Gündem

Dervişoğlu'ndan fon krizi için Erdoğan'a hesap çağrısı

Dervişoğlu, Trabzon mitinginde borsa ve fon krizinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tuttu. Fındık, çay ve bölgedeki yatırımları gündeme getiren İYİ Parti lideri, “Terörsüz Türkiye” sürecini de eleştirdi.
ANKA
ANKA
5 dk Sesli Dinle 0
Dervişoğlu'ndan fon krizi için Erdoğan'a hesap çağrısı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Bayrak Açıyorum” mitinglerinin dördüncüsünde Trabzon Atatürk Meydan Parkı’nda konuştu. Gazi ve şehit aileleri için özel alan ayrılan miting öncesinde yöresel sanatçı Efe Karadüzen sahne aldı; konserin ardından vatandaşlar okullarda yasaklandığını belirttikleri Andımızı okudu. İYİ Partililerin vatandaşlara “İyi misin” diye sorduğu videonun izletilmesinden sonra genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri alanı selamladı. Trabzon İl Başkanı ve milletvekili Yavuz Aydın’ın konuşmasının ardından Dervişoğlu platformdaki bayrağı göndere çekti. İstiklal Marşı okundu.

Fon krizi için soruşturma çağrısı

Yaklaşık iki aydır gündemde olan borsa ve fon krizinin sıradan bir olay olmadığını savunan Dervişoğlu, bunun Cumhuriyet tarihinde kamu gözetiminde gerçekleşen en büyük soygun olduğunu ileri sürdü. Adalet Bakanı’nın “kapsamlı bir suç yapılanması”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise “Hiç ummadığınız insanlar bu işlerin içerisine girmişler” sözlerini hatırlatarak, bu kişilerin açıklanmasını istedi. “Biz sizden kelle değil, hesap istiyoruz hesap” diyen Dervişoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu, BDDK ve Borsa İstanbul yönetimlerine yapılan atamaların Erdoğan’ın sorumluluğunda olduğunu söyledi. Dervişoğlu, devlet kurumlarının tek imzaya bağlandığını, liyakat yerine kişisel sadakatin öne çıkarıldığını ve borsa krizinin araştırılması için İYİ Parti’nin verdiği önergenin reddedildiğini öne sürdü. Bir ayda borsada yaklaşık 4,5 trilyon liralık değer kaybı yaşandığını, para piyasası fonlarından 460 milyar liranın eridiğini belirtti. Kayıpların esnafı, fabrikaları, KOBİ’leri, emeklileri, çiftçileri, sanayicileri ve tüccarları etkilediğini söyleyen Dervişoğlu, yaklaşık 450 bin kişinin yanı sıra 86 milyonun hakkının zarar gördüğünü savundu. İYİ Parti’nin bir yıl öncesinden uyarıda bulunduğunu, Meclis’te araştırma istediğini ifade etti. “3-5 tutuklamayla çözülecek iş değildir bu” diyen Dervişoğlu, 25 yıl boyunca kurumlarda yapılan atama ve alınan kararların da incelenmesi gerektiğini söyledi. “Her şeyin sorumlusu sensin Sayın Erdoğan, yetki, karar senin, kaçamazsın, sorumluluk da senin. Şimdi hesap zamanı sayın Erdoğan, hesap zamanı” sözleriyle Cumhurbaşkanı’na seslendi. Dervişoğlu, “aldatıldım” ve “Allah affetsin” sözlerinin sorumluluktan kaçmak için kullanılamayacağını dile getirdi.

