Dervişoğlu: Erdoğan, fon krizinden habersiz mi, yoksa biliyor mu?
İYİ Parti lideri Dervişoğlu, fon krizi için hükümeti "iktidar gözetiminde hırsızlık" diyerek sert eleştirdi. Erdoğan'ın bilgisini sorgulayan Dervişoğlu, hesap verme sorumluluğunu vurguladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, fon krizi ve genel ekonomik duruma ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Dervişoğlu, şehit polis memuru Ali Türkoğlu'na başsağlığı dilediği konuşmasında, yeni yasama yılının seçimlerin arifesinde olduğunu ve milletin her sözü, her oyu hatırlayacağını belirtti.

Fon krizi iktidar gözetiminde bir hırsızlıktır
Dervişoğlu, sermaye piyasalarındaki fon krizini münferit bir olay olarak görmediğini belirterek, “Bu, iktidar gözetiminde hırsızlıktır” dedi. Bir yıl önce bu kürsüden küçük yatırımcıların sırtından dönen işler hakkında uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Dervişoğlu, ilgili kurumlara seslenilmesine rağmen aylar boyunca zaman kaybedildiğini söyledi. Bu çapta bir vurgunun siyasi onay, yargısal zırh ve bürokratik yol bulmadan yapılamayacağını savundu. Devletin bir şirket gibi değil, zimmete geçirme ve el koyma zihniyetiyle yönetildiğini iddia eden Dervişoğlu, liyakatin yerini sadakate bıraktığını ve bunun da çürümeye yol açtığını dile getirdi.

Erdoğan'ın sorumluluğu ve hesap verme yükümlülüğü
Başkan Erdoğan'ın fon krizinden habersiz olup olmadığı sorusunu gündeme getiren Dervişoğlu, eğer habersizse bunun büyük bir yönetim zaafı olduğunu belirtti. Yetki isteyen ancak sorumluluk almayan bir anlayışın söz konusu olduğunu vurguladı. Erdoğan'ın olup biteni bilip engelleyemediği ihtimalini de değerlendiren Dervişoğlu, bu durumda sistemin gerekçelerinin çöktüğünü söyledi. En vahim ihtimal olarak ise Erdoğan'ın olup bitenden haberdar olması ve bu saadet zincirinin büyümesine göz yumması durumunda suça iştirak etmiş olacağını ifade etti. İYİ Parti olarak kelle değil, hesap istediklerini ve haksız kazançların iadesinin yetmediğini, yetkilerin de iadesi gerektiğini belirtti. Vurgunun konuşulmaması için Meclis’in kapatılıp kaçıldığını öne sürdü.
Anayasa ve terörle mücadele
Dervişoğlu, anayasanın bir iktidarın kullanım kılavuzu değil, milletin devletle sözleşmesi olduğunu ve vatandaşı korumak için var olduğunu vurguladı. Mevcut anayasanın çiğnenmesinin nedeninin eski olması değil, kendilerini sınırlaması olduğunu söyledi. Anayasanın İmralı ile yapılacak pazarlığın senedi olmadığını ve başka ülkelerle yapılan taşeronluk akdinin ek protokolü olmadığını belirtti. Türk askerinin ihraç malı gibi görülemeyeceğini ve Mehmetçiğin lejyoner haline getirilemeyeceğini ifade etti. Son olarak, Cumhur İttifakı'na oy veren vatandaşlara seslenerek, yanlışlıkları sorgulamalarını ve Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Arsızlıkları Kapatma Partisi olup olmadığını sormalarını istedi.
Bakmadan Geçme
Dervişoğlu: Erdoğan'ın adaylığı yasal olabilir ama meşru değil
Ali Emre Ballı'nın ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı
YENİ Partili vekillerden TBMM Genel Kurulu'na tepki
Özlem Zengin: Fon gasp edenler hesap vermeli
AK Parti fon krizi mağdurları için kanun teklifi hazırlıyor
Meclis fon krizi görüşülmeden kapatıldı
