Magazin

Dilan Çiçek Deniz, hastalığını anlattı

Kariyerinde sadece oyunculukla yetinmeyip yapımcılık koltuğuna da oturan Dilan Çiçek Deniz, iç dünyasının kapılarını Numéro Dergisi’ne açtı.
HABER MERKEZİ
HABER MERKEZİ
2 dk Sesli Dinle 0
Dilan Çiçek Deniz, hastalığını anlattı

Kariyerinde sadece oyunculukla yetinmeyip yapımcılık koltuğuna da oturan Dilan Çiçek Deniz, iç dünyasının kapılarını Numéro Dergisi’ne açtı. Çocukluğundan bugüne uzanan sanat tutkusunu ve kişisel mücadelesini anlatan ünlü oyuncu, özellikle anksiyete üzerine yaptığı felsefi yorumlarla dikkat çekti.

"Anksiyete Bir Zayıflık Değil, Özgürlüğün Baş Dönmesidir"

Yapısal olarak kaygıya (anksiyete) yatkın bir karakteri olduğunu samimiyetle ifade eden Deniz, bu durumla başa çıkarken ünlü filozof Soren Kierkegaard’dan güç aldığını belirtti. Kaygıyı bir engel değil, bir basamak olarak gördüğünü vurgulayan oyuncu şunları söyledi:

"Ne zaman huzursuz hissetsem Kierkegaard’ın ‘Anksiyete, özgürlüğün baş dönmesidir’ sözü aklıma gelir. O baş dönmesini bir zayıflık değil, potansiyel olarak görmeye çalışıyorum. Bu, bir düşüş değil; başarabilme potansiyelidir."

Sanatın Mutfağında Geçen Çocukluk: İlk Ödül 17'sinde Geldi

Dilan Çiçek Deniz'in sanata olan ilgisi bir tesadüf değil, bir aile geleneği. Henüz 7 yaşındayken annesinin yönettiği oyunlarda dekor taşıyarak işin mutfağına giren Deniz, içindeki motivasyonu bir "içgüdü" olarak tanımlıyor. Ünlü isim, bu disiplinli yolculuğun meyvesini ise henüz 17 yaşındayken kazandığı ilk tiyatro ödülüyle topladığını hatırlattı.

"Şiirim Geldi" Diye Annemi Uyandırırdım

Edebiyatla olan kopmaz bağını anlatan Deniz, şiirin hayatına kattığı derinliği şu sözlerle dile getirdi:

Şiir ve Yaşam: "Şiir, hayata daha dikkatle bakmayı öğretti."

O Anlar: "Gecenin bir yarısı ‘şiirim geldi’ diyerek annemi uyandırır, birlikte yazardık."

Yeni Heyecan: Projenin "Yüzü" Değil "Omurgası" Olmak

‘Dilan Hakkında Konuşmalıyız’ filmiyle yapımcılık dünyasına adım atan oyuncu, bu yeni rolün kendisini ruhsal olarak beslediğini ifade etti. Kamera önünde olmanın ötesine geçip yaratım ve dağıtım süreçlerinde yer almanın önemine değinen Deniz, projenin sadece vitrini değil, "omurgası" olmanın mesleki tatminini yaşadığını ekledi.

Yorumlar

UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.

Bu Yazıyı Paylaş