Dervişoğlu, Mekke Anlaşması'na karşı sert eleştirilerde bulundu
Müsavat Dervişoğlu, Mekke Anlaşması'na yönelik sert eleştirilerde bulunarak, Türkiye'nin askeri yükümlülüklerinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle Mekke Anlaşması hakkında sert eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, Türkiye'nin neden belirsiz askeri yükümlülükler içine girdiğini sorguladı.

Mehmetçik, başka bir ülkenin hizmetinde olamaz
Dervişoğlu, “Bugünün müşriklerinin menfaati için, Peygamber Ocağı’nın neferi Mehmetçiğin ayağına taş değdirmemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Sesime kulak verin, burayı iyi dinleyin: Mehmetçik, vakfın şirketine satmaya kalktığınız Aramco’nun koruması değildir” dedi. Anlaşmanın hangi somut tehditlere karşı yapıldığını sorgulayan Dervişoğlu, Suudi Arabistan ile İran arasındaki çatışma durumunda Türkiye'nin nasıl bir pozisyonda olacağını sordu.

Devlet yönetiminde zafiyetler mevcut
Dervişoğlu, iktidarın ekonomi, tarım, eğitim ve dış politika konularındaki yetersizliklerine dikkat çekti. Okullardaki şiddet olaylarına ve güvenlik protokollerinin eksikliklerine vurgu yapan Dervişoğlu, “Güçlü devlet, görünmeden işleyen devlettir. Görevini yapan iktidar, bağırmadan çağırmadan çalışan iktidardır. Devlet, kendisini yalnızca polisiyle göstermek zorunda kalıyorsa orada büyük zafiyetler vardır” ifadesinde bulundu. Sürekli hasar tespiti yapan bir devlet yerine hasarı önleyici bir yönetim anlayışını savundu.
Bakmadan Geçme
Mekke Anlaşması Meclis'e geliyor
Doğan Bekin: Mekke Anlaşması Türkiye’yi Orta Doğu’ya sürükleyebilir
Dervişoğlu, fon krizini değerlendirdi: Hesap verme zamanı geldi
Kılıç, Meclis'in savaş ve barış meselelerinde rol alması gerektiğini vurguladı
Mekke anlaşması meclise gidiyor
Bin Selman: Bölge istikrarı için Mekke Anlaşması kuruldu
Yorumlar
- Gudred Zade
Mekke Paktı kapsamında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Yemen’de yeni bir askerî sürece hazırlanması, bize bir kez daha şu gerçeği hatırlatıyor: Savaşın kaybedeni o ülkenin insanları,çocukları, kadınları ve geriye yalnızca yıkılmış şehirler, yetim kalan çocuklar ve toprağa düşen canlar kalır. Keşke yeni füzelerin, yeni bombaların ve yeni mezarların değil de; diyaloğun, müzakerenin tesiri olsaydı. İslam ülkeleri başta olmak üzere, Yemen’de etkisi bulunan bütün taraflar bir kere daha diplomasiye fırsat verseydi. Mekke Paktı silahları konuşturmadan önce sözünü konuşsun. Yemenlileri yaşatmaya çalışsın. Bugün kurulacak bir müzakere masası, yarın dökülecek kanı önleyebilir. Eğer diplomasi için bir kapı hâlâ açıksa, o kapı bir kez daha zorlanmalı. Çünkü barış için atılan bir adımın bedeli ne olursa olsun, savaşın bedelinden daha ağır değildir. Önce insan. Önce hayat. Önce barış.
