Deprem habercisi radon gazı Hatay'da ortaya çıktı: Bilim insanları dikkat çekiyor!
Hatay'da 6 Şubat depremleri sonrası su kaynaklarında radon gazı anomalileri tespit edildi. Bilim insanları, bu gazın deprem öncesi yükselip sonrası düştüğünü ve tahminlerde kullanılabileceğini belirtiyor.

Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremlerin ardından Hatay bölgesindeki su kaynaklarında radon gazı seviyelerinde dikkat çekici anomaliler tespit edildi. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Erdoğan başkanlığındaki TÜBİTAK destekli araştırmalar, bu durumun olası bir deprem habercisi olabileceğine işaret ediyor.

Radon Gazı Anomalileri ve Depremler Arasındaki Bağlantı
Prof. Dr. Mehmet Erdoğan, deprem öncesinde radon seviyelerinde bir artışın yaşandığını, deprem sonrası ise hızlı bir düşüşün gözlemlendiğini belirtti. Hatay'da yaşanan 4.9 ve 4.3 büyüklüğündeki artçı depremler öncesinde de benzer bir yükseliş ve ardından düşüş şeklinde anomali tespit edildiğini dile getiren Erdoğan, bu bulguların radon gazının sismik aktivite ile ilişkili olabileceği yönündeki teorileri desteklediğini söyledi. Yapılan TÜBİTAK projesi kapsamında incelenen iki su kaynağında, radon aktivitesinde yaklaşık 5 katlık bir değişim gözlemlendiği belirtildi. Bu değişikliklerin, bölgedeki sismik hareketlilikle bağlantılı olduğu saptandı ve gelecekteki olası depremlerin tahmininde radon anomalilerinin faydalı olabileceği kanaatine varıldı.

Radon Gazının Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Önlemler
Radyoaktif bir gaz olan radonun insan sağlığına etkileri de Prof. Dr. Mehmet Erdoğan tarafından vurgulandı. Yerküre kaynaklı jeojenik bir gaz olan radonun, doğal uranyumun radyoaktif bozunma zincirinde yer aldığını belirten Erdoğan, bu gazın yalıtılmamış binalarda, özellikle zemin ve bodrum katlarda birikerek sağlık sorunlarına yol açabileceğini açıkladı. Havadan ağır olması nedeniyle bu alanlarda yoğunlaşan radon gazının, solunum yoluyla akciğerlere girerek radyasyon hasarına ve DNA hasarına neden olabileceği, bu durumun da akciğer kanserinin sigaradan sonraki en önemli sebebi olarak gösterildiği ifade edildi. Ancak Prof. Dr. Erdoğan, korkulacak bir durum olmadığını ve kapalı alanların düzenli olarak havalandırılmasının yeterli olacağını, cereyan yaparak pencerelerin açılmasıyla gazın dışarı atılabileceğini sözlerine ekledi.

Deprem Tahmininde Radon Gazının Rolü
Prof. Dr. Mehmet Erdoğan, radon gazı çıkışlarının deprem tahminlerinde kullanılabilecek bir potansiyele sahip olduğunu yineledi. Yer altı sularıyla temas eden radonun, bu sularda da artış gösterebileceğini belirten Erdoğan, özellikle fay hatları üzerindeki toprak gazlarında veya termal sularda gözlemlenen radon artışlarının, deprem öncesi bir anomali işareti olabileceğini vurguladı. Termal suların genellikle fay bölgelerinde yeryüzüne çıktığını hatırlatan Erdoğan, bu bölgelerdeki ölçümlerin deprem öncesi tahminler için değerli veriler sunabileceğini dile getirdi. Hatay'daki Tahtaköprü termal suyu ve Hamamat Kaplıcası'ndan alınan örneklerde yapılan ölçümlerin, nisan sonu ve mayıs aylarında meydana gelen 4.9 ve 4.3 büyüklüğündeki artçı sarsıntılar öncesinde radon seviyelerinde belirgin bir yükseliş gösterdiğini ve ardından bir düşüş yaşandığını da sözlerine ekledi.
