DEM Parti'den kritik açıklama: Af değil, pişmanlık da değil çözüm bu değil!
DEM Parti, çözümün af veya pişmanlık odaklı olmadığını vurgulayarak, çerçeve yasanın bütünlüklü ve kapsayıcı olması gerektiğini belirtti. Öcalan'ın önerilerinin dikkate alındığı, anayasal düzenlemelere kapı aralayan bir çözüm bekleniyor.

Süreçle ilgili çerçeve yasanın TBMM tatile girmeden Meclis'e sunularak çıkarılması tartışmaları sürerken, DEM Partililer önemli bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, konuya ilişkin yaptığı çarpıcı açıklamalarda, "Eğer bu mesele af kapsamlı yasal düzenlemelerle çözülebilseydi bugüne kadar çözülürdü, af da olmaz pişmanlık da olmaz" diyerek, çözümün farklı bir noktada yattığını belirtti.

ÇERÇEVE YASA BEKLENTİLERİ VE ÖCALAN'IN ROLÜ
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ve Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç da süreçle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Temel, "PKK silahlıdır, silahı bırakmış değil. PKK silahı bırakma iradesini, kongre fesih kararını ve sembolik olarak da bunun adımını attığını ilan etti. Dolayısıyla yasa bekliyor" ifadelerini kullandı. Oluç ise, hazırlanan çerçeve yasanın 10-12 maddelik olacağını ve hem DEM Parti'nin hem de İmralı'daki Abdullah Öcalan'ın önerilerinin devlet tarafından not alındığını belirtti. Oluç, yasanın bütünlüklü, ayrım içermeyen ve herkesin faydalanabileceği bir kapsamda olması gerektiğini vurguladı.

ANAYASA TARTIŞMALARI VE GELECEĞE YÖNELİK BEKLENTİLER
Hakkı Saruhan Oluç, Kürt sorununun nihai çözümünün anayasal düzenlemelerle mümkün olacağını belirterek, yeni bir anayasa tartışmasına hazır olduklarını ifade etti. Oluç, "Anayasanın ilk dört maddesinin tartışılması bizim gündemimizde yok DEM Parti olarak. Onun dışında anayasanın her yerinin tartışılmasına açığız ve hazırız" dedi. Ayşegül Doğan ise, sürecin yayılmasıyla riskin arttığını ve Orta Doğu'daki gelişmelerin süreci olumsuz etkileyebileceği endişesini dile getirerek, bir takvim belirlenmesini istedi. Doğan, ayrıca anadil konusunda da dillerin özgürce konuşulabileceği bir zeminin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Partinin beklentisi, büyük oranda uzlaşılmış, tek taraflı yaklaşım içermeyen ve Öcalan'ın önerilerinin de dikkate alındığı bir yasal çerçeve. Aksi takdirde, yasanın geçmişin tekrarı olacağını ve kadük kalacağını belirttiler.