Dış politika ve Trabzon'un sorunları

Dış politikayı da eleştiren Dervişoğlu, TBMM’de iki gün önce kabul edilen ve “Mekke Antlaşması” adı verilen düzenleme üzerinden Türk ordusunun Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki çatışmada kullanılmasına karşı çıktıklarını söyledi. Suudi Arabistan ile Yemen’in yıllardır çatıştığını, İran’ın İsrail ve ABD tarafından vurulduğunu, Yemen’in ise İsrail’e açık cephe aldığını belirterek, Yemen’in karşısında yer almanın İsrail’le ittifak anlamına gelip gelmediğini sordu. Son iki gündür seçim yenilgisiyle sarsılan Donald Trump’ın, “Erdoğan’a ne diyorsam beni kırmıyor, yapıyor” dediğini aktaran Dervişoğlu, bunu “dünya liderliği” anlatısıyla karşılaştırdı. Trabzon’da fındık için geçen sezon serbest piyasada kilogram başına 380 liraya kadar çıkan fiyatın bu yıl devletçe 250 lira olarak belirlendiğini, piyasa fiyatının ise 160 lira düzeyinde kaldığını söyledi. Yaş çaya kilogram başına 35 lira fiyat verildiğini, kontenjan dolunca üreticinin elindeki ürünün satılamadığını kaydetti. ÇAYKUR’da görev yapan 11 bin 500 personelin 10 bininden fazlasının mevsimlik işçi olduğunu ve çalışanların yaklaşık yüzde 90’ının güvencesiz statüde bulunduğunu ifade etti. Kurumun yıllık personel giderinin 6,6 milyar lira olduğunu, tüm çalışanların tam zamanlı istihdam edilmesi hâlinde bu tutarın 12 milyar liraya çıkacağını belirtti. İktidara gelmeleri durumunda ÇAYKUR işçilerinin yıl boyunca çalışacağını ve düzenli maaş alacağını taahhüt etti. Karadeniz’de tarımı tehdit eden böcek sorununa, kırsal ilçelerde hayvancılık yapanların yem maliyetlerine ve Trabzon’da kişi başına düşen üretimin Türkiye ortalamasının üçte birinden az olmasına da değindi. Kentten başka şehirlere ve yurt dışına göçün sürdüğünü, genç nüfusun azalmasının esnaflık, tarımsal üretim ve yaşlıların sağlık hizmetlerine erişimini etkileyebileceğini söyledi. Arsin Yatırım Adası’ndaki ilk fabrikanın ne zaman açılacağını ve kaç kişiye iş sağlayacağını sordu. Trabzon’un liman kenti olmasına rağmen demiryolu bağlantısı bulunmadığını belirterek Erzincan-Trabzon projesinin yıllardır gündemde olduğunu, Samsun-Sarp hattı için etüt ihalesinden söz edildiğini hatırlattı.

“Terörsüz Türkiye” sürecine itiraz

Dervişoğlu, “Terörsüz Türkiye” sürecinde önce “Umut hakkı”, ardından Öcalan’ın Meclis’e gelmesi, statüsü ve yeni yeri konularının gündeme getirildiğini söyledi. Geçen hafta DEM Parti’den bir kişinin Öcalan’ın İmralı’da yapılan yeni yere geçtiğini açıkladığını belirtti; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eylül ayında İmralı’da iki katlı, bahçeli bir ev yapıldığını ve Öcalan’ın buraya geçmek için statü ve çerçeve yasayı beklediğini söylediğini hatırlattı. Dervişoğlu, Meclis Başkanı’nın sürecin planlandığı gibi ilerlediğini söylediğini, ancak örgütün silah bırakıp bırakmadığı ve kendini feshedip feshetmediği sorularına “Hayır” yanıtını verdi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Dervişoğlu, Adalet Bakanı’na naklin yapılıp yapılmadığını, yapıldıysa kimin hangi kanun hükmüne dayanarak emir verdiğini sordu. Trabzonlu Eren Bülbül’ü, şehit öğretmenler Neşe Alten ile Aybüke Yalçın’ı andı; şehit aileleri ve gazilerin haklarını almakta zorlandığını, buna karşılık terör örgütü yanlısı gösterilere müdahale edilmediğini savundu. “Terörsüz Türkiye, teröriste kıyak yapılarak olmaz” diyen Dervişoğlu, sürecin Cumhuriyet’e yönelik saldırılara ve kirli pazarlıklara dönüşemeyeceğini söyledi. Milletvekillerinin seçmen iradesini taşıması ve Meclis’in kararları için millete hesap vermesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, seçim yapılmayacağı ya da seçim kaybedilse de görevin bırakılmayacağı yönündeki sözlere karşı çıktı. “Paşa paşa yapacaklar. ‘Seçimi kaybetse de görevi bırakmazmış’, paşa paşa bırakacaklar” dedi. İktidarı verenin ve geri alacak olanın millet olduğunu ifade ederek, Trabzon’un demiryolu, şehit yakınları ve fon mağdurları için kaynak bulamazken teröristlere af ve İmralı’daki hükümlüye yeni yer sağlandığını öne sürdü. Konuşmasının ardından bir vatandaş Dervişoğlu’na, “Kimsenin koluna merdivenlerden inerken girmeyeceksin” dedi. Dervişoğlu, “Benim sizden aldığım aile terbiyesi, yardıma muhtaç olana mutlaka yardım etmekten geçiyor” yanıtını verdi.

Bu Yazıyı Paylaş