Dervişoğlu'ndan Bahçeli'nin İmralı evi açıklamasına tepki
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP lideri Bahçeli'nin Öcalan için İmralı'da ev hazırlandığı açıklamasına tepki göstererek, bir hükümlünün devletin kendisine nasıl davranacağını belirleyebilmesinin hukuk ve devlet kalmadığını gö

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan için İmralı'da bahçeli ve iki katlı bir ev hazırlandığı yönündeki açıklamalarına sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, bir hükümlünün devletin kendisine nasıl davranacağını belirleyebilmesi durumunda hukuktan ve devletten geriye ne kalacağını sorguladı.
İnfaz hukuku kişiye değil kanuna göre işler
MHP lideri Bahçeli'nin gazeteci Nagehan Alçı'ya verdiği mülakat sonrası gündeme gelen İmralı'daki konut hazırlığına ilişkin Dervişoğlu, bu tür bir uygulamanın infaz hukukundaki yerini masaya yatırdı. Türkiye Cumhuriyeti'nde hiçbir kimsenin, aldığı ceza ne olursa olsun, kanunda öngörülenin dışında daha ağır bir muameleye tabi tutulamayacağını hatırlatan Dervişoğlu, aynı prensibin, hükümlülere kanunun öngördüğünden daha hafif veya ayrıcalıklı bir rejimin keyfi olarak uygulanamayacağı anlamına geldiğini vurguladı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz şeklinin Türk Ceza Kanunu ve ilgili kanunla belirlendiğini belirten Dervişoğlu, “Çünkü infaz hukuku kişiye değil, kanuna göre işler” dedi.
Bahçeli'nin tarif ettiği konutun mevzuatta karşılığı yok
Dervişoğlu, Bahçeli'nin tarif ettiği, bahçeli, iki katlı, ofis ve yaşam alanı ayrımı olan, akrabaların da kalabileceği konutun mevcut mevzuatta bir karşılığının bulunmadığını savundu. Hükümlüyle birlikte süresiz aynı çatı altında yaşanmasının, kanunun tanımladığı ziyaret rejiminin ötesine geçtiğini ve bunun “ortak ikamet” anlamına geldiğini belirten Dervişoğlu, infaz hukukunda buna cevaz veren tek bir hükmün olmadığını söyledi. Açıklamanın daha vahim bir boyutunun ise Öcalan’ın bu evde yaşamayı bir şarta bağladığı iddiası olduğunu dile getiren Dervişoğlu, “Bahçeli’nin anlatımına göre şartı koyan terör hükümlüsüdür. Adama zaten hukuki dayanağı olmayan bir konfor alanı sunuluyor ama o bunu dahi yetersiz bulup, ‘Çerçeve Yasa’nın kurulları işlemeye başlasın, ben o kurullarda görev almaya başlayayım, ondan sonra eve geçerim’ diyerek devlete karşı statü pazarlığı yürütüyor” ifadelerini kullandı. Bir hükümlünün resmî kurullarda görev almasının infaz mevzuatıyla çeliştiğini ve hukuken mümkün olmadığını belirten Dervişoğlu, hükümlünün kendisine tanınan imkânı beğenmeyip resmî statü elde edene kadar devletin teklifini askıya almasının akılla açıklanamayacağını sözlerine ekledi. Normal şartlarda infaz rejimini devletin belirlediğini, ancak burada hükümlünün belirleyen taraf konumuna geçtiğini vurguladı.
Hukuktan ve devletten geriye ne kalmıştır?
Yaşananların bir pazarlık sürecini gösterdiğini ileri süren Dervişoğlu, bir terör hükümlüsünün devletin sunduğu imkânı reddedip karşılığında resmî statü talep edebilmesinin ve bunun bir siyasetçi tarafından kamuoyuna aktarılabilmesinin, infaz hukukunun değil, bir pazarlık masasının kurallarının işlediğini gösterdiğini söyledi. Dervişoğlu, “Soru artık ‘Bu ev hangi kanuna dayanıyor’ sorusunun ötesine geçmiştir. Soru şu: Bir hükümlü, devletin kendisine nasıl davranacağını belirleyebiliyorsa, hukuktan geriye ne kalmıştır, devletten geriye ne kalmıştır?” diyerek açıklamasını tamamladı.
Bakmadan Geçme
İYİ Parti, 9. kuruluş yıl dönümünü kutladı
Dervişoğlu: Çocuklar korkmadan büyüyecek bir Türkiye hedefliyoruz
İYİ Parti genel idare kurulu toplandı
Ümit Özdağ'dan Dervişoğlu'na tebrik mesajı
Dervişoğlu: Fakıbaba istifa etmeli, 'Ne mutlu Türk'üm diyene' demeyenlerin yeri yok
Dervişoğlu Çizgiyi Çekti: “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” Diyemeyen Vekile Kapıyı Gösterdi!
