldü.

PROTESTO HAKKI MI, SUÇ MU? TARTIŞMASI
Türkiye İşçi Partili gençler adına söz alan bir katılımcı, seminerde çocukların çalışma koşullarının pazarlık konusu yapıldığı iddiasıyla protesto eylemi gerçekleştirdiklerini belirtti. Eylem sırasında 2025 yılında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden çocuk sayısının 82 olduğunu, gözaltına alındıklarında ise bir çocuğun daha hayatını kaybettiğini aktardı. 23 günlük tutukluluk süreleri boyunca iki çocuğun daha katledildiğini ve TBMM'de MESEM'lerde çalışan kız çocuklarının sistematik tacize uğradığının ortaya çıktığını söyledi. Avukat Bilge Hilal Bilgin de, gençlerin çocuk ölümlerini protesto ettikleri için tutuklandıklarını ve 1 yıl 1 ay tutuklu kaldıklarını belirtti. Bilgin, denetimsiz iş yerlerinde sömürülen ve ölüme sürüklenen çocukların durumuna dikkat çekerek, suç işleyenlerin değil, suçu ortaya çıkaranların yargılandığını savundu. Ahmet Bişiman ise, karne gününde MESEM'li öğrencilerin okul sıralarından koparılarak atölyelerde çalışmak zorunda kaldıklarını ve bunun çocukların sömürülüp katledilmesine yol açtığını ifade etti.
