Gündem

Deniz yetki alanları yasası gecikirse milli haklar tehlikeye girebilir: CHP'li Bağcıoğlu'ndan acil çağrı

CHP'li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Türkiye'nin deniz yetki alanları yasa taslağının bir an önce yasalaşması gerektiğini, aksi takdirde milli hakların iç politikaya kurban edileceği ve Yunanistan'ın diplomatik baskıyı zafer olarak suna
ANKA
ANKA
2 dk Sesli Dinle 0
Deniz yetki alanları yasası gecikirse milli haklar tehlikeye girebilir: CHP'li Bağcıoğlu'ndan acil çağrı

CHP'li emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Türkiye'nin deniz yetki alanları konusundaki stratejik konumunu güçlendirecek olan Deniz Yetki Alanları Yasa Taslağı'nın bir an önce yasalaşması gerektiğini vurguladı. Bağcıoğlu, taslağın kamuoyuna yansımasının ardından yaşanan sürecin ve Yunanistan'ın hamlelerinin endişe verici olduğunu belirtti.

Milli Haklar İç Politikaya Kurban Ediliyor mu?

Bağcıoğlu, taslak ilk gündeme geldiğinde Ege'deki devredilmemiş ada ve adacıkların durumu ile Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge ilanına dair spekülasyonlar yapıldığını hatırlattı. Ancak bu söylemlerin kısa sürede sönümlendiğini ve kanunun sadece iç hukuka yönelik bir düzenleme olduğunun açıklandığını ifade eden Bağcıoğlu, "Milli hak ve menfaatlerimiz bir kez daha 3-5 oy hesabı ile iç politikaya kurban edildi." diyerek duruma tepki gösterdi.

Yunanistan Diplomatik Baskıyı Zafer Olarak Sunuyor

Yunan basınındaki haberlere göre, Deniz Yetki Alanları Kanunu'nun onay sürecinin teknik nedenlerle Ekim ayına ertelenebileceği bilgisini paylaşan Bağcıoğlu, Yunanistan'ın bu durumu şimdiden diplomatik bir zafer olarak sunduğunu söyledi. Eğer kanunun TBMM gündemine gelişinin ertelenmesi ve içeriğinin sadece iç hukuka yönelik düzenlemelerden ibaret kalması durumunda, bunun devletin güvenirliğine büyük bir darbe vuracağını savundu. Bağcıoğlu, Türkiye'nin kendi Deniz Mekansal Planlama haritasını hazırlayıp sunduğunu ancak bunun henüz devlet politikası ve yasal mevzuat düzeyine taşınmadığını belirterek, kanunun EGAYDAAK gibi temel ihtilaf alanlarına en azından 'gri bölge' statüsüyle yer vermesi gerektiğini, ayrıca Doğu Akdeniz'de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan ederek "önce ilan, sonra müzakere ve anlaşmalar" yaklaşımıyla hareket etmenin ülkeye daha geniş diplomatik ve hukuki alan sağlayacağını ekledi.

Bu Yazıyı Paylaş