Eğitim

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Gazze'deki olaylar adalet kavramının içini boşaltıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Geçmişten Günümüze Türkçe'nin İmlası Uluslararası Sempozyumu'nda Gazze'deki adaletsizliğe dikkat çekerek, dilin önemini ve kültürel mirasın korunması gerektiğini vurguladı.
DHA
DHA
2 dk Sesli Dinle 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Gazze'deki olaylar adalet kavramının içini boşaltıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Geçmişten Günümüze Türkçe'nin İmlası Uluslararası Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, günümüz dünyasındaki adaletsizliğe dikkat çekti.

GAZZE'DE YAŞANANLAR ADALETİ BOŞA ÇIKARIYOR

Yılmaz, Gazze'de yaşananların adalet kavramını anlamsızlaştırdığını belirterek, uluslararası hukukun ve insani değerlerin hiçe sayıldığını vurguladı. Teknolojik ve ekonomik olarak gelişmiş ülkelerin dahi bu zulümlere sessiz kalmasının, ilerlemenin tek başına yeterli olmadığını gösterdiğini ifade etti. Yılmaz, "Dünyanın en iyi üniversitelerine sahip olabilirsiniz, en yüksek teknolojilerini üretebilirsiniz ama hiçbir insani değeri dikkate almadan katliamlar, zulümler işliyorsanız o sağladığınız ilerlemenin hiçbir anlamı da yoktur" dedi.

TÜRKÇE'NİN ÖNEMİ VE KÜLTÜREL MİRAS

Sempozyumun kapanış töreninde konuşan Yılmaz, dilin düşünceyi şekillendirdiğini ve geçmişle bağ kurduğunu söyledi. Dilin bozulmasının, geçmişle ve medeniyet birikimiyle olan ilişkinin zayıflaması anlamına geldiğini belirtti. Türkçe'nin dünyanın en kadim dillerinden biri olduğunu ve sadece resmi dil değil, aynı zamanda ortak ve uluslararası bir dil olduğunu vurguladı. Yılmaz, kültür emperyalizmine karşı dilin korunması gerektiğini ve güç çatışmalarının sadece silahlarla değil, kültürel mücadelelerle de yaşandığını dile getirdi.

İMLANIN KORUYUCU ROLÜ VE GELİŞİM PERSPEKTİFİ

İmlanın, Türkçenin anlaşılabilirliğini, birliğini ve kültürel hafızasını koruyan temel unsur olduğunu belirten Yılmaz, bu konunun daha fazla araştırılması gerektiğini söyledi. Türk Dil Kurumu, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda daha aktif rol alması gerektiğini ifade etti. Dilin yaşayan bir varlık olduğunu ve dışarıdan dayatılan değil, kendi dinamikleriyle gelişmesi gerektiğini savundu. Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak adaleti, ahlakı ve merhameti yücelterek gerçek bir medeniyet inşa etmek için çalışmaya devam edeceklerini ve bu çabanın içinde dilin önemli bir unsur olacağını sözlerine ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş