Gündem

DEM Parti: Dilde barış varsa bütçede de barış olmalı

DEM Parti'den Koçyiğit, 2027 bütçesinde savunma harcamalarının artırılmasına tepki göstererek, "Dilde barış varsa bütçede de barış olmalı." dedi. İstanbul selini sınıfsal boyutuyla eleştiren Koçyiğit, fon vurgununda iktidarı sorumlu tuttu.
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
DEM Parti: Dilde barış varsa bütçede de barış olmalı

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 2027 yılı bütçe teklifinde savunma sanayine ayrılan payın artırılmasına tepki göstererek, "Dilde barış varsa bütçede de barış olmalıdır. Dilde barış, bütçede güvenlikçi politikalar kabul edilebilir değil" dedi.

DEM Parti: Dilde barış varsa bütçede de barış olmalı 1

İstanbul sel felaketine sınıfsal vurgu

Koçyiğit, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında İstanbul'daki sel felaketinde altı kişinin hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Selin özellikle dar gelirli ailelerin yaşadığı mahallelerde daha büyük yıkıma yol açtığını belirten Koçyiğit, yaşananların sınıfsal bir boyutu olduğunu vurguladı. Sel sularının yoksul mahalleleri, evleri ve iş yerlerini vurduğunu, hasar sarılırken de önceliğin zenginlere verildiğini, yoksulların ise göz ardı edildiğini ifade etti.

DEM Parti: Dilde barış varsa bütçede de barış olmalı 2

Doğaya meydan okuyan anlayış eleştirildi

Koçyiğit, felaketin sorumlusunun yağmur değil, önlemini almayan, kentleri plansız yapılaştıran, yerel yönetimlerin yetkilerini kısıtlayan ve doğaya meydan okuyan anlayış olduğunu söyledi. Dere yataklarına yapılan yapılar ve ranta açılan alanlar nedeniyle doğanın kaçınılmaz olarak tepki vereceğini belirten Koçyiğit, krizin gökyüzünden değil, yağmurun akacak yer bulamadığı an başladığını ve bunun sorumlusunun da iktidar olduğunu dile getirdi.

2027 bütçesi sermayenin ve zenginin bütçesidir

Koçyiğit, 2027 yılı bütçe teklifini eleştirerek, bunun emekçinin sırtına vergi yüklediğini, kamu kaynaklarını faize aktardığını ve sermayenin çıkarlarını koruduğunu savundu. Verginin yoksul ve emekçiler tarafından ödendiğini, karın ise sermaye tarafından elde edildiğini belirtti. Faiz giderlerinin büyüyen bir "canavar" haline geldiğini ve bu paranın çiftçiye, öğrencilere, yoksullara veya emeklilere harcanabileceğini ifade etti. AKP iktidarının yoksullukla mücadele etmek yerine yoksulluğu yönettiğini ve yoksulları kendisine bağımlı kıldığını sözlerine ekledi. Koçyiğit, savunma sanayisine ayrılan bütçenin artışına da değinerek, "Çatışma bittiyse kurşuna, mermiye, jete giden para bana yatırım olarak dönsün. Benim hayatımda anlamlı bir değişikliğe neden olsun" çağrısında bulundu.

Fon vurgunu ve SPK denetimi eleştirisi

Koçyiğit, fon vurgununun sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu ve liyakatsiz atamalarla görev başına gelen yandaşların bu vurgunda rol oynadığını iddia etti. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yetkilerinin artırılmasının, aynı kişilerin görevde devam ettiği sürece mağdurların haklarını göz ardı etmek anlamına geleceğini belirtti. Binlerce mağdurun devletin denetim görevini yerine getirmediğini düşündüğünü ve ana paralarının iade edilerek mağduriyetlerinin giderilmesini talep ettiğini aktardı. Bu vurgunun peşini bırakmayacaklarını ve sorumlulardan hesap soracaklarını söyledi.

Bu Yazıyı Paylaş